BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MAVİ GÖZLERİN KRONOMETRESİ - 1 -

MAVİ GÖZLERİN KRONOMETRESİ - 1 -

Mustafa Kemal, 1915’te OSMANLI GENÇ DERNEKLERİ Genel Müfettişliği’ne atandı...



Cumhuriyet’e ve Atatürk’e saygı dizisi SPORDA DA DEVRİMCİYDİ * Mustafa Kemal, 1915’te OSMANLI GENÇ DERNEKLERİ Genel Müfettişliği’ne atandı... Zamanın padişah hükümetine sunduğu raporda, spor faaliyetlerinin köylere kadar ulaştırılmasını istedi. * Ancak bu önerisi uygulamaya sokulmadı. Kendisi Türkiye Cumhuriyeti’ni kurduktan sadece 6 ay sonra, “KÖY KANUNU”nu çıkartıp, daha önce planladıklarını yürürlüğe soktu. * Atatürk’ün ilk işlerinden biri, Türkiye’yi derhal FIFA’ya üye yaptırmaktır. Elini o kadar çabuk tuttu ki; ilk resmi maçımızı, Cumhuriyet’in ilanından 3 gün önce, 26 Ekim l923’te Romanya ile yaptık. * 500 kişiden fazla personel çalıştıran işyerlerine, spor tesisi yapma zorunluluğunu; ilk kez Atatürk getirdi. Yasanın bazı maddelerini, hasta hasta kendi yazdı. Ancak ölümünden sonra uygulanmadı. * Atatürk, köylülük geleneğinden kalan heybeleriyle; olimpiyatlara katılmak isteyen güreşçi ve gazetecilere, tahta bavul yaptırdı. Türkiye Spor Yazarları Derneği; Atatürk’ün 100. Doğum Yılı nedeniyle, 1981 yılında “ATATÜRK’ÜN SPORA BAKIŞI” adı altında bir sempozyum düzenlemişti. Konuşmacılar arasında bulunan spor yazarı Kahraman Bapçum; sempozyumun amacına ters gelebilecek aykırı şeyler söylüyordu. Konuşması özetle şöyleydi: “Şimdi bana ATATÜRK VE SPOR konusunda, Atatürk’ün Türk sporuna getirdigi şu veya bu yenilikler konusunda fikrimi sorana, ben şunu sorarım. Atatürk sporcu muydu? Sporcu kişiliği ve kimliği var mıydı? Spor için ne yapmıştı? Atatürk’ün spora ne getirdiği tartışması yapılırken; denize girerken, yüzerken, kürek çekerken çekilmiş fotoğraflarını gösterip, spora yaptığı hizmetler diye göstermek doğru mudur? Bunları esas almak yanlıştır. Atatürk’ün filan yerde söylediği sözleri, Türk sporuna yol gösterme anlamında almayınız... Almamanız gerekir! Çünkü üzümcü esnafına da, amaçlarına uygun sözler söyledi. Bu nedenle; Atatürk’ü yorumlamak, sporcular için yalnız spor açısından alıp, tarihte bunu demişti demek olmaz... Bana Atatürk’ün sporda ne yaptığını sormayın! Aykırı konuştum belki ama, düşündüklerimi konuştum.”  Bu konuşmadan çıkan sonuç; Atatürk’ün spor üstüne yaptığı etkin ve kalıcı hiçbir şey olmadığıdır... Belli ki Bapçum; o günlerin Türkiye’sini ve Atatürk’ün spora katkılarını yeterince öğrenememiş... Aslında bunda da pek suçlu sayılmaz! Çünkü Atatürk’ün hep devrimci devlet adamlığı kimliği araştırıldı, devrimleri gündeme getirildi... Oysa; sporla ilgili olarak yaptığı nice inanılmaz işler; konusu spor olduğu için, araştırmacılar tarafından hep ikinci plâna itildi... Ya da hiç söz edilmedi. Biz, sayın Kahraman Bapçum’un sözlerini naklederken, onu zor durumda bırakmak, mahçup olmasını sağlamak amacını gütmedik. Kendisinin değerli ve önemli bir yazar olduğunda, hiçbir kuşkumuz yok. Sadece, özgün ve bilgin kişiliğiyle tanınan bir spor yazarının bile; az sayıdaki Atatürk araştırmaları nedeniyle, yeterli donanıma sahip olamadığını, olamayacağını vurgulamak istedik.  Bu korkuyla az araştırma yapıldığı için; insanlar Atatürk’ün sporcu kimliği konusunda bilgisiz kaldı. Onlar Atatürk’ün sporcu kimliği olarak; sadece yüzerken ya da kürek çekerken gösterilen fotoğraflarını tanıdı. Çünkü onlara, onlardan başka bir şey veremedik. Eldeki bilgilerle yetinince de; doğru, gizlendiği yerde kalıyor. Bu araştırma; bilgi eksikliğinden kaynaklanan fikir yanlışlığını önlemek üzere yapılmıstır. Spor medyası görevini tam olarak yapabilseydi; toplum bazı gerçekleri çabuk öğrenebilirdi... Büyük önderin sporcu kimliğini özümserdi, hazım ederdi, hatmederdi... Toplum; sporda da devrim yapan Atatürk’ün şu hizmetlerini ezbere bilmelidir:  Mustafa Kemal, 1915’te OSMANLI GENÇ DERNEKLERİ Genel Müfettişliği’ne atandı... Zamanın hükümetine sunduğu raporda; spor faaliyetlerinin köylere kadar ulaştırılmasını talep etti.  Şunu unutmayın ki; Türkiye, uluslararası ilk resmi maçını, cumhuriyetin ilanından 3 gün önce oynamıştı...  Atatürk’ün ilk işlerinden biri; derhal FIFA’ya üye olunmasını sağlamaktır. Elini o kadar çabuk tuttu ki; bu iş cumhuriyetin bile ilanından önceye geldi. Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecindeki devletler hariç, daha önce hiçbir ülke bu denli hızla üye yapılıp ilk milli maçı oynatılmamıştı. Atatürk’ün uluslararası etkin lider kimliği; FIFA’yı eli çabuk olmaya zorlamıştı. Romanya ile Taksim Stadı’nda oynadığımız ilk milli maçımız 2-2 sona ermişti.  Türk ordusu içindeki ilk spor kurulusu olan MUHAFIZGÜCÜ de; cumhuriyetin ilanından 5 ay önce kuruldu.  Atatürk’ün 1915 yılında Osmanlı hükümetine verdiği raporda önerdiği, köylerde spor karşılaşmaları düzenlenmesine ilişkin yasa önerisi uygulanmamıştı. Cumhuriyet’in ilanından 6 ay sonra, “KÖY KANUNU” kapsamı içinde yürürlüğe soktu. Güreşi zorunlu spor yaptırdı.  Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sadece 7 ay sonra, tarihimizde ilk kez olimpiyatlara katıldık. Paris’e gittik.  Atatürk; köylülük geleneğinden kalan heybeleriyle Paris Olimpiyatları’na katılan gazetecilere, tahta bavul yaptırdı. 1922’de, savaştan galip çıkmanın barut kokuları daha sinmeden ve cumhuriyetin de ilanından tam 1 yıl önce; bugünkü Gençlik ve Spor Genel Müdürlügü’ne eşdeğer Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı kuruldu.  Cumhuriyetin kurulmasıyla beraber kurulan HEYETİ İLMİYE, yani Bilimsel Kurul; beden eğitimi öğretmenleri yetiştirmeğe başladı.  500 kişiden fazla personel çalıştıran işyerlerine spor tesisi yapma zorunlulugunu ilk kez Atatürk getirdi. (1938) Yasanın maddelerini, hasta hasta kendi elliriyle yazdı. Ancak yasa, ölümünden sonra hiç uygulanmadı. 1984’te Özal tarafından yinelendi ama, gene tavsadı.  Dünyada şu an mevcut 227 devlet arasında, 19 Mayis SPOR BAYRAMI’nı resmi bayram olarak kabul eden, hâlâ tek ülke olmamızı o sağladı.  Kısacası, Atatürk’ün sporcu kimliği konusunda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak; insanı ve toplumu yanıltır. Önce bilgi sahibi, sonra fikir sahibi olunacak bir araştırma sunabiliyorsak, bize ne mutlu... Umarız; Atatürk’ün sporcu kimliğinin portresinde, tuvale birkaç firçalık katkıda bulunmuştur. Ata’mızı elbette seviyoruz. Ama Büyük Önder’in, onu sevmemize değil; onu anlamamıza daha çok ihtiyacı var. Sık sık “Atatürk devrimlerinin bekçisi olacağız” deriz. Yanlış! Bekçisi olmayalım... Çünkü bekçi, üretmez... Gece nöbetinde uyumadığını belgelemek için, sadece belindeki kontrol saatini kurar. Bu yüzden, devrimlerinin bekçisi değil; işçisi, amelesi, ustabaşı, teknikeri, mühendisi olalım. G.Saray mı, F.Bahçe mi? “En büyük kim” tartışmasına, Atatürk’ün bulduğu çözüm... Yıl, 1928 4 kişiydiler... F.Bahçeli Vasıf Çınar ve Şükrü Saraçoğlu; Atatürk’ün yayındayken, G.Saraylı Necmettin Sadak ve Mustafa Necati’yle “En büyük kim?” tartışmasına girmişti. F.Bahçe-G.Saray tartışması uzun sürünce; Atatürk “Bir dakika efendiler” diyerek, araya girdi: “Sizin bir neticeye varacağınız yok... En iyisi, 2 kulüp karşılaşsın... Galip gelen tarafın takımı, iddiayı kazanmış olsun...” Ezeli rekabet tartışmasını yapan 4 kişi, Atatürk’ün önerisini coşkuyla kabul ettiler.... Büyük Önder de; O zaman ben de ortaya bir armağan koyuyorum. Taksim abidesini yapan Mimar Canunuca’nın eseri olan kendi büstümü, galip gelene vereceğim.” dedi.  Ata’nın isteği üzerine; 2 takım 1O Mayıs 1928 günü Taksim Stadı’nda karşılaştı. Beşiktaşlı Şeref beyin hakemlik yaptığı maç; F.Bahçe 3-1 galipken, G.Saray’ın üst üste 2 gol atmabsıyla 3-3 sona erdi. Böylece; iddiayı kimiz kazandığı gene belli olmamıştı. Bu yüzden, başka gün ikinci maç yapıldı. Yine Şeref bey hakemdi... G.Saray maçı 4-0 kazanarak, Atatürk’ün armağan ettiği büstü aldı. Böylece; iddiayı da, Mustafa Necati-Necmettin Sadak ikilisi kazanmış oldu. Atatürk döneminin altın sporcuları (1923-1938 yılları arasında, uluslararası madalya kazananlar) ATLETİZM Hakkı Süslüay (Bayrak yerışında1 Altın, 1 gümüş) Haydar Aşan ( Yüksek atlamada1 altın, 2 gümüş, 1 bronz) Muzaffer ( 100, 200 ve bayrakta 3 gümüş, 2 bronz) Enver Aziz Göknil (4x100’de 1 altın, 1 gümüş) Mehmet Ali Aybar ( 4x100 ve 4x200’de 1 altın, 3 gümüş, 3 bronz) Ömer Besim Koşalay (Bayrak yarışında 1 bronz) Ziya Atlet (Baynrak yarışında 2 bronz) Fuad (4x100’de1 bronz) Muzaffer (4x100 ve 4x200’de3 gümüş, 2 bronz) Hilmi Veli Alemdar (4x100’de1 bronz) Tevfik Böke (Uzun atlamada1bronz) Veysi Emre ( Gülle ve diskte1 altın, 1 gümüş) İrfan Şahinbaş (Güllede 1 gümüş, 3 bronz) Galip Darılmaz (1500 metrede bronz, Bayrak yarışında bronz) Pulios Pulat (Yüksek atlama ve 3 adımda 5 gümüş) Cemil Karakulak (4x100’de 1 gümüş) Zeki Pahtoğlu (3 adımda bronz) Yani Karakaş (Ciritte altın) Rıza Maksut Işıman (5 bin metrede gümüş) Melih Kotanca (400 meterede gümüş, Bayrak yarışında bronz) Faik Önem ( 400 engellide bronz, 110 engellide bronz) Firuzan Tekil (Bayrakta 1 bronz) Alfred Gören 8400 metrede altın) Şevki Koru (Maratonda bronz) BİNİCİLİK Saim Polatkan (4 altın, 4 gümüş, 1 bronz) Cevat Kula (6 altın, 3 gümüş, 1 bronz) Cevat Gürkan (1 altın, 3 gümüş, 2 bronz) Eyüp Öncü (3 altın, 1 gümüş) Sadettin Erokay (1 gümüş) Vehbi Ömer (1 gümüş) ESKRİM Enver Balkan (Kılıçta 1 altın) GÜREŞ Yaşar Erkan (5 altın) Mersinli Ahmet (2 altın, 1 bronz) Mustafa Çetinkale (1 altın) Abbas Sakarya (1 altın) 1Yusuf Arslan (1 altın, 1 gümüş, 1 bronz) Saim Arıkan (4 altın) Nuri Boytorun (4 altın) Mustafa Çakmak (4 altın) Çoban Mehmet (4 altın, 1 gümüş, 1 bronz) Hüseyin Erkmen (1 altın, 1 gümüş, 1 bronz) Hüseyin Erçetin (2 altın) Kenan Olcay (1 gümüş) TENİS Sedat Erkoğlu (1 altın, 2 gümüş) Vehram Şirinyan (1 altın, 1 gümüş) Suat Subay (1 gümüş) FUTBOL (Balkan ikinciliği-1932) YARIN: F.Bahçe’ye kahpe baskın !
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT