BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kızı neden azarlıyorsun!”

“Kızı neden azarlıyorsun!”

Ferit Akbilek telefonu kapattıktan sonra Pervin’e dönerek sinirli bir şekilde bağırdı: - Neden bana sormadan evde olduğumu söylüyorsun?



Ferit Akbilek telefonu kapattıktan sonra Pervin’e dönerek sinirli bir şekilde bağırdı: - Neden bana sormadan evde olduğumu söylüyorsun? Pervin ağlamaklı bir şekilde önüne baktı: - Özür dilerim efendim, konuşmak isteyeceğinizi düşünmüştüm. Aysel Hanım kocasına çıkıştı: - Kızı neden azarlıyorsun Ferit, tembih ettin mi? Tamam Pervin sen çık dışarı... Hizmetçi dudakları titreyerek çıktı salondan. Aysel Hanım kaşlarını çattı: - Çok sinirlisin Ferit. Ne oluyor Allah aşkına? Bu ne hiddet böyle! Biraz sakin ol... Ferit Bey sıkıntıyla yüzünü buruşturdu: - Senin için hava hoş tabii. Yan gelip yatıyorsunuz. Sen de oğlun da... Bir baltaya sap olamadı. Kırk yaşını geçti, bir kuruş kazandı mı bugüne kadar, avare bir şekilde hayatını sürdürüyor. Hep baba parasıyla. Yarından sonra biz ölsek, bütün serveti bir ayda yer bitirir! Hayat mı bu? Biz de okuttuk, adam ettik zannettik. Utanmıyor bu yaştaki bir adam babasından harçlık alıp yemeye... Aysel Hanım asabileşmişti. Gözlerini kıstı: - Durup durup meseleleri ısıtmakta üstüne yok Ferit. Durduk yerde nereden çıktı bu şimdi? Çocuk bunalımlı bir hayat yaşadı. Oğlumun sağlığı mı kaybolsaydı yani? Hasta mı olsaydı? Çok şükür ona da bize de yetecek kadar paramız var... Nereden çıkartıyorsun bunları? Biliyorsun çocuk ne badireler geçirdi. Askerliğini bile kısacık yaptı, askerlik yapması sakıncalıdır deyip yolladılar. Ferit Bey yüzünü buruşturdu: - Sıkıya gelemediği için. Senin gibi bir annesi olduğu müddetçe de böyle olacak. Senin istediğin bu zaten, onun kontrolü senin elinde olsun. Sadece istediğin bu... Adam bunca yıldır evli; ama karısından haberi yok. Bir dava açıp boşanma işlemi bile gerçekleştirmedi. görmediği bir kadınla evli, olacak iş mi bu? Aysel Hanım sıkıştığı zamanlarda yaptığı gibi elini sallayarak bunaldığını anlatmaya çalıştı: - Ay, fenalaşacağım şimdi Ferit, inan ki iyi değilim... Sus ne olur... Yaşlı adam ters ters baktı karısına, sonra kapıya yürüdü: - Ne haliniz arsa görün... diyerek salon kapısını hızla açıp dışarıya çıktı... Aysel Hanım gözlerini kısarak baktı onun arkasından. Aslında kocasının doğru söylediğini o da biliyordu. Erol bunalımlarla dolu bir hayat sürmüştü. Hiçbir zaman çalışmamıştı. Sanki intikam almaktan vazgeçmemiş gibi sömürüyordu ailesini. Aysel Hanım onu doktorlara götürmüş, uzun süre psikolojik yardım almıştı. Ferit Beyin haklı olduğu, karısının asla kabul etmediği şey ise, Aysel Hanımın bu durumdan gizlice memnunluk duyduğu idi. Gerçekten de oğlunun kontrolünü elinde tutmak ona ayrı bir haz veriyordu. Onu kimseyle paylaşmamak ve kendisine muhtaç olduğunu hissetmek hayatındaki en büyük hazdı kadının. Erol ise ipin ucunu bırakmıştı. Gülcan’ın gidişinden bir müddet sonra vicdanının sesi beynini, yüreğini tırmalamaya başlamış, suçluluk duygusundan çıldıracak hale gelmiş ve bunalıma girmişti. Hiçbir zaman bu hale gelmesinin nedeninin vicdanının baskısı olduğunu dile getirmemiş, değil başkasıyla paylaşmak, kendisi bile bu gerçekten olabildiğince kaçmaya çalışmıştı. Erol kırk bir yaşına gelmişti ama hâlâ hayatın gerçeklerinden kaçıyordu. > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 101566
    % 1.76
  • 5.6804
    % -0.1
  • 6.3745
    % -0.15
  • 7.0989
    % 0.44
  • 260.647
    % -0.02
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT