BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tefekkür...

Tefekkür...

Tefekkür” fikrin düşüncenin batıldan hakka gitmesidir. Ve dahası çok az bir tefekkür, nafile ibadetten çok çok hayırlıdır. (Önü ve sonu yokluk olanın kemali, kendi yokluğunu anlamasıdır.) “İnsanın kemali fani olduğunu anlamasıdır.”



Tefekkür” fikrin düşüncenin batıldan hakka gitmesidir. Ve dahası çok az bir tefekkür, nafile ibadetten çok çok hayırlıdır. (Önü ve sonu yokluk olanın kemali, kendi yokluğunu anlamasıdır.) “İnsanın kemali fani olduğunu anlamasıdır.” Örneğin; birbirini itmeleri gereken protonlar (+ yüklü) atom çekirdeğinde bir arada nasıl olabilmektedir. Atom fiziği bilim adamı Wenner Heissenberg’e göre: Protona komşu olan nötrondan negatif bir eleman sıçrar. Bu eleman mezondur. Negatif yük kazanan proton nötron olur. Negatif yük kaybeden nötron protona dönüşür. Bu hadise saniyede milyarlarca defa tekrarlanır. Proton yanındaki protonu itmeye vakit bulamaz. Bu mezon alışverişi dursa kâinat saniyenin milyarlarca biri anında yok olur. Müspet ilim 20. asra kadar kâinatın değişmediğini sanıyordu. Bu fikri Aristo’ya dayandırıyordu. Kâinatın bir noktadan başlamış olması gerçeği ortaya çıkınca materyalist ve ateist felsefe çökmüştür. “Büyük patlama”dan önce zaman da mekan da yok idi. “Göğü biz kurduk ve onu elbette genişletmekteyiz.” (Zariyat Suresi 47. ayet meali) 20. asrın ortalarına kadar bilim dünyası kâinatın donuk, hareketsiz olduğunu zannederken, Edwin Hubble asrtro-fizikçi 1929’da kâinatın genişlediğini söyledi. Mademki her şey birbirinden uzaklaşıyor, kâinat genişliyor bunu tersine işlettiğimizde kâinatın sadece bir noktadan başladığını göstermektedir. O zaman bir başlatan vardır. “Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasını (dilerse) ona yalnızca (ol) der, o da hemen oluverir.” (Bakara Suresi 117. ayet meali) Bilim adamalarına göre yaklaşık 15 milyar yıl önce evrenin bütün maddesi toplu iğne başı hatta daha küçük (sıfır noktanın) patlaması ile bugünkü evren ortaya çıktı. Ateistlerin en ileri gelenlerinden İngiliz Fred Holl’un itirafı: “Big-Bang teorisi evrenin tek ve büyük bir patlamayla başladığını kabul eder. Ama bildiğimiz gibi patlamalar maddeyi dağıtır ve düzensizleştirirler. Halbuki big-bang yani büyük patlama çok gizemli bir biçimde bunun tam aksi bir etki meydana getirmiştir. Maddeyi birbiriyle birleştirecek ve yıldız topluluklarını meydana getirecek hâle getirmiştir. Bu muazzam patlama ile birlikte ortaya çok büyük bir düzen ortaya çıkmışsa, bu; patlamanın her anında, öncesinde ve sonrasında sonsuz büyük bir kudrete sahip bir varlığın bulunduğunu göstermektedir. İşte kıymetli okuyucularım hücreden atoma kâinattaki her şey Rabbimizin varlığına birer delildir. O noksan sıfatlardan münezzehtir. Hamd O’na mahsustur.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT