BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Geldiler, vazifelerini yaptılar ve gittiler...

Geldiler, vazifelerini yaptılar ve gittiler...

Ruslar Oltaniçe’de 150.000 kişilik bir kuvvetle Eflak ve Boğdan’a girmişler, buradan da 25.000 kişilik bir kuvveti Bükreş üzerine salmışlardı. Onları sadece 3.000 kişilik bir kuvvetle Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa karşılayacaktı...



Osmanlı askerleri Bükreş’te Ruslar tarafından on misli bir kuvvetle yok edilmek isteniyordu. Türklerin toptan mahvedilecekleri kesin gözüküyordu. Bu toptan imhayı görmek için yabancı gazeteciler de oradaydı... Ruslar, sabahın erken saatlerinde Osmanlılar üzerine gülleler yağdırmaya başladılar. Aradaki müthiş dengesizliği Osmanlı Türkleri de görüp biliyorlardı. Kumandanlarının müsaadesiyle hepsi abdest alıp ikişer rekat namaz kıldılar. Birbirleriyle kucaklaşıp helalleştiler. Son hücumlarını yapacaklar, ya şehid ya gazi olacaklardı... Süngü süngüye çarpışma! Ellerinde mermi de kalmayan Osmanlı kuvvetleri, süngü takıp hücuma geçecekti. Öyle de yaptılar. Ruslar da, kendilerine süngü ile hücuma kalkışan Türklere karşı silahlarını susturup, süngü takmışlardı. Yabancı gazeteciler, kendilerinden on misli fazla Rus kuvvetleri karşısında biraz sonra ezilip yok olacak olan Osmanlıların akıbetlerini merak ediyorlardı. O sırada bir elini göğe doğru kaldıran Kolağası şöyle bağırıyordu: - Evlatlarım, semaya bakın!.. Askerler semaya baktıklarında bir de ne görsünler! Yeşil elbiseler içerisinde bir ordu Rus askerlerinin üzerine şahin gibi süzülmüştü. Bu manzara karşısında tamamen coşan Osmanlı askerleri de “Allah Allah” diyerek düşmana saldırmaya başladılar. Yeşil elbiseli askerler! Bu müthiş manzara orada bulunan yabancı gazeteciler tarafından da müşahede edilmişti. Neticede Müslümanlar galip gelmiş, o kadar maddi güce rağmen Ruslar mağlubiyetten kurtulamamışlardır. Ortalık yatışmıştı. Tarafsız gazetecilerin en çok hayret ettikleri, yeşil elbiseli askerlerdi. Onları soruyorlardı: - Sizlerle beraber savaşan o yeşil elbiseli nur yüzlü askerler nerede? Onları görmek istiyoruz. Heyhat! Onları artık Müslümanlar da göremeyeceklerdi. Çünkü gelmişler, vazifelerini yapmışlar ve geri gitmişlerdi...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT