BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ONBİR AYIN SULTANI Ramazan

ONBİR AYIN SULTANI Ramazan

“...Anlatacağımız keramet yüzlerce kişinin gözleri önünde cereyan eder ki, bir gün büyük veli, cemaate namaz kıldırmak üzere, tam niyet edecekken, elini ileri doğru uzatır. Kollarından su ile birlikte bir balık da mescidin içine düşer...Herkes şaşkındır...”



Hazırlayan: M. Emin Arvas emin.arvas@tgrt.com.tr 27 Ramazan 1429 BÜYÜK VELİ SEYYİD TAHA-İ HAKKARİ HAZRETLERİ ZAMANININ EN ÜSTÜNÜ -2- “...Anlatacağımız keramet yüzlerce kişinin gözleri önünde cereyan eder ki, bir gün büyük veli, cemaate namaz kıldırmak üzere, tam niyet edecekken, elini ileri doğru uzatır. Kollarından su ile birlikte bir balık da mescidin içine düşer...Herkes şaşkındır...” SEYYİD TAHA-İ HAKKARİ BUYURDU Kİ: “Zikir yapılmaksızın yalnız rabıta ile Hakka kavuşmak mümkündür. Zikir ise, rabıtasız kavuşturucu değildir.” Dünyanın sıkıntılı, ehl-i sünnetin saldırılar altında bulunduğu bir dönemde, Allahü teâlanın insanlara lutf ederek yarattığı, bütün yüksekliklere kavuşan hocasının, üstünlüğünü: “Biz şehzadeleri eğiten bir hoca gibiyiz ki, geleceğin manevi sultanını yetiştiriyoruz.” diye methettiği, kendi zamanında bütün müminlerin manevi önderi olan Seyyid Taha-i Hakkari hazretlerini anlatmağa devam ediyoruz. Bir gün Resulullahın neslinden olan iki genç, Seyyid Taha hazretlerine altı katır yükü hediye götürmek üzere bir köyden geçerken, büyük veliye düşmanlığıyla bilinen Musa bey diye bir adam tarafından durdurulur ve katırları, yükleriyle gasbedilir. Haber Seyyid Taha hazretlerine ulaşınca, o, Musa beye: “Bana hediye getirilen yükler senin olsun. Fakat gasbettiğin katırları bu gençlere geri ver ki bunlar Seyyid’dir.” Musa beyin cevabı ise küstahça olur: “Söyleyin Seyyid Taha’ya, o bir iki dervişine mi güveniyor” deyip katırları geri vermez. Haber Seyyid Taha hazretlerine ulaşınca, büyük veli Allah için hiddetlenir ve talebelerine: “ Madem öyle o adam çarşambayı beklesin!” buyurur. Herkes o nasipsiz adamın büyük bir belaya tutulacağını bilmekle birlikte bir talebesi gidip, adamın penceresinden içeriyi gözlemeğe başlar. Çarşamba günü, Musa bey denen şahıs, Seyyid Taha hazretlerinin aleyhinde konuşurken, birden bire, “gözüm gözüm” diye böğürmeğe başlar. Bir müddet sonra kör olan bu adam, daha sonra ölür. Evlatları hemen Nehri’ye gelip katırları ve yükleri büyük veliye geri verirken, özür diler ve babalarının cenaze namazında bulunmasını istirham ederler. PEYGAMBERİ GÖRÜR Onları kırmayıp Musa beyin cenazesine giden Seyyid Taha hazretleri, cenazenin kapkara, kömür gibi olduğunu görür ve cenazeden sonra: “benim gelişimden zerre kadar faydalanmadı” buyurarak onun elim akıbetini haber verirler. Böylece Allahü teâlânın bir evliya kuluna düşmanlık etmenin cezasını, İbret-i alem olarak, böyle görür o nasipsiz adam. Zamanının en büyük velisi Seyyid Taha-i Hakkari hazretleri, bir gün mescitte iken, hanımı misafirlere ikram etmek üzere, kilerde bal küplerinden birisini açar ki, çok güzel olduğunu görür. Kendi kendine: “bunlar ağır ve özel misafirler için kalsın” deyip ağzını kapatır. İkinci bal küpünü açınca, bunu da aynı sebepten kapatır. Üçüncü bal küpünü açar ve misafirlere gönderir. Fatıma hanım daha sonra namaz kılar. Seccadenin üzerinde iken, ancak görenin anlayabileceği bir şekilde Resulullah efendimiz tecessüm ederler. O anda büyük bir heyecana kapılan ve toparlanan hanıma şöyle buyururlar: “Ey Fatıma! Sen balların güzel olanını, hep senin yanında kıymetli olanlar için saklarsın. Bilmez misin, belki senin yanında garip olanlar, bizim yanımızda daha azizdir.” Resulullahın bu emirleri karşısında, Fatma hanım feryad ederek kendinden geçer. Seyyid Taha hazretleri mescittedir. Talebelerine: “Gidin bakın Fatıma hanıma ne oldu” diye emrederken, tebessüm halindedir. Çünkü o yüksek vilayetiyle ve kalp gözüyle kilerde olanları görmüştür. Devrin sultanı bir gün hal ehli zatlara: “Şu anda dünyanın en büyük evliyası kutbu kimdir?” diye sorar. Onlar biraz tefekkürden sonra sultana: “Efendim şu anda zamanın kutbu Nehri’de bulunan Seyyid Taha-i Hakkari hazretleridir” diye cevap verirler. Sultan büyük veliye şöyle bir mektup yazar: Pek kıymetli, Seyyid Taha hazretleri. Bilirim ki şu anda maddi saltanatın payitahtı (yani başkenti) İstanbul’dur. Sizin de buraya teşrif etmenizi bekliyoruz ki, manevi saltanatın başkenti de İstanbul olsun.” Mektup Seyyid Taha hazretlerine ulaşınca büyük veli, Allahü teâlânın iradesiyle hareket ettiklerini beyan eden şu, mektubu sultana yazar:” Sultanım, sizin işiniz Müslümanları korumak ve devlet-i aliyyeyi ayakta tutmaktır. Bizim işimiz ise, Allahü teâlânın dinini insanlara öğretmek ve ehli sünneti yaymaktır. Size dualarımızı hiçbir zaman eksik etmeyiz.” Sultan bu mektubu alınca, tekrar pek muhabbet duyduğu büyük veliden, ısrarla İstanbul’a gelmesini rica eder. Seyyid Taha hazretlerinin bu mektuba cevabı, manevi görevinin tavizsiz bir şekilde yürütülmesi gerektiğini gösteren bir ciddiyettedir: “Sultanım size ve devlet-i aliyyeye duacıyız. Lakin çok fazla ısrar ederseniz, o duadan da mahrum kalırsınız.” Bunun üzerine devrin sultanı, büyük veliye bir mektup daha göndererek, muhabbetlerini ve ısrarından vazgeçtiğini ifade eder. KOLUNDAN BALIK DÜŞER Anlatacağımız keramet yüzlerce kişinin gözleri önünde cereyan eder ki, bir gün büyük veli, cemaate namaz kıldırmak üzere, tam niyet edecekken, elini ileri doğru uzatır. Kollarından su ile birlikte bir balık da mescidin içine düşer. Seyyid Taha hazretleri, herkesin şaşkınlık içinde kaldığı durumu, bir talebesinin sorusu üzerine şöyle açıklarlar: “İçinde talebelerimizin de bulunduğu bir gemi, Kızıldeniz’de batmak üzere idi. O talebemiz bizden yardım istedi. Biz de gemiyi düzelttik ve onları kurtardık”. O bütün dünyaya marifet ve ilim saçan, vakâr ve heybetinden mübarek yüzüne bakılamayan, ilahi nurun tecellisi olan, nice binleri vilayet makamına kavuşturan büyük veli bütün bunlarla birlikte tevazusu ve merhametiyle görenin aşık olduğu bir evliyadır. Ve ardında başta, kardeşi Seyyid Salih hazretleri olmak üzere, Seyyid Sıbgatullah hazretleri ve Seyyid Fehim hazretleri olmak üzere nice evliyalar bırakan büyük veli, 1852 yılında vefat eder, hayal aleminden hakikat alemine göçer ve Nehri’de ziyaret edenlerin büyük bereketlere kavuştuğu kabirlerine defnolunurlar. Onbir ayın sultanı ramazanın son cuma namazında milyonlarca Müslüman camilere akın etti. Son cuma da tıpkı ilk Cuma gibi muhteşem oldu. KADİR GECESİ VE RAMAZAN’IN SON CUMASI Camiler taştı Ramazan ayının son cuması aynı zamanda Kadir Gecesi’ne denk gelince, dünyanın dört bir tarafındaki camiler, Müslümanların akınına uğradı > Bekir Yeniay İSTANBUL “Bin aydan daha hayırlı olan” Kadir Gecesi, dün akşam İslam âleminde ve ülkemizde büyük bir coşku ve huşu içerisinde idrak edildi. Ramazan ayının son cuması aynı zamanda kadir gününe denk gelmesi dolayısıyla dünyanın dört bir tarafında camiler dolup taştı. Müslüman alemi, dünyanın dört bir tarafındaki camilere akın etti. Yediden yetmişe Müslümanlar camileri doldurdu. İçeride yer kalmayınca Müslümanların cami bahçelerinde ve yollarda saf tuttukları gözlendi. Ramazan-ı Şerif’in veda edişini haber verir nitelikte olan son cuma gününde mabedleri dolduran mü’minler huşu içinde cuma namazlarını kılarak Allahü tealadan af ve mağfiret diledi. İstanbul’daki Sultanahmet, Fatih, Eyüp Sultan, Beyazıt, Hırka-i Şerif gibi selatin camiler olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanındaki camiler avlularına kadar doldu taştı. Kadir gecesi dolayısıyla da İstanbul’da Başta Eyüp Sultan, Sultanahmet ve Süleymaniye camileri olmak üzere büyük camilerde, mevlithanlar tarafından mevlit ve Kur’an-ı Kerim okundu. Vatandaşlar, İstanbul’daki yağışlı havaya rağmen camileri doldurdu, namaz kıldı, dua etti. Âlemlerin Efendisi’nden MÜBAREK AY İslam, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir. Hadîs-i Şerîf SEADET-İ EBEDİYYE’DEN NAMAZ KILMANIN EHEMMİYETİ Namaz, İslam dininin direklerinden en ehemmiyetlisidir. Allahü teâlâ kullarının yalnız kendisine ibadet etmeleri için, namazı farz etti. Hadîs-i şerifte: “Allahü teâlâ, hergün beş vakit namaz kılmağı farz etti. Kıymet vererek ve şartlarına uyarak, hergün beş vakit namazı kılanı, cennete sokacağını, Allahü teâlâ söz verdi” buyuruldu. Namaz kılmak, Allahü teâlânın büyüklüğünü düşünerek, onun karşısında kendi küçüklüğünü anlamaktır. Hergün beş kerre, Rabbinin huzurunda olduğuna niyet eden kimsenin kalbi ihlas ile dolar. Namaz kılmak insanın Allahü teâlâya olan borcudur. Namazı kazâya bırakmak büyük günahtır. Resulullah “sallalahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki: “Namaz dinin direğidir. Namaz kılan, dinini doğrultmuş olur. Namaz kılmayan, dinini yıkmış olur.” KELÂM-I KİBAR Kalp kırmak, Allahü teâlânın lütfunu incitmektir. Neye uğrarsa uğrasın, salih kimse, asla kimseye kötü söylememeli ve lanet etmemelidir. İnsanların kabahatlerini açıklamamalıdır. Nizameddin Evliya hazretleri “rahmetullahi aleyh” BİR YUDUM TAT Bülbül Konağı Süre:70 dk - 8 Kişilik MALZEMELER: * 1 adet yumurta * 1 paket margarin * 1.5 çorba kaşığı yoğurt * 1 çorba kaşığı sirke * 1 paket kabartma tozu * 1 kase ceviz * Sıvı yağ * Alabildiği kadar un ŞERBET İÇİN: * 5 su bardağı şeker * 5 badak su * Çeyrek limon HAZIRLANIŞI: * Ön hazırlık olarak, verilen malzemeyle şerbeti hazırlayın. Şekeri, suyu tencereye koyup kaynatın. Ateşten almaya yakın limonu içine atın. Ateşten alarak, soğumaya bırakın. Hamuru yoğuracağınız kaba yoğurdu, eritip soğuttuğumuz margarini, yumurtayı, sıvı yağı ve sirkeyi alın. Azar azar unu ve kabartma tozunu ilave ederek, kulak memesi kıvamında, bir hamur elde edin. Hamuru iki eşit parçaya bölün. İlk parçayı, merdaneyle yarım parmak kalınlığında açın. Açtığınız hamurdan, su bardağı yardımıyla yuvarlak parçalar çıkartın. Hamurdan ayırdığınız ikinci parçayı da aynı şekilde açın. Su bardağıyla birinciye eşit sayıda yuvarlaklar kesin. İkinci parçadan kestiğiniz parçaların ortasını küçük bir kapakla kesip, çıkartın. Simit şeklindeki ikinci parçaları, birincinin üzerine yumurta akı sürerek yapıştırın. Havuz şekli alan tatlılarınızın boşluklarına birer yarım ceviz içi yerleştirin. Hafifçe yağlanmış tepsiye tatlıyı dizin. Fırına sürmeden önce üzerine yumurta akı sürün. Tatlınızı orta ısıda pişirin. Tatlılar fırından çıkar çıkmaz, şerbeti üzerlerine gezdirin.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 108594
    % -0.02
  • 3.4937
    % -0.05
  • 4.1108
    % -0.52
  • 4.4876
    % -0.5
  • 144.69
    % -0.36
 
 
 
 
 
KAPAT