BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dumanlı havayı arzu edenler

Dumanlı havayı arzu edenler

Ülke olarak, siyasi istikrarı ne kadar bekledik! Ve, o siyasi istikrarsızlık yıllarımızda neler kaybettik! Şimdi bakıyoruz da, adeta o karanlık günleri özleyenler var! Acaba, bunlar kadar vatan ve millet düşmanı; yalnızca kendisini düşünüp benden gayrısı tufan diyen egoist kişiler var mıdır? Doğrusu hiç zannetmiyorum. Böyleleri ancak; bu verimli topraklarda yetişebilir. Öyle ki, en iyiyi arayan da bu topraklara gelmeli; en kötüyü arayan da! Malum, ülkemiz, bundan öncekilerde çok kolay gerçekleştirdiği cumhurbaşkanlığı seçimlerini bu kez yapamadı: Bunun nasıl olduğunu, milletimiz ibretle izledi.



Ülke olarak, siyasi istikrarı ne kadar bekledik! Ve, o siyasi istikrarsızlık yıllarımızda neler kaybettik! Şimdi bakıyoruz da, adeta o karanlık günleri özleyenler var! Acaba, bunlar kadar vatan ve millet düşmanı; yalnızca kendisini düşünüp benden gayrısı tufan diyen egoist kişiler var mıdır? Doğrusu hiç zannetmiyorum. Böyleleri ancak; bu verimli topraklarda yetişebilir. Öyle ki, en iyiyi arayan da bu topraklara gelmeli; en kötüyü arayan da! Malum, ülkemiz, bundan öncekilerde çok kolay gerçekleştirdiği cumhurbaşkanlığı seçimlerini bu kez yapamadı: Bunun nasıl olduğunu, milletimiz ibretle izledi. Dolayısıyla durup dururken siyasi bir krize itilmek istendik. Demokrasilerde her hastalığın bir çaresi vardır. Ve, seçim en iyi çaredir. Hem de her şeye! Seçimlere, demokrasinin aspirini diyebiliriz. Zira her derde devadır. Yalnız mide rahatsızlığı olanlar, aspirini kullanırken dikkat etmelidir; kanamaya sebebiyet verebilir! Çok sükür ki, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kilitlendiği günlerin hemen akabinde genel seçimler var ki, bunun her derde deva olacağını ümit ediyoruz. Öyle olmalı. Demokrasiden öteye köy olmadığına göre!.. Şimdiye kadar bildiğimiz köylerin yaşanamaz yerler olduğunu hep birlikte ve defaatle görmedik mi? Dünyanın bütün ülkelerinde seçimler bir hafta bilemediniz iki hafta konuşulur; olur, biter ve gider. Seçimlerden sonra artık herkes işine gücüne bakar. Bizde ise tam tersi olmakta. İşsizlikten dolayı diyeceğim ama değil, zira işi gücü olanlar da şimdi anlatacağım durumda. Ve bu durum da ancak bize özgü.. Bıkmadan usanmadan konuşulur Bizde günün yirmi dört saati siyaset konuşulur. Bıkmadan usanmadan konuşulur. Uyuyanların yerini uyananlar alır ve siyaset konuşmaya devam eder. Bu durum ne kadar devam eder biliyor musunuz? Daha doğrusu bu iş; mesela seçimlerden sonra biter mi? Ne münasebet; belki de seçimlerden sonra daha hızlanır! Bütün bunlar, ister istemez siyasetin de ülkenin nabzını olması gerekenden fazla artırıyor. Böylece ülke geriliyor. Bu gerilimle yaşayabilmenin imkan ve ihtimali yoktur ama, işte görüyorsunuz biz pekala yaşıyoruz! Buna yaşamak denirse tabii.. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. Seçimler de demokrasinin yegane ifade şeklidir. Peki o halde, seçimlere gitmekte olduğumuz şu günlerdeki gerilim neyin nesidir? Bir kere şunu kabul edelim ki, bizdeki siyasi partilerin önemli bir kısmı; başta anamuhalefet partisi seçimleri kazanmadan iktidar olma hevesindedir! Bu durum, ondaki dünün alışkanlıklarıdır; ama görülüyor ki, o yaraları bugün de depreşti! Aynı arayışların içine girmek istiyor! Burada esas üzüntü kaynağımız, hiç umulmadık kurum ve kuruluşlarımızın ve şahsiyetlerimizin bunlara destek vermeleridir. Neden acaba, dersiniz? Evet, bu netameli sualin cevabı şudur: Maalesef ülkemizde kurulu, eski düzen ve tamamen bır kısım kurum ve kuruluşlar ile şahsiyetlerin menfaatlerine dönük, işlemekte olan bir çark var. Bu çark kırılsın istemiyorlar! Bunun için de ellerinden geleni ardlarına koymuyorlar! AK Parti’ye artı puan olarak yazılmaktadır Tabii, bunların hesap edemedikleri bir durum var ki, bir yandan kendi foyalarını ortaya çıkarıyor, diğer yandan da çanlarına ot tıkıyor! Milletimizin gözü artık açılmıştır. Gelişen haberleşme vasıtaları ile her şeyi görmekte, değerlendirmekte ve ona göre kararını vermektedir. Biliyor musunuz ki, bütün yapılan aymazlıkların hepsi iktidar partisi AK Parti’ye artı puan olarak yazılmaktadır. Kaç kere yazdık; bir kere daha söylüyoruz ki, bakınız; Güneydoğu ve Doğu’da yalnızca AK Parti ve malum parti vardır. AK Parti’nin oralardaki mevcudiyetinin kıymeti iyi bilinmeli ve değerlendirilmelidir! Aksi halde telafisi imkansız belaları başımıza alabiliriz. AK Parti yönetimi yapmış oldukları milletvekili sıralamaları ile kendilerinin merkezin partisi olduklarını bir kere daha ilan ettiler. Ama, bunu görmek istemeyenlere de zorla göstermeleri diye bir şey olamaz.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT