BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kütüphane medeniyeti

Kütüphane medeniyeti

Henüz matbaanın kurulmadığı, kitap tedarikinin olabildiğince zor ve kopyalamanın ise çok pahalı olduğu Osmanlı döneminde, okur-yazar bulunan hemen her evde, her mescid ve camide küçük de olsa bir kütüphane vardı...



>> Tolga Uslubaş Hemen her evde, her mescid ve camide küçük de olsa bir kitaplığın bulunduğu Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında kayda değer 763 kütüphane olduğu bilinir. Kur’an-ı Kerîm’e duyulan saygının bir tezahürü olan kitap sevgisi, hemen her padişahın birer kütüphane kurmasına vesile olur, hatta bazıları söz konusu kütüphanelerin yaşatılması için vakıflar bile kurar. Verdikleri kitap siparişleri ve kendilerine gelen hediyelerle bu kütüphaneler olabildiğince zenginleşir. Saray koleksiyonunun önemli bir bölümü ganimet ve hediye yolu ile oluşurken saray nakkaşhanesinde de Osmanlı kitap sanatının seçkin örnekleri hazırlanır, resimlerle ve tezhiplerle bezenir. Cebelitarık’tan Hindistan’a kadar İslam dünyasının geniş coğrafyasında hazırlanmış en seçkin ve önemli el yazması eserler bir araya toplanır ve günümüze kadar ulaşır. Henüz matbaanın kurulmadığı bu devirlerde kitap tedariki olabildiğince zor ve kopyalama ise o kadar pahalıdır. İlki Yıldırım Beyazıd’dan... Osmanlılar’ın kuruluş devrinde, ilk padişahlar zamanında kitap ve kütüphaneden söz etmek mümkün değildir ancak Yıldırım Beyazıd Han (1389-1402) devrinde Eyne Bey Subaşı Medresesi’nin üst katında, Balıkesir ve Bolu’daki medreselerinde birer müstakil kütüphane yaptırılır. Sultan II. Murad devrinde (1421-1451) kültür hayatı canlanmış olup, Edirne’de iki kütüphane kurulur. Vakfiyeleri mevcud ilk vakıf kütüphaneleri Edirne II. Murad Dârü’l-Hadîsi, Bursa Umurbey Kütüphanesi ve Üsküp İshak Bey Medresesi kütüphaneleridir. İstanbul’da kurulan ilk kütüphane Fatih Sultan Mehmed tarafından 1459 yılında yaptırılan Eyüp Camii kütüphanedir. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed, Fatih Camii’nin yanına yaptırdığı sekiz medresede bir kütüphane kurar. Topkapı Sarayı Kütüphanesi de Fatih döneminde kurulmaya başlanır. “Enderun Mektebi Odaları”nda başlayan kütüphane girişimi; Revan Köşkü, Bağdad Köşkü, Hazine, Emanet Hazinesi, Medine, Koğuşlar bölümleriyle devam eder. Bu kütüphanedeki Arapça, Türkçe, Farsça yazmaların sayısı 13 bin 405’tir. Sultan II. Beyazıd da (1481-1512) Edirne’de Tuna Nehri kenarında bir kütüphane yaptırır. Bunların dışında, devrin devlet adamları, âlimleri ve meşâyihi de çeşitli yerlerde kütüphaneler kurar. Rekor Kanûnî devrinin Kanûnî Sultan Süleyman devrinde kütüphanelerin sayısı artar ve yeni düzenlemeler, kataloglama çalışmaları devam eder. XVII. asrın başlarından itibaren devletin öteki bölgelerinde de yer yer kütüphaneler kurulmaya başlanır. Sultan III. Ahmed (1703-1730) Enderunlu ağalar için bir kütüphane binası yaptırarak kendi hazinesinden çok sayıda eseri buraya vakfeder. Onun dönemde kütüphanecilik alanında önemli gelişmeler olmuş, çeşitli şehirlerde özel kütüphaneler kurulmuştur. Sultan I. Mahmud devrinde (1730-1754), Yalova’da kağıt fabrikası yapılmasıyla birlikte üç büyük kütüphane açılır. Ayasofya, Fatih ve Galatasaray kütüphaneleri ile diğer şehirlerde çok sayıda kütüphaneler bu dönemde yapılır. Eminönü’ndeki Nuruosmaniye Camii bahçesinde yer alan kütüphane de o dönem açılır. Sultan II. Mahmud, Medine-i Münevvere’de kendi adıyla anılan bir medrese ve bu medresenin yanında da bir kütüphane kurulmasını emreder; Abdülmecid Han (1839-1861) de Mekke-i Mükerreme’de bir kütüphane kurulmasına vesile olur. Devlet tarafından yaptırılan ilk kütüphane ise 1882’de kurulan “Kütüphane-i Osmanî” olup, son ismi Beyazıt Devlet Kütüphanesi’dir. Sultan II. Abdülhamid Han devrinde (1876-1909) ise kütüphaneler yeniden tertip ve tanzim edilerek son şekillerini alır. Padişahın emriyle İstanbul’daki 63 kütüphanenin, 40 cilde yakın fihristi hazırlanıp basılır. Hemen her evde, her mescid ve camide küçük de olsa bir kitaplığın bulunduğu Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında kayda değer 763 kütüphane olduğu bilinir. Kur’an-ı Kerîm’e duyulan saygının bir tezahürü olan kitap sevgisi, hemen her padişahın birer kütüphane kurmasına vesile olur, hatta bazıları söz konusu kütüphanelerin yaşatılması için vakıflar bile kurar. Verdikleri kitap siparişleri ve kendilerine gelen hediyelerle bu kütüphaneler olabildiğince zenginleşir. Saray koleksiyonunun önemli bir bölümü ganimet ve hediye yolu ile oluşurken saray nakkaşhanesinde de Osmanlı kitap sanatının seçkin örnekleri hazırlanır, resimlerle ve tezhiplerle bezenir. Cebelitarık’tan Hindistan’a kadar İslam dünyasının geniş coğrafyasında hazırlanmış en seçkin ve önemli el yazması eserler bir araya toplanır ve günümüze kadar ulaşır. Henüz matbaanın kurulmadığı bu devirlerde kitap tedariki olabildiğince zor ve kopyalama ise o kadar pahalıdır. İlki Yıldırım Beyazıd’dan... Osmanlılar’ın kuruluş devrinde, ilk padişahlar zamanında kitap ve kütüphaneden söz etmek mümkün değildir ancak Yıldırım Beyazıd Han (1389-1402) devrinde Eyne Bey Subaşı Medresesi’nin üst katında, Balıkesir ve Bolu’daki medreselerinde birer müstakil kütüphane yaptırılır. Sultan II. Murad devrinde (1421-1451) kültür hayatı canlanmış olup, Edirne’de iki kütüphane kurulur. Vakfiyeleri mevcud ilk vakıf kütüphaneleri Edirne II. Murad Dârü’l-Hadîsi, Bursa Umurbey Kütüphanesi ve Üsküp İshak Bey Medresesi kütüphaneleridir. İstanbul’da kurulan ilk kütüphane Fatih Sultan Mehmed tarafından 1459 yılında yaptırılan Eyüp Camii kütüphanedir. Daha sonra Fatih Sultan Mehmed, Fatih Camii’nin yanına yaptırdığı sekiz medresede bir kütüphane kurar. Topkapı Sarayı Kütüphanesi de Fatih döneminde kurulmaya başlanır. “Enderun Mektebi Odaları”nda başlayan kütüphane girişimi; Revan Köşkü, Bağdad Köşkü, Hazine, Emanet Hazinesi, Medine, Koğuşlar bölümleriyle devam eder. Bu kütüphanedeki Arapça, Türkçe, Farsça yazmaların sayısı 13 bin 405’tir. Sultan II. Beyazıd da (1481-1512) Edirne’de Tuna Nehri kenarında bir kütüphane yaptırır. Bunların dışında, devrin devlet adamları, âlimleri ve meşâyihi de çeşitli yerlerde kütüphaneler kurar. Rekor Kanûnî devrinin Kanûnî Sultan Süleyman devrinde kütüphanelerin sayısı artar ve yeni düzenlemeler, kataloglama çalışmaları devam eder. XVII. asrın başlarından itibaren devletin öteki bölgelerinde de yer yer kütüphaneler kurulmaya başlanır. Sultan III. Ahmed (1703-1730) Enderunlu ağalar için bir kütüphane binası yaptırarak kendi hazinesinden çok sayıda eseri buraya vakfeder. Onun dönemde kütüphanecilik alanında önemli gelişmeler olmuş, çeşitli şehirlerde özel kütüphaneler kurulmuştur. Sultan I. Mahmud devrinde (1730-1754), Yalova’da kağıt fabrikası yapılmasıyla birlikte üç büyük kütüphane açılır. Ayasofya, Fatih ve Galatasaray kütüphaneleri ile diğer şehirlerde çok sayıda kütüphaneler bu dönemde yapılır. Eminönü’ndeki Nuruosmaniye Camii bahçesinde yer alan kütüphane de o dönem açılır. Sultan II. Mahmud, Medine-i Münevvere’de kendi adıyla anılan bir medrese ve bu medresenin yanında da bir kütüphane kurulmasını emreder; Abdülmecid Han (1839-1861) de Mekke-i Mükerreme’de bir kütüphane kurulmasına vesile olur. Devlet tarafından yaptırılan ilk kütüphane ise 1882’de kurulan “Kütüphane-i Osmanî” olup, son ismi Beyazıt Devlet Kütüphanesi’dir. Sultan II. Abdülhamid Han devrinde (1876-1909) ise kütüphaneler yeniden tertip ve tanzim edilerek son şekillerini alır. Padişahın emriyle İstanbul’daki 63 kütüphanenin, 40 cilde yakın fihristi hazırlanıp basılır. 1661’de Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa tarafından yaptırılan “Köprülü Kütüphanesi” de devrin önemli kütüphanelerinden biri olur. Şâir ve hattat Mustafa Atıf Efendi’nin İstanbul’da Vefa Semti’nde 1741 yılında yaptırdığı “Atıf Efendi Kütüphanesi”nde 3 bin 228 el yazması ve 24 bin 563 adedi basma olmak üzere toplam 27 bin 791 kitap mevcuttur ve pek çoğu nadir eserlerden oluşur. Padişah III. Selim (1789-1807) devrinde M. Raşid Efendi, Kayseri’de kurduğu kütüphanesine, 925 cild yazma ve 18 cild de İbrahim Müteferrika basması olmak üzere 943 cild kitap vakfeder. İstanbul’un önemli kütüphanelerinden biri de Ali Emiri Efendi Kütüphanesi’dir. Ali Emiri Efendi (1857-1924)’nin bağışladığı kitaplarıyla (Divan-ı Lügat’it-Türk dahil) kurulan, sonra “Millet Kütüphanesi” hâline getirilen kütüphanede Ali Emirî’ye ait 4 bin 414 yazma, 12 bin 127 basma eser vardır. Diğer kitaplarla birlikte kütüphanedeki basma ve yazma eserlerin sayısı 43 binden fazladır. Günün Takvimi * Terakki Vakfı Sanat Galerisi bugünden itibaren 18 Şubat’a kadar 12 ressam ve 2 heykeltraşın eserlerini “35 yaş-” başlığı altında ziyarete açıyor. (0 212 351 00 60) * Nadir Ede’nin “Yüz Yıl Önce Yüz Yıl Sonra İstanbul” başlıklı fotoğraf sergisi bugünden itibaren Galeri Oda’da. (0 212 259 22 08) * Nokta Tiyatrosu “Ekmek Arası Hayat” oyununun galasını bu akşam saat 20.30’dan itibaren Hadi Çaman Tiyatrosu’nda yapıyor. (0 212 219 61 20) * Hüseyin Zeray’ın resimleri 27 Ocak’a kadar Vakıfbank İstanbul Bölgesi Fuayesi’nde görülebilir. (0 312 442 90 67) * Aylin Özgül’ün “vapuristanbul” sergisi 11 Mart’a kadar İstanbul Fotoğraf Merkezi’nde gezilebilir. (0 212 238 11 60)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT