BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ABD’nin Gül’e bakışı

ABD’nin Gül’e bakışı

Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları, yurt dışında da ilgiyle takip ediliyor. ABD basınında Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığı ve Türk demokrasisi ile ilgili birbirinden ilginç yorumlar ve haberler yeralıyor. Türkiye’deki tartışmalar, Türk demokrasisinin geliştiğine, olgunlaştığına ve Batı standartlarına yaklaştığına gösterge sayılıyor.



Cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmaları, yurt dışında da ilgiyle takip ediliyor. ABD basınında Gül’ün cumhurbaşkanlığı adaylığı ve Türk demokrasisi ile ilgili birbirinden ilginç yorumlar ve haberler yeralıyor. Türkiye’deki tartışmalar, Türk demokrasisinin geliştiğine, olgunlaştığına ve Batı standartlarına yaklaştığına gösterge sayılıyor. ABD’nin önde gelen düşünce kuruluşlarında da seçimler sonrasında, üstelik tatil döneminin rehavetine rağmen, birçok Türkiye toplantıları yapıldı. Ülkemizle ilgili raporlar ve değerlendirmeler sürekli yenileniyor. Bu arada ABD yönetiminin resmi açıklamaları da oldu. Türkiye’deki demokratik sürecin anayasaya uygun olarak sürmesinden duyulan memnuniyet belirtildi. Ayrıca, laik ve demokratik sistemin kuralları içinde işlemesinin önemine vurgular yapıldı. Başkan Bush telefonla Erdoğan’ı arayarak seçim başarısını kutladı. Bunlar normal açıklamalar ve resmi tavırlar. Zaten Amerikalı yetkililerin bu çerçevenin dışına çıkarak, Türkiye’nin iç meseleleri hakkında yorum ve değerlendirme yapmaları da sözkonusu olamaz. Yunan gazetesindeki açıklamalar Ancak ABD dışişleri bakanlığı müsteşar yardımcısı Matt Bryza’nın bir Yunan gazetesinde yeralan açıklamaları, epey gürültü kopardı. Zira Yunan gazetesine göre Bryza, resmi hüviyetine rağmen, bir başka ülkenin iç meseleleri ile ilgili olarak değerlendirmeler yaptığı gibi, -haddini çok aşarak- Gül’ün cumhurbaşkanlığına seçilmesinin Türkiye’de gerilimi artıracağını” da söylüyordu. Bu alışılmadık ve ilginç bir durumdu. Ayrıca diplomatik teamüllerin dışındaydı ve çok yakışıksızdı. Önceki günkü basın toplantısı sırasında dışişleri sözcüsü Sean McCormack’a Bryza’nın açıklamalarını sordum. “Müsteşar yardımcınızın, Yunan gazetesinde yayımlanan, ‘Gül cumhurbaşkanı seçilirse ülkede gerilim artar, birçok güçlük ortaya çıkar!’ açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” dedim.. Sözcü, “açıklamalardan haberinin olmadığını, Matt Bryza ile görüşeceğini, eğer kendi resmi ifadelerinden farklı bir durum varsa yazılı bir açıklama yapacağını” belirtti. Ayrıca bu haberi Yunanlı gazeteci Lambros mu yazmış diye gülerek ve kinayeli konuştu. Öte yandan bir başka gazeteci de sözcüye Gül’ün adaylığı ile ilgili tartışmaları, askerlerin müdahalesini, demokrasi dışı zorlamaları sordu. Sözcünün bu soruya cevabı ise açık ve netti. McCormack, Türkiye’nin iç meseleleri hakkında yorum yapmayacağını vurguladıktan sonra, “Biz Türkiye’nin laik demokrasisine güven duyuyoruz. Türk parlamentosu ve halkı cumhurbaşkanının kim olacağına karar verecektir. Çeşitli görüşlerin olması ve tartışmalar, Türk demokrasisinin aynen Batı’da, ABD’de olduğu gibi fonksyonel olduğunun göstergesidir! Türkiye’de politik sistem, anayasal düzen içinde sağlıklı biçimde işliyor.” dedi. Matt Bryza yalanlıyor Öte yandan Matt Bryza da Yunan gazetesinde kendisine atfen yayımlanan sözkonusu açıklamaları yalanlıyor. Bir Türk gazetesine”Tamamen uydurma, bir çılgınlık! Bunları nasıl söylerim?” diyor. Ayrıca, Abdullah Gül’ün saygın bir dışişleri bakanı olduğunu vurgulayarak, “ Kimin cumhurbaşkanı olacağı bizim işimiz değil. Cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye’nin iç meselesidir. Cumhurbaşkanının kim olacağına Türk Parlamentosu karar verir. “ şekilinde konuşuyor. Matt Bryza, Türkiye’yi yakından tanıyan birisi. Bakü-Ceyhan boru hattının hayata geçirilmesinde, ta Clinton döneminden beri katkıları oldu. Ayrıca hem Clinton hem Bush yönetimlerinde kritik görevlerde bulundu. Bayan Rice Ulusal Güvenlik Danışmanı iken de onunla birlikte Beyaz Saray’da çalıştı. Rice Dışişleri Bakanı olunca, bakanlığın Avrupa ve Kanada’dan, enerjiden sorumlu müsteşar yardımcılığına getirildi. Washington’daki Rum ve Yunan lobisi kendisini, “Türkiye dostu olmakla ve tarafsız davranmamakla” devamlı suçlar. Hatta aynı lobi Bryza’nın muhtemel bir Kıbrıs Rum kesimi ABD büyükelçisi olmasını önlemek için de sürekli çalışıyor. Zaten Bryza, seçimlerin hemen sonrasında 23 Temmuz Pazartesi günü Washington Enstitüsü’ndeki Türkiye toplantısında yaptığı konuşmada da, “Türkiye’nin iç meseleleri ile ilgili değerlendirme yapamayacağını, ama seçimlerin demokratik ve anayasal sistem içinde gerçekleşmesinden memnuniyet duyduklarını, Türk demokrasisine güvendiklerini “ vurgulamıştı. Abdullah Gül nikah şahidi mi olacak Matt Bryza, Hudson Enstitüsü Türkiye Araştırmaları direktörü Zeyno Baran ile nişanlı. Ay sonunda Türkiye’de evleniyorlar. Kendisiyle Washington Enstitüsü’nde kısa bir sohbetimiz olmuştu. O zaman, “düğün ne zaman? Nikah şahidiniz Abdullah Gül olacakmış. Doğru mu?” demiştim. Bryza , “Abdullah beyi de davet edeceklerini” söylemişti. Ben de o zaman “Yani Cumhurbaşkanı Gül, nikahınıza geliyor “ demiştim. Matt gülerek, “Öyle mi? Büyük onur duyarız!” şeklinde konuşmuştu. Neyse, onlar eriyor muradına, biz çıkalım kerevetine... Bakalım Gül, Bryza’nın nikah şahidi olacak mı? Bu arada müsteşar yardımcısının, kendisinin de yalanladığı gibi, Yunan gazetesine öyle konuşmuş olması esasında kuşkuyla karşılanmalıydı. Ama Türkiye’de bazı köşe yazarları, haberin doğru olup olmadığına bakmadan, Yunan gazetesinde yazılanları esas alarak, Bryza’ya çok sert eleştirilerde bulundular. Keşke, doğruluğunu bir de Amerikan kaynaklarından araştırsalardı.. Bunun bir Yunanlı gazeteci çarpıtması olabileceği ihtimalini dikkate alsalardı.. Öte yandan bir başka gerçek de şu: ABD yönetimleri, Türkiye’de kim iktidarda olursa olsun, kim cumhurbaşkanı seçilirse seçilsin, onunla çalışırlar. Türk-Amerikan ilişkilerinin seyri ve istikameti -şahıslarla ve farklı iktidarlarla- değişmez. Zaten Amerikalı yetkililerin Türkiye’nin iç meselelerine müdahil ve taraf olmaları çok aykırı bir durumdur. Ne diplomatik teamüllere uyar; ne de Türk-Amerikan stratejik ilişkilerinin işbirliği ivmesine katkıda bulunur. ABD’li yetkililerin defalarca resmi açıklamalarında da vurguladıkları gıbi, cumhurbaşkanlığı seçimi, Türkiye’nin bir iç meselesidir. Cumhurbaşkanının kim olacağına Parlamento karar verecektir. Türkiye’deki laik demokratik sistem, anayasa çerçevesinde gayet sağlıklı işlemektedir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86173
    % 0.12
  • 6.0522
    % -0.36
  • 6.7739
    % -0.49
  • 7.675
    % -0.61
  • 250.396
    % -0.35
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT