BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fethin 555. yılında Fatih’i düşünmek

Fethin 555. yılında Fatih’i düşünmek

Son kararla Eminönü’nün de bağlanmasıyla Fatih kazası daha da büyüdü. Bütün tarihî yarımada Fatih oldu. Sarayburnu’ndan Edirnekapı’ya, Haliç’ten Yedikule’ye kadarki sur içi İstanbul’u bundan böyle Fatih.



Son kararla Eminönü’nün de bağlanmasıyla Fatih kazası daha da büyüdü. Bütün tarihî yarımada Fatih oldu. Sarayburnu’ndan Edirnekapı’ya, Haliç’ten Yedikule’ye kadarki sur içi İstanbul’u bundan böyle Fatih. Şehrin sahibi Şâh-ı Cihan Fatih Sultan Mehmed Han, merkezi Fatih’te yatmakta. Bu son kararla Bursa’daki ilk Sultanlarla Şam’daki Son İmparator hariç bütün Osmanlı Sultanları Fatih ilçesinde. Sultanlar, şehzadeler, evliya, ulema, Şeyhül İslamlar, camiler, sebiller, türbeler ve daha yüzlerce servet hepsi burada.. Topkapı Sarayı, Mukaddes Emanetler, müzeler, surlar ve hemen neyimiz varsa Fatih’te. Osmanlı Arşivi bile burada. Fatih, çeyiz sandığımız. Hazineyi Hassamız. Turist buraya geliyor. Bu şehir turistten kazanıyorsa, ana sebep Fatih. İki dini merkez de buradaydı. Topkapı Halifeyi Ruyi Zemin’in oturduğu yerdi. Patrikhane de Ortodoksların patriğinin. Bu şu demektir. İstanbul, Fatih’tir, Fatih İstanbul’dur. Şu son şekliyle Fatih, İstanbul’un kalbi olmuştur. Fakat, gelin görün ki kentin en ihmal gören, en bakımsız, en kimsesiz ve âdeta varoşlaşan beldesi de bura. Devletin, hükümetin azami hassasiyeti göstermesi gerekirdi. Çok yazdık, ilgililerle çok konuştuk ama herkesin aklı uydu kentlerde. On bin tane uydu kent Fatih’in bir semti edebilir mi, bir Sultanahmet Çeşmesi eder mi? Fatih varsa İstanbul var, gerçek bu. Fiili gerçekse dediğimiz gibi. Kaldırımları, dar ve bakımsız. Yolları ağaçsız. Her tarafta pis kokular saçan seyyar satıcılar. Adım başına dilenci. Işıklarda zoraki araba temizleyicileri. En küçük şehirde bile Çarşamba Pazarı benzeri bir Pazar kalmadı. Hâlâ sırtta hamalların taşıdığı tezgâhlar, hâlâ çadırlar, ipler, kazıklar. Haftada bir gün merkezi Fatih, asıl Fatih felç olmakta. Darüşşafaka Caddesinde Çarşamba günleri araba işlemesi mümkün değil. Pazar açılınca kaldırımları kamyon ve minibüsler işgal ediyor. Sair günler de trafik bir rezalet. İsteyen arabasını canı istediği yere park etmekte. Kaldırımdan inebilirsen in veya çık. Ne polis var ne zabıta. Hemen bütün il ve İstanbul ilçeleri semt pazarı meselesini çok medeni şekilde çözmüşler. Esnaf bu ilkellikten kurtarılmış. Burada ise bir asır önceki alışkanlıklar devam etmekte. Fatih’in dertlerini bilmek için Fatih’te yaşamak lazım. Mahalli Seçimler öncesi kanunlaşmasını talep ettiğimiz iki teklifimiz var: 1-Belediye başkanı hizmette kaldığı sürede ancak kendi belediye hudutları içinde oturabilir. 2-Fatih ilçesi için ayrıca başkan seçilmez. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, merkez ilçe olmak hasebiyle aynı zamanda Fatih Belediye Başkanıdır. İstanbul’un İslam Orduları tarafından fethedilmesini işaret ederek, bunu yapacak kumandan ve erleri mutlulukla müjdeleyen Sevgili Peygamberimize -aleyhisselam- minnet, “ya İstanbul beni alır veya ben İstanbul’u alırım” azmiyle bir çağı devirip yeni bir çağa mührünü vuran dâhi hükümdarla kahraman askerlerine şükran ve rahmet dileklerimizi arz ederiz 555. Yılda da İstanbul’un Türk ve Müslüman kalması niyazıyla. Ancak...imtiyazımızın olmadığını unutmayalım, nimet, kıymeti bilinmeyince elden çıkar. Dedemiz Fatih’in ismini taşıyan, kendisi yaşayan yerlerden memnun olmadığının hissedilmesi gerekir.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT