BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kayınvalidesinin kollarına atılıverdi

Kayınvalidesinin kollarına atılıverdi

Mümtaz Bey lafını bitirir bitirmez kapı çaldı. Yardımcı kadın ellerini önlüğüne kurulayarak koşturdu.



Mümtaz Bey lafını bitirir bitirmez kapı çaldı. Yardımcı kadın ellerini önlüğüne kurulayarak koşturdu. Serpil girdi içeriye önce. Siyah gözlüklerinin altında ağlamaktan davul gibi şiş gözleri belli oluyordu. Hadiye Hanım ve Mümtaz Bey ayaktaydılar. Sepil çaresizce baktı onların yüzüne. Dudakları titriyordu. Hadiye Hanım gözlerinin dolduğunu hissetti ve gayriihtiyari elini uzattı gelinine. Genç kadın bir anda atıldı kayınvalidesinin kollarına: - Anneciğim, siz benim annemsiniz artık, kimsem kalmadı benim... Hadiye Hanım bir yandan gelininin saçlarını okşuyor, bir yandan da sakin, insana huzur veren şefkat dolu bir sesle fısıldıyordu: - Hiç olur mu öyle şey, kimsem kalmadı denir mi? Ben de senin annenim, baban da baban... Hepsinden önemlisi seni çok seven bir kocan var. Bir de düşün, bir bebeğin olacak. Evlat olduğu zaman her şeyi, her acıyı unutturur sana göreceksin. Haydi bakayım, biraz toparlan, doğacak yavrunu düşün güzel kızım... Serpil gözlerini silerek uzaklaştı biraz kayınvalidesinden: - Haklısınız anne, bu arada ben bebeğimi unuttum. Doktora gitmemiz lazım. Dikkat etmeliyim, stresten uzak durmam lazım. Zafer yanlarına gelmişti: - Önce birkaç lokma bir şeyler yiyelim, sabahtan beri ağzımıza bir lokma koymadık. Serpil yüzünü buruşturarak başını iki yana salladı: - Zafer canım bir şey istemiyor inan ki... Genç adam kaşlarını çattı hemen. Sesi sertleşmişti: - Asla itiraz istemiyorum canım. Az da olsa bir şeyler yiyeceksin. Hadiye Hanım hemen atıldı, sevgiyle baktı gelinine: - Çok güzel yayla çorbası var kızım, biraz olsun içersin. Haydi gel biz gidelim odanıza, üzerini değiştirelim, rahat bir şeyler giy, istersen bir duş al... Kayınvalide ve gelin birlikte çıktılar salondan. Mümtaz Bey oğluna döndü: - Gel yavrum, otur şöyle, yoruldun sen de... Zafer babasının yanındaki koltuğa oturdu. Derin bir nefes aldı. Mümtaz Bey elini oğlunun elinin üzerine koyup birkaç kere vurdu: - Sabır! Her işin başı sabır oğlum, küllenecek bu acı, hangi acı geçmemiş ki, ama daha çok yeni, canı yanıyor şimdi kızcağızın, hiç kolay değil. - Bebek için endişeleniyorum baba, bütün bu yaşananlardan olumsuz etkilenir belki... Mümtaz Bey gülümsedi: - Bu kadar hassas olma bu konuda, sonra işin içinden çıkamazsın. Bir şey olmaz, Sen de sabretmesini öğren, düzelecek her şey, her geçen gün acıdan bir parça yok edecek... > DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT