BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turnusol

Turnusol

Düne kadar sıkı birer AB taraftarıydılar. Tam üyelik müzakareleri başladığında köşelerinde, gazetelerinde güzellemelerden geçilmiyordu.



Düne kadar sıkı birer AB taraftarıydılar. Tam üyelik müzakareleri başladığında köşelerinde, gazetelerinde güzellemelerden geçilmiyordu. Aradan 4 yıl geçti ve dünün “AB muhibleri”, bugün Avrupa Birliğini neredeyse lanetli ilan edecekler. “Sözde taraftarlıktan” “gerçek muarızlığa” dönüşün sebebi ne peki ? Avrupa Birliği yetkililerinin, “kupür derlemesi” bir iddianameye dayanarak iktidardaki bir siyasi partinin kapatılmak istenmesini eleştirmeleri... Parlamento ve seçmen iradesinin yok sayılmasına, statükonun sivil siyaseti tehdit etmesine tepki göstermeleri... “Sahte muhibler” bu yüzden AB yöneticilerine koro halinde kızıyorlar. *** AB’li yetkililer ne diyorlar? “İktidardaki partiyi niyet okuyarak kapatmak demokrasiyle bağdaşmaz”. “Laiklik dayatılamaz, öncelik demokrasidir.” “Herkesi aynı biçimde düşünmeye, aynı ideolojiyi kabul etmeye zorlayamazsınız.” Sen misin bunları söyleyen! Modernliği ve ilericiliği kimselere bırakmayan “ bizim sahte AB muhipleri”, “siz kim oluyorsunuz da Türkiye’ye karışıyorsunuz” diye celallendiler. Kim olduklarına bakalım o halde: AB Komisyonu Başkanı Barroso, Avrupa Parlamentosu Başkanı Pöttering, AB Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiseri Rehn, AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Lagendijk... Kim oldukları yeterince açık, değil mi? *** AİHM türban konusunda karar verdiğinde “AB hukuku iç hukukun üstündedir, bu normları kabul etmeliyiz” diyenler, aynı AB demokrasi ve özgürlükler hakkındaki normları hatırlatıp parti kapatmaya karşı olduğunu gösterince bir anda AB karşıtı oluverdiler. Yazılarında, konuşmalarında Rehn’e, Barroso’ya hadlerini bildirmeye giriştiler. İçine düştükleri tutarsız ve çelişkili duruma bakar mısınız? Üstlerindeki demokratlık boyası dökülünce alttan çıkan jakoben statükoculuk nasıl da sırıtıyor. Lagendijk “karışamazsınız” diyenlere zihin açıcı bir cevap vermiş: “Eğer AB’ye girecekseniz, sizin iç işiniz bizim de işimizdir, tabi ki karışacağız.” Fazla söze gerek yok herhalde...
Reklamı Geç
KAPAT