BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nefes borusu

Nefes borusu

Size şöyle bir soru sorsam cevabınız ne olur:



Size şöyle bir soru sorsam cevabınız ne olur: Hangi gazeteler AK Parti’yi destekliyor? Hangi televizyonlar muhalefet ediyor? .... Övmenin ve yermenin incelikleri konusunda daha İngilizlerin eline su dökebilecek bir millet gelmedi. ABD süper güç olmasına rağmen bu konularda çok acemi. Oysa hep muhalefet ediyor görünerek iktidara çok iyi destek verilebileceği gibi, hep övüyormuş gibi yaparak muhalefet de edilebilir. AK Parti’nin hatalarından biri eleştiri kanallarını tıkaması oldu. İcraatlarıyla ilgili, belediyelerin uygulamaları ile ilgili eleştiri kanalları hep açık tutulmalıydı. Yalakalık eden medyanın görmediği haberler, kendi aleyhine gibi görünen haberler bile yine kendileri tarafından usturuplu şekilde medyaya servis edilseydi. yayınlanması örtülü şekilde teşvik edilseydi temel konulardaki desteğin bir anlamı olurdu. Eleştiri kanalları tıkandıkça rejim üzerinden yapılan sanal muhalefet başka konulardaki öfkeye de çıkış deliği oldu. .... 22 temmuz öncesinde acımasız şekilde, hakarate varan ölçüde muhalefet eden bir tv kanalı vardı. O yayınları o dönemde hep AK Parti’ye destek gibi görmüşümdür. Nefes borusu gibi olmuştur. Geçmiş dönemde diktatörlerin bile kendilerine muhalefet edecek öfkeleri, basıncı paratoner gibi üzerinde toplayıp zararsızca toprağa kaydıracak yetişmiş kadroları vardı. Bunalıp paratonerlere tutunanlar çarpılıyordu. Yahut düdüklü tencerelerin üzerindeki supap gibi, basınç belli bir noktaya gelince bu kontrollü kanallardan hava tahliyesi yapılıyordu. ... İngilizlerin “Emret Bakanım” dizisini seyredenleriniz olmuştur. Bakanıyla, başbakanıyla alay eden bir dizi.. Sonra bir benzeri bizde de yapıldı ya tutmadı, ya rahatsızlk verdi..kaldırıldı. Bu tarz diziler de aslında dolaylı propagandadır. Türkiye’de askeri konu alan ilk komedi dizisi Kemal Sunal’ın “Şaban Askerde” dizisidir. Eski alışkanlıklarınızla bakarsanız askeri küçük düşüren, askerle alay eden bir dizi olarak görürsünüz. İngiliz hinliği ile bakarsanız dolaylı bir propaganda olarak görürsünüz. Neticede bu işler bir ince sanat ve strateji..kabul etmek lazım. Beceremiyoruz, bunu da kabul etmek lazım.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT