BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Toprak satıp IMF borcu ödemek

Toprak satıp IMF borcu ödemek

Başlıktaki yorumun -buna hezeyan da diyebiliriz- bana ait olmadığını belirtmeye gerek yok herhalde. Bu inciyi döktüren, profesör unvanlı, yani irfan ve iz’an sahibi olduğunu ummamız gereken bir akademisyen. Ulusalcı bir akademisyen dersek taşlar biraz daha yerine oturur belki de.



Başlıktaki yorumun -buna hezeyan da diyebiliriz- bana ait olmadığını belirtmeye gerek yok herhalde. Bu inciyi döktüren, profesör unvanlı, yani irfan ve iz’an sahibi olduğunu ummamız gereken bir akademisyen. Ulusalcı bir akademisyen dersek taşlar biraz daha yerine oturur belki de. Bir TV programında, “IMF’ye borcu ödemek için topraklarımızı yabancılara satıyoruz, üstelik borcumuz da artıyor; ülkemiz yok oluşa doğru gidiyor” derken fark ettim bu akademisyeni. “Bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkün olur” diyen veciz söz aklıma geldi. Neresinden tutup düzelteceğimi kestiremediğim bu ve benzeri yanlış algılar maalesef yaygın. İnsanların bir kısmı ülkede her şey satılıyor, hatta peşkeş çekiliyor zannediyor. Türkiye Cumhuriyeti tapu kayıtlarında ve T.C. kanunlarına göre yapılan bir mülk değişimi, bazılarının gözünde neredeyse vatana ihanet oluyor. Bir eski başbakanın eşi çıkıp, “İsrailliler Güneydoğuda arazi alıyorlar, yarın Filistin’de olduğu gibi o topraklara bayrak çekip bizim derlerse ne olur” diye vehimler sıralıyor. Güçlü devlet Güçlü devlet, korkmayan devlettir. Bu ülkede kanun varken, köklü bir devlet geleneği varken, yasaları uygulama ve denetleme gücü olan bir devlet varken, yabancılara mülk satışından neden korkulur ki? Bedelini ödeyerek ve kanunların gözetiminde mülk alan bir yabancı, işgalci değil yatırımcıdır. Bu ülkeye parasını emanet etmeye razı olan, bu ülkenin geleceğine güvenen bir yatırımcı... AK Parti hükümetini, kör bir mantıksızlık içerisinde “ülkeyi yabancılara satıyorlar” diye itham edenler, Türkiye’nin değerleri 2001 krizinde yerlerde sürünürken ne düşündüler acaba? Bu ülkede mülk, şirket, varlık satın alan yabancıların gerçek amacı, eğer gerçekten ekonomik işgal olsaydı, o günlerde çok daha kolay ve ucuza halledemezler miydi bu işi? O halde biraz mantık ve itidal ile bakarlarsa, işin özünde işgal, peşkeş gibi saçmalıkların değil, Türkiye’nin yatırımlar için bir cazibe merkezi olmasının ve yasal altyapıya güvenin yattığını göreceklerdir. Tabii idrak kanallarını ulusalcı sloganlar tıkamamışsa...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT