BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lübnan’a asker göndermeliyiz

Lübnan’a asker göndermeliyiz

Başbakan Erdoğan, Lübnan’a gönderilecek Barış Gücü’ne 22 AB üyesi ülkenin katılacağını hatırlatarak, “En az o kadar da İKÖ üyesi ülke yer almalıdır” dedi. Erdoğan, asker gönderilmesine karşı çıkanlara atıfta bulunarak, “Bir taraftan çocuklar öldürülürken ağlayacaksın, ‘Niye bir şeyler yapmıyoruz’ diye çırpınacaksın, bir taraftan da ‘Sakın ha oraya asker göndermeyelim, bizim kendi sorunlarımız var’ diyeceksin. İşte bu tutarsızlıktır” diye konuştu.



> Bekir Yeniay İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İslam Konferansı Örgütü Gençlik Forumu Genel Merkezi’nin açılışı dolayısıyla Dolmabahçe Sarayı’nda verilen akşam yemeğine katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, toplantıya katılan Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Bakistan Başbakanı Şevket Aziz ve KKTC Başbakanı Ferdi Sabit Soyer’e teşekkür etti. İK֒ye bağlı yeni bir kuruluşun Türkiye’de faaliyet göstermesinden mutluluk duyduğunu da ifade eden Erdoğan, son yıllarda İK֒nün yeni genel sekreteri Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çabalarıyla uluslararası sorunların çözümüne yönelik etkin rol oynandığını kaydetti. Müslüman ülkelere çağrı Kültürel çatışma potansiyelinin dünya barışını ciddi anlamda tehdit ettiğ ini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: ‘’Bölgemizde de özellikle son dönemde acı tecrübeler yaşanmıştır. Komşumuz Irak’taki mevcut gelişmeler, Beyrut’taki gelişmeler, Filistin’de yıllardır, 10 yıllardır devam eden olaylar, bunlar çevremizin ne kadar hassas olduğunu göstermektedir. Bütün bu yaşananlar, barışın değerini, yokluğunun nelere malolduğunu herkese bir kez daha göstermiştir. Aynı acıların bir daha yaşanmaması, daha fazla masum insanın ölmemesi için barışın kalıcı hale getirilmesinin önemi ortaya çıkmıştır. Şu anda Türkiye olarak biz bunun üzerinde duruyoruz. Türkiye, Lübnan’a asker göndermeli midir, göndermemeli midir. Bir taraftan çocuklar, anneler, kadınlar, yaşlılar ölürken, öldürülürken ağlayacaksın. ‘Niye bu işte birş eyler yapmıyoruz’ diye çırpınacaksın. Ama buraya yönelik adım atma noktasında bir gayret gösterdiğin anda, ‘Sakın ha, oraya asker göndermeleyim. Bizim burada kendi sorunlarımız var’ diyeceksin. İşte bu tutarsızlıktır. Bizler uluslararası camiada hele de İK֒nün birer üyesi olarak üzerimize düşen tarihi bir sorumluluk olduğunu unutamayız. Ortak medeniyetimizden gelen bir sorumluluğun olduğunu unutmamalıyız. Biz barışın tesisi değil, mevcut bir barışın korunması için böyle bir adımın atılması gereğini bir kenara koyamayız. Özellikle İKÖ üyelerine bu çağrıyı buradan yapmak istiyoruz. Burada eğer 22 AB üyesi katılıyorsa, en az o kadar İKÖ üyesi ülke de orada yer almalıdır.’’ Erdoğan, Lübnan’a asker gönderme konusunda çok farklı yaklaşımların bulunduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’(Efendim orada gidip savaş mı yapacağız.) Bunu bizim önümüze kimse getirmesin. Eğer bu önyargılarla hareket ederseniz, zaten barışı koruyamazsınız. Ama bu önyargılardan sıyrılırsanız, o zaman barışı korursunuz. Hepimiz çok iyi biliyoruz ki; barışı temenni etmek hiçbir zaman tek başına yeterli değildir. Barışın korunması ve kalıcı hale getirilmesi için bütün ülkelere, toplumlara ve özellikle de uluslararası kuruluşlara büyük sorumluluklar düşmektedir. Bu sureçte BM’in güçlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. İslam ülkelerinin de Ortadoğu’ya istikrarsızlığın ve çatışmaların egemen olmasına kayıtsız kalması düşünülemez.’’ Erdoğan, bu konuda İhsanoğlu’nun koşuşturduğunu ifade ederek, böyle bir ortamda İK֒nün etkin rol oynamasının önemli olduğunu, Malezya’da yapılan toplantı sonuçlarının da bunda etkili olduğunu dile getirdi. Kadın platformu da kurulmalı Başbakan Erdoğan, İslam Konferansa Gençlik Formu’nun oluşturulmasının son yıllarda gerçekleştirilen önemli olaylardan biri olduğunu belirterek İK֒nün bundan sonra bir kadın formu kurma adımı atması gerektiğini söyledi. Erdoğan, “İKÖ Gençlik Merkezi’ni büyük umutlarla açıyoruz. Bütün bu sıkıntıların farkında olan gençlerimiz kısa süre içinde insanlığın geleceği için umudun adresi haline getirecektir. Bu adımın İslam ülkelerinin gelişmesine kalkınmasına toplumsal standartlarının yükselmesine katkıda bulunacaktır. Gençlerimiz çağımızın dertlerine hal çareleri üretecekler, barış ve esenlik dolu bir dünya inşa edeceklerdir. Ben burada İKÖ Genel sekreterinin yanında bir çağrıda bulunmuyorum. İKÖ Kadın formunu da kurmalıdır. Bunun da halledilmesi gerekiyorum. Burayı Osmanlının kuruluşundaki bir anamızı Hayme Ana’yı anma töreninden geliyorum. Onda cömertlik, fazilet var, bir obadan devleti oluşturma var. İsmini çadır anlamına gelen Hayme’den alıyor. Adına bir de devlet ana demişler. Biz kadınlarımızı bu çalışmaların içinde çok daha aktif katılımcı hale getirmek. İslam dünyası içinde kadınların birbirleriyle olan münasebetlerini geliştirmek durumundayız.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT