BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Aylin, ortadan kaybolmuştu!

Aylin, ortadan kaybolmuştu!

Onur endişe içinde bir kez daha tuşlarına bastı telefonunun. Heyecanla beklemeye başladı. Çok geçmeden iki gündür duyduğu monoton ses yeniden yankılandı kulaklarında: “Aradığınız numaraya ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz...”



Onur endişe içinde bir kez daha tuşlarına bastı telefonunun. Heyecanla beklemeye başladı. Çok geçmeden iki gündür duyduğu monoton ses yeniden yankılandı kulaklarında: “Aradığınız numaraya ulaşılamıyor. Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz...” Dudaklarını ısırdı çaresizce. Sanki yer yarılmış içine girmişti Aylin. İki gündür telefonunu açmıyordu. Masasının başına geçip ofis telefonunu kaldırdı. Karşısına çıkan sekreterine talimatını verdi bir solukta: - Bana Ege Üniversitesi Kardiyoloji servisini bağlayın. Beklemeye başladı. Hiçbir şey söylemeden böyle aniden ortadan kaybolmak hiç de hayra alamet değildi doğrusu. Meraktan ölecek gibiydi. Çok geçmeden çalan telefona bir panter gibi atladı: - Alo Ege Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Servisi mi? Karşı taraftan duyulan sakin bir ses onayladı bu adresi. - Aylin Hanım, Doktor Aylin Hanımla görüşmek istemiştim... - Bekleyin... Onur heyecanlanmıştı. İçinden “nihayet ulaştım işte” diye geçiriyordu. Çok sürmedi bekleyişi. Ayni sakin ses: “Aylin Hanım raporlu beyefendi...” bilgisini verdikten sonra kapatmıştı telefonu. Onur çıldıracak gibiydi. Hemen sarıldı telefonlara: - Bana İzmir için bilet bulun. Uçak bileti. Bu sırada içeri giren hukuk bürosunun başkanı Adil Bey önüne bir dosya bıraktı genç adamın: - Onur Bey, bu dosya takibini size veriyorum. Perşembe günü mahkemesi var. Geçen seneden kalan vergi meselesi. Bugün raporunuzu mutlaka hazır edin. Mahkemeye de siz gireceksiniz. Onur beyninden vurulmuşa dönmüştü. Bir adamın yüzüne bir de kalın dosyaya baktı. Hiçbir yere kımıldayamayacağını o da biliyordu. Dişlerinin arasından anlaşılmaz bir şeyler mırıldanarak çöktü masasına. Birden aklına Fikret geldi. Hemen sarıldı telefonuna. Az sonra karşısındaydı Fikret: - Alo Fikret, bana yardım et ne olur! Fikret hayretle bağırdı: - Ne oldu aslanım? - Aylin! İki gündür ulaşamıyorum. Telefonları kapalı. Hastaneyi aradım rapor almış. Mutlaka kötü bir şey var. Ne olur bir bak Fikret! Karşıdan sakinleştirici bir ses geldi: - Tamam tamam... Merak etme sen, bu akşam Sevgi’yle birlikte gider bakarız. Sonra geri dönerim sana... Onur teşekkür edip kapattı telefonu. Hiçbir şey düşünemiyordu. İzmir’den döneli bir ayı geçmişti. Bugüne kadar her gün defalarca aramıştı Aylin’i. Bazen uzun, bazen kısa konuşmuşlar, gün geçtikçe birbirlerine hissettikleri duygular iyice yoğunlaşmıştı. Onur mutluydu. Aylin’i çok sevdiğini düşünüyor, en kısa zamanda, karşılaştıkları ilk anda ona gerçeği anlatmayı, ardından da genç kıza evlenme teklif etmeyi planlıyordu. Ne olduysa birden ortadan yok olmuştu Aylin. “Mutlaka başında bir terslik var kızın! Annesine, babasına mı bir şey oldu acaba?..” diye söylendi kendi kendine. Onun sıkıntılı anlarında yanında olmak için can atıyordu... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT