BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kurtulmak istiyorsan Sultanımızı üzme!..”

“Kurtulmak istiyorsan Sultanımızı üzme!..”

Sultan Bayezid, bir cami yaptırmak ister. Yeri de tespit edilir. Ancak arsanın sahibi yaşlı kadıncağız “vermem” diye direnir! Herkes çaresizlik içinde düşünürken Padişahın aklına damadı Emir Sultan gelir!..



Yıldırım Bayezid, Niğbolu Zaferinde kazanılan gânimetlerle muhteşem bir mescid yaptırmak ister. Mimarlar bugünkü Ulucami’nin bulunduğu mevkide karar kılarlar. Söz konusu arsa üzerinde evi, bahçesi olanlara başka yerden muadil yer verilir. Hatta ceplerine birkaç kese altın sıkıştırılır gönülleri hoş edilir. Ancak yaşlı bir kadıncağız bir “Evim de evim” feryadı tutturur ki sormayın! Değerinin fevkinde ücretlere omuz silker, bütün tekliflere “olmaz” der. Önce vezirler, sonra bizzat Sultan, kadının ayağına gider, iknaya çalışırlar. Ama o direnir. Hesapta olmayan pürüz! Sultan Bayezid, caminin yerini beğenmiştir. Hiç hesapta olmayan pürüz canını sıkar. Hatta divanı toplar, çözüm yolu arar. Kadılar “mal onun değil mi” derler, “satarsa satar, satmazsa satmaz!” Meclis çaresizlik içinde dağılırken Bayezid’in aklına damadı gelir. Emir Sultan’ı bulur meseleyi anlatır. Mübarek sadece tebessüm eder. “Acele etme!” der, “Bir gecede neler değişmez?” İhtiyar kadın o gece rüyasında mahşer meydanını görür. Annenin çocuğundan kaçtığı bir dehşet anıdır! Kalabalıkta korkunç bir azab endişesi vardır. O arada bir dalgalanma olur. İnsanlar âlemlere rahmet olarak yaratılan Resulullah Efendimiz’in yanına koşarlar. Şefaate kavuşan kavuşana. Kadıncağız da niyetlenir, ama bırakın yürümeye, kıpırdamaya mecâli yoktur. Ayakları vücudunu taşıyamaz, ıstırapla yerleri tırmalar. Elinden kaçan büyük fırsat ciğerini dağlar. Feryad figan ağlamaya başlar... “Herkes gitti ben kaldım!” İşte tam o sırada Emir Sultan’ı görür, “Herkes cennete gitti” der, “Ben bir başıma kaldım burada!” Mübarek o gönül ferahlatan tatlı sesiyle sorar, “Kurtulmak istiyor musun?” Kadın nefes nefese cevap verir: -Hiç istemez miyim? -Öyleyse Sultanımızı üzme! Ertesi gün kadın ayağı ile gelir, evini verir. Üstelik önüne konulan ücreti bağışlar camiye...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT