BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir Terim klasiği

Bir Terim klasiği

Milli Takımlar Baş Sorumlusu Fatih Terim’in davetine, iki gerekçeyi birleştirerek katılmadım: - FIFA’dan ne kadar ceza alacağı henüz belli olmayan bir hoca 5 yıllık kalkınma planı yapamaz. - Kendisini göreve getiren Futbol Federasyonu seçime gittiği için, akıbeti belirsiz bir hoca 5 yıllık kalkınma planı yapamaz.



* KRİTİK Bir Terim klasiği Milli Takımlar Baş Sorumlusu Fatih Terim’in davetine, iki gerekçeyi birleştirerek katılmadım: - FIFA’dan ne kadar ceza alacağı henüz belli olmayan bir hoca 5 yıllık kalkınma planı yapamaz. - Kendisini göreve getiren Futbol Federasyonu seçime gittiği için, akıbeti belirsiz bir hoca 5 yıllık kalkınma planı yapamaz. Çünkü 1: Örneğin iki yıl müsabakalardan men cezası alacak bir hoca, görevi bırakmalıdır. Tribünden telefonla Milli Takım idare edilemez. Çünkü 2: Fatih Terim, daha önce G.Saray’da kendisini iş başına getiren Faruk Süren yönetimi seçime gittiğinde, “yeni yönetimin önünü açmak için” formalite de olsa istifa etmişti. *** 5 yıllık planın içeriğine girmeyeceğim. Ama sunumdaki üslup, bir Milli Takım hocasının değil, bir Federasyon Başkanı’nın üslubu... Zaten bu üslup farkı, 4 yıl üst üste şampiyon olmasına ve UEFA Kupası şampiyonluğuna rağmen ona G.Saray’da mukavele yenileme teklifi yapılmasını engellemiştir. Yine bu üslup farkı Fiorentina ve Milan maceralarını yarım bırakmasına sebep olmuştur. Ama Fatih Terim de budur. Tevazu gösterirken bile “Koskoca ben, size tevazu gösteriyorum ey faniler; daha ne istiyorsunuz?” tavrı ile bir gurur kürsüsünün üzerinden “aşağı” seslenmektedir. Ama Fatih Terim de budur. Değiştirilemez ve değişmesi teklif dahi edilemez! > NOT Zaten olan biteni sadece seyretmişti. Şimdi koltukta da emaneten oturuyor. Böyle bir Federasyon Başkanı ile Türkiye’nin FIFA’da davalı olması büyük talihsizlik. HAYAL Hakeme teyp! Bir futbol maçında futbolcular birbirlerine nasıl hitap eder? Rakip futbolcu ile diyaloğu nasıldır? Hakemle ne ve nasıl konuşur? Eğer televizyoncu olsaydım, bir hakemi ikna ederek cebine ses kaydedici bir cihaz koymaya uğraşırdım. Sanıyorum yıllar önce Almanya’da bir televizyon bunu başarmıştı ama -ve elbette- hakemin son maçı olmuştu. Olsun. Gelecekte yeni denemeler yapılacağından hiç şüphem yok. NOT Trabzonspor yarın yeni başkanını seçecek. Üç liste içinde İskender Önal’ın hem kendi ismi, hem de yol arkadaşları ağır basıyor. Hayırlısını dileyelim ve sandığı bekleyelim. OKUMUŞ NOT ALMIŞIM Dünyaya meydan okumak (Şu Çılgın Türkler/Turgut Özakman) “Dr. Adnan Bey: Hiç kimsenin redingotu ya da ona benzer resmi elbisesi yok. Allah’tan Hamdullah Suphi İstanbul’dan kaçarken ‘jaketatay’ını yanına almış. Bir yabancı misafiri, elçiyi kabul ederken, hepimiz sırayla o tek protokol elbisesini giyerek, makamlarımızın vakarını koruyor ve dünyaya meydan okuyoruz.” ... “Bilge bir ihtiyar: Değişik bir milletiz. İşler düzgünse ertesi günü bile düşünmeyiz, birbirimizi yeriz. İşler karıştıkça ağır ağır uyanmaya başlarız. İyice karışınca da, kenetlenip olmayacak işleri başarırız.” ... “Kâzım Paşa: Eğitimsiz asker savaş canavarına çerez oluyor.” ... “Yüzbaşı Zekeriya: Vagonların çoğunun duvarı, tabanı ve sıraları tahta. Bunları parçalayıp yakarak yol alabiliriz. Yetmezse cephane sandıklarını yakarız. O da yetmezse postallarımızı, çarıklarımızı, palaskalarımızı...” ... “Mahmut Kaptan: İki düşman gemisinin arasına sıkıştık. Komutanlığın emri, bu gibi durumlarda geminin batırılıp düşmana teslim edilmemesidir. Ben diyorum ki, gemiyi öyle batıralım ki düşman çekip gidince suyunu boşaltıp tekrar yüzdürebilelim. Var mısınız?” * SAHİBİ BELLİ SÖZLER “İstanbul’a el koydum.” (T.Ç.)
Kapat
KAPAT