BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > BAŞKANLIK VE KOALİSYON

BAŞKANLIK VE KOALİSYON

Dün öğle sonrası Meclis’e gittik. Kuliste ilk karşılaştığımız isim DSP’nin TBMM Başkan adayı Uluç Gürkan’dı.



Dün öğle sonrası Meclis’e gittik. Kuliste ilk karşılaştığımız isim DSP’nin TBMM Başkan adayı Uluç Gürkan’dı. Gürkan önceki günkü yazımızda değindiğimiz “Uluç Bey lideri Ecevit’e rağmen aday olmaz. Bu yöndeki spekülasyonlar yanlıştır” değerlendirmemize teşekkür ediyor. Gürkan’a seçilip seçilemeyeceğini soruyoruz. Uluç Bey: “Takdir yüce meclisindir. Benim için önemli olan partimin beni böyle bir göreve layık görmesidir.” Uluç Bey’den sonra DSP azınlık hükümetinin kalitelerinden Ahmet Tan’la konuşuyoruz. Turizm Bakanı Tan, Gürkan’ın adaylığına şu yorumu getiriyor: “Bana göre bu göreve en layık isim Uluç Bey, ancak sağ partiler Sayın Gürkan’a oy verir mi, emin değilim.” AKBULUT: ŞANSLIYIM Kulisteki turumuz sürüyor. Eski Başbakanlardan ANAP’ın TBMM Başkan adayı Yıldırım Akbulut’la sohbet ediyoruz. Akbulut: “Şansım var.” Devam ediyor Yıldırım Bey: “Eğer DSP ilk turlardan sonra adayında ısrarlı olmazsa ve beni desteklerse ipi göğüslerim.” İyi de DSP ile ANAP’ın oyu yetmiyor ki? Akbulut: “Bana Fazilet’ten de oy gelir. Keza DYP’liler de merkez sağ’da birlik işareti için oy verebilir. Bu iki partiye MHP adayından ziyade ben daha uygun görülebilirim. Tabii bu kişilik tercihinden ziyade siyasi tercihlerle olur. Yoksa MHP’nin adayı Sayın Somuncuoğlu şahsen değerli bir isimdir.” DYP’nin adayı Ahmet İyimaya ile konuşuyoruz. İyimaya “Bakalım hayırlısı” derken etrafındaki arkadaşları Ahmet Bey’in aday olarak parti görevini yerine getirdiğini, dolayısı ile seçilmek bağlamında bir iddiasının olamayacağını hissettiriyor. Meclis kulisinde sohbet turumuz devam ediyor. Bu kez konumuz yeni hükümetin hangi partilerle oluşacağı. ANAP lideri Yılmaz’ın partisinin grup toplantısının basına kapalı bölümünde söylediği “Kamuoyu arzusuna rağmen DSP-MHP-ANAP koalisyon modeli banko değil. DSP bazı konularda tereddüt içinde” şeklindeki beyanının akislerini almak istiyoruz. İki günde Ecevit’in vekili olan Hüsamettin Özkan’la üç defa uzun uzadıya görüşen Yılmaz ne demek istedi? DSP’li Bakan Mustafa Yılmaz: “Evet bu model kesin değil. Bazı problemler var.” Ne gibi diyoruz? Mustafa Yılmaz: “Türban ve 8 yıllık eğitim önemli bir ayrılık. MHP bu iki konuda esnemezse beraberlik kısa vadede krize girebilir.” Bakan Yılmaz’a hükmünüz diyoruz? Mustafa Yılmaz: “Bunlar aşılırsa DSP-MHP-ANAP olur. Hem bu konular bizi aşan ve devlet politikasını işaret eden konular. Ben şahsen aşılacağını düşünüyorum. Milletin emri MHP’nin koalisyonda olmasıdır. Ancak MHP bu konularda diretirse problem çıkar.” MHP’nin medya kökenli yeni pırıltılarından Nazif Okumuş’a bu değerlendirmeyi aktarıyoruz. Okumuş: “Biz Türkiye’nin yararına olan her şeye katlanırız, ama temel değerleri ve talepleri de dikkate almak durumundayız. MHP her konuyu diyalogla ve uzlaşmayla aşmak istiyor. Ben DSP ile uzlaşabileceğimizi düşünüyorum.” DSP İstanbul milletvekili Erdoğan Toprak’a aynı soruyu yöneltiyoruz. Toprak: “Her şey tamam deyip, var olan sorunu göz ardı edemeyiz. Türban konusunda farklı düşünüyoruz. Keza pişmanlık yasasına bakışlarımız da farklı.” Erdoğan Bey’e sözünü açmasını istiyoruz. Toprak: “Bunlar sorun ama aşılamaz şeyler değil. MHP’den anlayış bekliyoruz. Yoksa beraberlik zor.” MHP Erzurum Milletvekili İsmail Köse, Erdoğan Toprak’la konuşurken yanımıza geliyor ve sohbetimize kulak misafiri oluyor. Köse, Nazif Okumuşvari bir karşılık veriyor: “MHP Türkiye’nin çıkarına olacak her şeye kendini inkar etmeyecek şekilde evet der. Sebahattin Bey, DSP-MHP-ANAP koalisyonu kurulacak ya da kurulmalı. Koalisyon oluşumu öncesinde bu tür ayrılıklar normal.” Köse’nin bu değerlendirmesi sonrasında konuştuğum MHP’nin müstakbel bakanlarından Mustafa Verkaya da şu değerlendirmeyi yapıyor: “MHP elbette uzlaşmacı olacak ama bizi köşeye sıkıştırmasınlar. MHP ve DSP iki ayrı parti, elbette farklı bakışlar olacak. Bunu da konuşup aşmaya çalışırız. Biz uzlaşmadan yanayız ama bizi illa koalisyona alın diye yakaracak halimiz de yok.” DSP-ANAP-DYP Peki ya DSP-MHP-ANAP olmazsa başka bir model mesela DSP-ANAP-DYP olabilir mi? Böyle bir modelde Yılmaz ve Çiller’in kabine dışında kalması DSP için “olmazsa olmaz” bir şart. DSP bu tür bir birliktelik için iki gündür zirvelerde kulis yapıyor ve ANAP lideri Mesut Yılmaz’ı, MHP’siz, DYP’li bir modele ikna etmeye çalışıyor. Yılmaz ise “MHP olmazsa olmaz” diyor. ANAP liderine göre MHP’nin dışarıda kalması, seçmen arzusuna başkaldırı olacaktır ve bu model işlemeyecektir. DYP’nin ağır topu Maliye eski Bakanı İsmet Atila: “Olur niye olmasın.” Bir başka ağır top Ömer Barutçu ile konuşuyoruz: “Peşinen liderleri dışlamak yaklaşımı yanlış ancak bu konu müzakere edilebilir ve böyle bir koalisyon pekala yürür.” Ve Genel Başkan Yardımcısı Hasan Ekinci: “Hayır bu aşamada olmaz. Önce DSP-MHP-ANAP modeli kurulmaya çalışılır, eğer başarılı olunamaz ise DSP-ANAP-DYP gündeme gelir. Birinci model denenmeden ikinciye geçmenin sakıncaları olur. DSP-MHP-ANAP’ın olamadığı görüldükten sonra bu konu müzakere edilir.” CEVHERİ: OLMAZ Aynı soruyu DYP’nin Çiller sonrası ismi ve yapılacak olağan kurultayın potansiyel genel başkan adayı Necmettin Cevheri’ye soruyoruz. Cevheri: “Mümkün değil Sebahattin.” Peki ama neden? Cevheri: “Zorlama olur. Seçmenin ve kamuoyunun iradesi ve de arzusu ortada. Böyle bir tabloda bu model zorlamanın ötesinde dayatma olur.” DSP ile MHP anlaşamaz ise yine mi olmaz? Cevheri: “Anlaşmalıdırlar. Bana göre anlaşacaklar da. Koalisyon oluşumu sürecinde böyle ayrılıklar olur, normaldir. Ben anlaşacaklarını düşünüyorum. Aksi bir model olmaz ve yürümesi de zor olur.” Evet Parlamento kulislerinden dün dinlediklerim bunlar. Yorum okuyucularımındır...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT