BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Zanneden” stratejistler

“Zanneden” stratejistler

“Zannediyorum” diyerek konuşmaya başlayan analist ve stratejist mezarlığına döndü bu ülke. Analiz yapmanın ilk şartı, bilgi sahibi olması lazım değil mi? Uluslararası bilimsel kurallara göre analiz yapanlar, düşüncelerini, duygularını ve temennilerini karıştırmadan değerlendirme yapmalı...



“Zannediyorum” diyerek konuşmaya başlayan analist ve stratejist mezarlığına döndü bu ülke. Analiz yapmanın ilk şartı, bilgi sahibi olması lazım değil mi? Uluslararası bilimsel kurallara göre analiz yapanlar, düşüncelerini, duygularını ve temennilerini karıştırmadan değerlendirme yapmalı... Peki bu kurala bizde neden uyulmuyor? Bilgiye dayandırılmayan her analiz havada kalıyor. ‘Zan’ bir bilgi olmadığına göre, her stratejist ‘zannediyorum veya bana göre’ diyerek başlıyor konuşmaya... * Orta Doğu’da savaş... Bosna’da zulüm... Filistin’de arbede... Suriye kaynıyor... İran’da nükleer kriz... Amerika’da terör... Lübnan’da bombalar... Savaş stratejistleri konuşuyor. * Güneydoğu’da terör... Faili meçhul suikastler... Soygunlar... Rusya’da terör... Ukrayna’da turuncu devrim... Özbekistan’da halk ayaklanması... Afganistan’da karışıklık... Stratejistler panel üstüne panel düzenliyor. * Kuzey Irak’ta sözde Kürt devleti... Sınır ötesi operasyon... Kaçak petrol... Uyuşturucu şebekeleri... Kaçak silah... Trafik kazaları... Küresel ısınma... Depremler... Tsunami... Fay hattı... Uzmanların ağzından farklı sözler çıkıyor. * Para piyasaları... Döviz nereye gidiyor? Borsa çöktü... Altın zirvede... Özelleştirmeler... Kim nereye yatırım yapmalı? Para politikaları... Faiz artırımı... Biri ülke battı derken, diğeri seyrin normal olduğundan dem vuruyor... * Erken seçim startları... Partilerin olağanüstü kongreleri... Karşı adaylar... Partiden ihraçlar... İstifalar... Kabine değişikliği... Demeçler... Balon uçuranların balonları sürekli patlıyor. * Askerî Şûra yaklaşıyor... Sürprizler... Teamüller... Beklentiler... Karalamalar... Devir-teslimler... Tahminler... Yorumlar... “Üst düzey yetkililerden alınan bilgi” masalları ile oyalanan bir toplum ve YAŞ kararlarının açıklanması ile yerine oturan bir koro... 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ‘gelene paşam gidene ağam’ diyen bir zihniyetin şaşkın bakışları arasında geçen bir resepsiyon... * Kimse, “Yahu arkadaş yorulduk her sene aynı şarkıları dinlemekten” demiyor. Milletin efendisi köylü diyor ki: Bizim koyunlara bir faydası var mı? Yok...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT