BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çankaya hepimizin

Çankaya hepimizin

ERDOĞAN: Çankaya Köşkü seçkinci bir grubun değil, 70 milyonluk Türkiye Cumhuriyeti’nindir...



> Sibel Tokgöz ANKARA- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili olarak “bir kale düştü” diyen kesimleri eleştirerek, “Çankaya şunun bunun veya belli bir seçkinci grubun değil. Bu Çankaya hepimizin, 70 milyonun, Türkiye Cumhuriyeti’nin” dedi. Başbakan Erdoğan, dün DSİ Konferans Salonu’nda düzenlenen Hizmet-İş Sendikası 10. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada cumhurbaşkanlığı seçimi tartışmalarına değindi. Hep birlikte saygı duyacağız 22 Temmuz’da yapılan seçim neticesinde halkın iradesinin tecelli ettiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, şöyle dedi: “Ülkemde maalesef hâlâ rejim kavgalarından bahsedenler, olmayan şeyleri varmış gibi gösterme gayreti içine girenler var ama halkın böyle bir sıkıntısı yok. Halkın böyle bir derdi yok. Hatta ve hatta köşelerinden ‘bir kale düştü’ diyecek kadar, maalesef, halkın iradesine saygısız davrananlar var. Bu kale kimin kalesiydi ki düştü? Veyahutta şu anda iktidarda bulunan kişiler kim? Bizler nereden geldik? Biz bu vatanın topraklarında doğduk büyüdük. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Bize iradesini koyanlar bu ülkenin evlatları. Düştü denilen kale neresi? Hangi kale düşmüş? Bu Çankaya kimin? Birilerinin mi, yoksa bu Çankaya 70 milyon vatan evladının mı? Çankaya, şunun bunun veya belli bir seçkinci grubun değil. Bu Çankaya hepimizin, 70 milyonun, Türkiye Cumhuriyeti’nin... Dolayısıyla, burada ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletin iradesinin tecelli ettiği makamda şu anda bir netice ortaya kondu ve bu neticeye de... Ben inanıyorum ki, hep birlikte saygı duyacağız ve ondan sonra da bizler şüphesiz ki o makamdan o arzuladığımız beklediğimiz saygıyı göreceğiz. Dışlamak, dışlanmak böyle bir ikilem bizim kitabımızda yok ama kitabında olanlar şu anda feveran ediyor.” Millet için el ele verelim Cumhurbaşkanlığı seçimi turlarında parlamentoya gelmeyen partileri eleştiren Erdoğan, “Parlamentoya gelmemenin, toplu sözleşmede masaya gelmemek gibi bir şey olduğunu, arada fark olmadığını” dile getirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimi oylamalarına katılmayan milletvekillerini eleştiren Erdoğan, “Sen oraya gelmediğin takdirde, seni oraya gönderenlere ihanet etmiş olursun. Saygısızlık etmiş olursun” diye konuştu. Erdoğan, şunları kaydetti: “Bir yanlış yapılıyorsa, eğer Başbakan olarak ben yapıyorsam, hükümetimiz yapıyorsa... O zaman, zaten inanıyorum ki, gelecek ilk seçimde milletim bana cezamı verir. Milletim beni buradan indirir. Ben de milletimi öper başıma koyarım ve köşeme çekilirim. Olay bu kadar basittir. Bu saygıyı milletine göstermekten aciz olan, bunun feveranı içinde olanlar da maalesef var. Ha, biz onları da saygıyla karşılıyoruz. Gönül, tabii, böyle olsun istemez. İstiyoruz ki, hep beraber el ele, omuz omuza bu ülkede birbirimize saygılı olalım. Sandığa kadar geldin. Millet iradesini ortaya koydu. Bir netice çıktı. Ondan sonra, milletimiz için, ülkemiz için, insanımız için el ele verelim, hayat standardımızı daha yükseklere çıkartalım. Lafla muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak olmaz.” Başbakan Erdoğan, dün akşam özel uçak “ANA” ile Trabzon’a uçtu. Erdoğan, Trabzon’dan Rize’ye geçti. > ‘70 milyonu düşünüyoruz’ Başbakan Erdoğan, konuşmasında, Türk Milleti’nin emeği ve alın terini en kutsal değer olarak kabul ettiği ve yücelttiği bir kültürden geldiğini dile getirdi. Erdoğan, “Emek hareketi, bize göre Türkiye’nin kalkınma hareketidir. Bugün üretimde, kalkınmada aldığımız mesafeyle övünüyorsak, yarınki Türkiye’ye umut ve güvenle bakıyorsak, bu başarıdaki en büyük pay sizlere, işçilerimize aittir. Türkiye’nin imkan ve kaynaklarını beraberce zenginleştirecek, beraberce paylaştıracağız. Sendikal hareketin önündeki bütün engelleri toplumun önündeki diğer bütün engeller gibi aşmak, emek hareketini hak ettiği konuma ulaştırmak bizim boynumuzun borcudur. Ancak sendikalar da bu noktada bize yardımcı olacaklardır” dedi. Sendikaların, taleplerinde Türkiye’nin imkanları ve gücünü göz önünde tutması gerektiği üzerinde duran Erdoğan, “Ben, bu ülkenin Başbakanı olarak, 70 milyonun hesabını omzunda hisseden bir insan olarak sizlerin mutlaka daha çok almanızı, daha çok kazanmanızı istiyorum ama ikimiz de gerçekçi olmak zorundayız. Bu kardeşiniz, bütün işçi kardeşlerimin, yani bütün vatandaşlarımın aynı zamanda emanetçisi durumunda” diye konuştu. Şartlar gözönünde tutulmalı Erdoğan, yarınların hesabının da iyi yapılması gerektiğini belirterek, “Bu ülke bizim, bu gemi bizim. Batarsak beraber batacağız ama selamete çıkarsak hep beraber çıkacağız. Toplumda huzur ve mutluluk yoksa çalışma hayatında da huzur ve mutluluk olmaz. Ötekinin mutluluğundan eksilterek mutlu olmayı değil, birlikte topyekun mutluluğu hedeflemeyiz. Ben buna inanıyorum” dedi. Problemleri uzlaşma ve diyalogla çözmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, diyalogun, müzakerenin ve uzlaşmanın önündeki engellerin kalktığını söyledi. Artık önünü görebilen bir Türkiye olduğunu anlatan Erdoğan, “Bütün bunlara rağmen, imkanlara rağmen problem çözülemiyorsa elbette eylem en demokratik haktır. Fakat daha konuşmaya başlamadan, müzakereyi açmadan, şartları masaya yatırmadan masayı terk etmek veya Türkiye’nin imkanlarını, şartlarını göz ardı edip olmayacakları istemek, kusura bakmayın, tribünlere oynamak olur” diye konuştu. Kendilerinden önceki hükümetler döneminde bankaların battığını ve bunun Türkiye’ye milyarlarca dolar yük getirdiğini de anlatan Başbakan Erdoğan, bu konunun üzerine gittiklerini söyleyerek, “Çiftliklerindeki tavuklara varıncaya kadar el koyduk” dedi. Erdoğan, “Konut Edindirme Yardımı kesintilerinin ödemesine yakında başlayacaklarını” da bildirdi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT