BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devekuşu Politikası!..

Devekuşu Politikası!..

Tribünde küfür!.. Tribünde kavga!.. Tribünde kan!.. Stat dışında kavga... Saldırı!..



Tribünde küfür!.. Tribünde kavga!.. Tribünde kan!.. Stat dışında kavga... Saldırı!.. Stat dışında taş... Sopa!.. Stat dışında şiş... Bıçak... Tabanca!.. Stat dışında şiddet... Tahrip!.. Stat dışında kan!.. Kim yapıyor?.. Amigo taraftar!.. Fanatik taraftar!.. Holigan taraftar!.. O kadar mı?.. Olaya “böyle bakarsak” tam tamına “kafasını kuma gömen devekuşuna döneriz!..” Evet, şiddetin ön safında görünenler; bunlar!.. Ama, ya “bunların arkasında olanlar?..” Ya yönetenler, besleyenler, yönlendirenler, teşvik, tertip ve tahrik edenler?.. İşte, Milliyet’te Yusuf Kobal, “15 de şahit göstererek”, kimin hem de “çok açık ara kazanılan bir maçta bile” şeref tribününde, protokol tribününde “hakeme nasıl galiz şekilde ve bariton sesiyle küfürler ettiğini” yazıyor; “anlı ve de şanlı bir büyük kulüp yöneticisi”, hem de “unvanlı” bir kulüp yöneticisi!.. İşte, Hürriyet’te Altan Tanrıkulu, karşılaşma ile ilgili yorumunda, bir başka büyük kulübümüzün “kendi sahasında kaybettiği” maçta, “spor yazarları tribününden kötü oynayan futbolculara edilen küfürleri” anlatıyor!.. Yoo, sanmayın ki, “bu sadece bu hafta oynanan” Fenerbahçe’nin ve Beşiktaş’ın maçlarında görünen “münferit” bir olaydır!.. Hayır; Galatasaray’dan Trabzonspor’a, Edirne’den Kars’a, Antakya’dan Samsun’a kadar bütün bir Türkiye’de her kulübün sahasında, her ilin ve ilçenin stadında hemen hemen her maçta görülen, “artık” herkes tarafından kanıksanan ve “ahvâl-i âdiyeden sayılan” bir olaydır!.. İşte, “şiddetin bir türlü önlenememesinin ve hatta giderek daha da büyümesinin sebebi” de buradır!.. Biz, çıkarılan kanunlara ve atılan nutuklara rağmen, hâlâ şeref tribünlerinde, protokol tribünlerinde, gazeteciler, spor yazarları tribünlerinde, “küfürü ve kavgayı önleyemiyorsak”, bakanların, milletvekillerinin, valilerin, kaymakamların, emniyet müdürlerinin, hakimlerin, savcıların önünde “cereyan eden” bu olaylara karşı “kılımızı bile kıpırdatmıyorsak”, daha da fecisi, hatta zaman zaman “sayıları az da olsa”, bu “küfürlü görüntünün içine”, bu yazdığım “yetkili ve ilgililer bile bizzat giriyorlarsa”; amigoları, fanatikleri, holiganları “suçlamak için” önce aynaya bakmamız gerekmiyor mu?.. Şeref tribünlerinde, protokol tribünlerinde olanlara “Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve federasyonların yetkilileri”, gazeteciler ve spor yazarları tribünlerinde olanlara Türkiye Spor Yazarları Derneği yetkilileri seyirci kalıyor ve “gereken cezaları vermiyorlarsa”, bizlerin Disiplin ve Tahkim Kurulları’na “bir şey söylemek” ve onları “eleştirmek” hakkımız kalır mı?.. Küfür eden; “hem de unvanlı yönetici!..” Küfür eden; gazeteci, spor yazarı ve de yorumcu!.. Seyredenler “şiddeti önlemek için özel kanunlar çıkaran” ve “attıkları zaman mangalda kül bırakmayan”yetkililer!. “Onlara” ve “onlar gibi” davrananlara söylüyorum: Amigo taraftar da, fanatik taraftar da, holigan taraftar da, “olaylarda, sizlerden çok ama çok daha az sorumlu!..” Zira, onları, “tahrik, teşvik ve tertip edenler” var!.. Ya sizleri?..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT