BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Roberto Carlos’un acı anıları!

Roberto Carlos’un acı anıları!

Fenerbahçe’nin çuvalla paraya renklerine kattığı, son yılların en çarpıcı sol arka kanat oyuncusu Brezilyalı 34 yaşındaki Roberto Carlos, sağlık muayenesinden geçerken doktorun, “Herhangi bir maddeye karşı alerjiniz var mı” sorusuna, “Galatasaray’a” cevabını vermiş. Tabii ki Fenerbahçe Dergisi de lapin gibi hemen bu espriye atlamış ve iş yaptığını sanmış...



Fenerbahçe’nin çuvalla paraya renklerine kattığı, son yılların en çarpıcı sol arka kanat oyuncusu Brezilyalı 34 yaşındaki Roberto Carlos, sağlık muayenesinden geçerken doktorun, “Herhangi bir maddeye karşı alerjiniz var mı” sorusuna, “Galatasaray’a” cevabını vermiş. Tabii ki Fenerbahçe Dergisi de lapin gibi hemen bu espriye atlamış ve iş yaptığını sanmış... Birincisi, bunu Carlos’a kim öğretti? Yok kimse öğretmemiş ise, o zaman Roberto Carlos’un futbol hayatındaki en acı anıları, Real Madrid -Galatasaray maçlarından geliyor demektir. Yok birileri öğretti ise, zayıf hafızalı ki, birazdan yazacaklarımı ya hiç görmemiş, duymamış, ya da çabuk unutmuş... İstanbul’da Galatasaray’ın 0-2’den 3-2’ye çevirdiği maçta, oyuna ikinci yarıda giren Fatih Akyel, koca bir 45 dakika adeta Carlos’un üzerinden üzerinden geçerek gollerin tamamını arttırmıştı. Monaco’daki Süper Kupa’da da, yine aynı Fatih Akyel, bu defa da Jardel’e kupayı getiren golü yine Carlos’u geçerek attırmıştı. Carlos haklı... Hiç bu acılar unutulur mu? > Özhan Başkan ne ödüyor? Galatasaray’ın fair play ödüllü başkanı Özhan Canaydın, son iki üç ay içinde, nasıl olduysa, Ulusoy federasyonuna karşı tavır takınmaya başladı. Hatta Hıncal Uluç Ağabey ve bazı meslektaşlar, Canaydın’ın bu moda girmesini, “Aziz Başkan’ın uydusu oldu” şeklinde de yorumladılar. Peki, sen ne diyorsun derseniz, derim ki; acaba Seyrantepe’nin faturası mı ödeniyor? Öyle ya Ulusoy’la kimler kıyasıya çarpışıyor, acık ve net ortada değil mi? Seyrantepe, 15 gün sonra ihaleye çıkmıyor mu? Puzzle’ın parçalarını bir birleştirin, bakın bakalım ortaya ne çıkacak? > Erdinç Şehit’ten, sallayıcılara acı ders! Erdinç Şehit, Tuncay Şanlı’nın olduğu kadar, bir çok futbolcunun menajeridir. Bu Erdinç Şehit için, Milliyet’te bir genç, tatsız bir haber yapmıştı. Ardından da Mehmet Demirkol bu habere mühür basmıştı. Ama Erdinç Şehit, çıktı Digitürk’e, hem aynı gazetenin bir başka gencine, hem de Demirkol’a acı bir ders verdi. Bizim sevgili Attila Gökçe’ye de, aynı gazetede çalıştığından, bu iki spor yazarını savunma zorunluluğu kaldı. İşte böyle, yırtık çamaşırdan çıkarır gibi sözüm ona otorite üretirseniz, uluslararası bir menajer olmamasına rağmen, birileri dersini verir... Neymiş, hep bir ağızdan; Bir futbolcunun satışında babası, kardeşi veya uluslararası menajer veya bir avukat imza atabilir, belirleyici olur... > Tuncay nereye gitti! Bizim futbol meraklısının hakiki olanı her şeyin farkındadır da ama fanatik olup, gözüne perde inmiş olanı bir başkadır vesselam... Önüne belge koyarsın, kafasını çevirir... Önüne belge uzatırsın, korkudan bakamaz, bir de “Iıııhh” gibi bir ses çıkarır... İşte bunlara bir diyeceğim var... Tuncay Şanlı’nın, çok sıradan bir takıma gittiğini iddia edenlere bir diyeceğim var... Tuncay’ın formasını giyeceği Middlesbrough, 2005-2006 sezonunda UEFA Kupası finalini oynamıştır... Yani gittiği yerden daha uluslararası bir takımdadır Tuncay... > Cisse nedir? Beşiktaş, Edouard Cisse’yi transfer etti. Bu, Beşiktaş’ın son dört yılda yaptığı en olumlu transferdir. Çünkü Cisse, 1994’de Brezilya’nın dünyaya lanse ettiği ön liberolu dörtlü alan kurgusu temelli sistemin ön libero tipidir. Yani takımı geriye çeken, öne iten, en kısa yoldan hücum aksiyonlarını ayarlayan, iyi top kullanan oyuncuları sahada yöneten, yönlendiren, onları maç kazandırmaya hazırlayan oyuncu tipidir Cisse... Yeter ki, geri dörtlünün nöbetçisi olarak oynatılmasın... > Yazdığının farkında olmayanlar! Vatan’ın spor sayfasında, 28 Haziran Cuma günü şöyle bir haber vardı: “Selçuk Dereli, Fenerbahçe’ye yaramıyor...” Bu haberi yazan arkadaş, tutmuş Dereli’nin son altı senede yönettiği Fenerbahçe maçlarının da listesini vermiş. Baktım, Fenerbahçe, Dereli ile sadece, evet sadece bir derbi kaybetmiş, o da 2001... 23 maçta 13 galibiyet elde eden Fenerbahçe, 6 beraberlik ve 4 de yenilgi almış. Sizce bu tablodan sonra Dereli’nin Fenerbahçe’ye yaramadığı söylenebilir mi? Bitime iki dakika kala penaltısı verilmeyen Galatasaray’ı yeneceksin, Beşiktaş’ı ve Trabzonspor’u deplasmanlarda, hem de şampiyonluğa giderken devireceksin, sonra da Dereli’yi istenmeyen hakem ilan edeceksin... Oh ne âlâ memleket! > İmzalar ne oldu beyler? Hani, şu Levent Kızıl kardeşimizin başını çektiği Ulusoy muhalifleri yüzün üzerinde imza toplamışlardı ya... Hah işte onları aradım genel kurulda... Ortada yoklardı... Ya da 60 veya 70 kişilerdi. Demek ki, o 96 veya 106 sayıları ya yalandı, ya da sahteydi... Şimdi imzacılar yok da, mahkeme kapısını zorlayacaklarını açıklayanlar var... Bunların içinde Galatasaray Başkanı’nın da yer alması çok hazin... Hele hele biri, anlamadan oy verildiğini söylemez mi? Yahu, zat-ı muhterem, sen daha UEFA’ya şikayet mektuplarını yazamadın, nerede kaldı, kongre yönlendirmen? > Kartal Yuvası’nda müthiş savaş! Kartal Yuvası diye, İkinci Dünya Savaşı’nın önemli cephelerinden birini anlatan bir film izlemiştim... Bu defa ki de Türkiye’deki Kartal Yuvası’nda çıktı. Hâlâ da sürüyor... Celal Kolot’la, Gülnaz Arsel Hanım arasındaki bu savaş giderek de çirkinleşiyor. Ben Kartal Yuvası filminin sadece seyircisi olabildim ama bizim Kartal Yuvası’ndaki filmin bu kadar uzun süre seyredilişine şaşıyorum... Fikir ayrılığı, fikir çatışması tamam... Ama, ‘Beşiktaş Duruşu’ denilen tavra hiç yakışmıyor... İş yapan, iş beceren illaki de madalya ile taltif edilmez ki... Ne yaparsanız yapın, kendiniz değil Beşiktaş için yapıyorsunuz... Bunu bilin bari... Öyle değil mi, Sayın Demirören? > Şampiyon hoca gider mi? Hep söyledim, hep yazdım... Bazen kümde zor bırakan hoca kalır, şampiyon hoca gider diye... Kimseye anlatamadım...İşte Fabio Capello... Real Madrid’i dört sene aradan sonra, hem de büyük krizler yaşadığı bir sezonda şampiyon yapacaksın, sonra da gönderileceksin... Tıpkı Del Bosque (Real Madrid), tıpkı Gerard Houllier (Lyon), tıpkı Felix Magath (Bayern Münih) gibi ... Bilmem acaba hâlâ ders alınabildi mi ? > Yok deve! Şaştım... Sabah’ta bir haber; Fenerbahçe, Ümit Karan’ı alıyor... Yok canım, şakadır derken, başka gazetelere de yansıdı haber... Paralar bile yazıldı çizildi... Ümit’e 2 milyon, kulübüne sözleşmeden ötürü 3 milyon euro... Yani kafadan beş milyon euro... Derken; Kalli, Ümit’i idmandan çıkarıp, kafasını dinlemesini tavsiye etti. Sonra, araya Fenerbahçe Yönetimi’ne yakın kişilerin tebrik telefonları girdi... Fenerbahçe’nin yalanlama rekortmeni sitesinden de ilk günlerde tık çıkmadı.... Neredeyse oldu oluyordu... Sonra olmadı... Ben son yıllarda böyle trajikomik bir futbol filmi izlememiştim... Sonu kimin için mi hayırlı oldu? Bekleyin, görürsünüz... > Basketbola bu ayıp yakışmadı! Basketbol bizim ülkenin yüksek sosyete sporudur. Hoş son zamanlarda malum seyirci işgali ile ivme kaybetti ama en azından oyuncuları, teknik adamları, hatta bazı yöneticileri, hatta hatta bazı yazarı çizeri hâlâ eski etiketi taşıyabiliyorlar. Spor Sergi Sarayı akşamlarını anımsayanlar yukarıda yazdıklarımı yaşamışlardır. Şimdi gelelim sadede... Bu Basketbol Federasyonu ki, başında kariyerli bir eski basketbolcu vardır, koca Beşiktaş’ın yeni hocasını Lig Kurulu toplantısına almıyor... Birçok neden sıralandı. Ama benim aklım ermez... Çünkü ben, Ergin Ataman’a karşı, bu Federasyon’un içindeki bazı kişilerin tavırları görmüş, yaşamış bir kişiyim... Ergin Hocayı, hiç işlemediği bir suçtan az kalsın asacaklardı, ben görüntülerle kurtardım da, asıl suçlu iki ay ceza alabildi... Detay isteyene ‘buradayım’ diyor ve bu ayıbı basketbola hiç yakıştıramadığımı bir kere daha haykırıyorum... > Platine’ye yolculuk ne zaman? Hani Fenerbahçe, UEFA Başkanı Michel Platini’den randevu almıştı da, pek yakında gidecekti... Özellikle başkanın ajansı bas bas bağırmıştı. Temmuz’a da girdik... Ne ses, ne seda... Uçaklarda yer mi yok? Sakın diyorum, şu son Futbol Federasyonu Mali Genel Kurulu’nda okunan FIFA ve UEFA muhtıraları yüzünden vazgeçilmiş olmasın. Hayır, bir de Şenes Erzik açıklama yapıp, üstüne tuz biber ekmez mi? Ama olsun, siz gene gidin... Daha önce de yazdım; Platini, çok kibar, çok nazik biridir... Çayı, kahvesi de kalitelidir hani... İşte bunlara güleceksin Ankaralı bunlara...
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT