BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MİHAİL SAAKAŞVİLİ Kendi etti halkı buldu

MİHAİL SAAKAŞVİLİ Kendi etti halkı buldu

Mişa, Batılılara maşa olmanın bedelini ağır öder, şaşaa ile getirildiği iktidarı acemice kullanır, halkını zora sokar.



Mihail Saakaşvili 69 doğumlu bir çocuktur. Sıradan bir hukuk mezunudur ancak mastırını New York’da, doktorasını Washington’da yapınca sınıf atlar. Strasburg Uluslararası İnsan Hakları Enstitüsü’nden de diploma alır, kenara koyar. Amerika’da bulunduğu yıllarda bazı amcalarla ilişki kurar, çıtayı yükseltir. Siyasete soyunur ve henüz 26 yaşında (1995) parlamentonun Hukuk Komitesine başkanlığını kapar. İşi kuralına göre oynar, 30 yaşında milletvekili, 31 yaşında Adalet Bakanı olmakta zorlanmaz. ZOR COĞRAFYA Abhazya ve Osetya meselesi taaa Stalinli yıllara dayanan bir yaradır. Her ne kadar ‘komünizmde din ve millet yok’ deniyorsa da Gürcü asıllı Stalin soydaşlarını kayırır. Abhazya ve Osetyanın yarısını Gürcistan’a bağışlar. Dahası bereketli topraklar üzerinde oturan Ahıskalıları gecenin köründe evlerinden kaldırıp, Asya bozkırlarına yollar. Abhazların savaşçılıkları malum, 1993’te bir avuç Abhaz (biraz da Çeçenlerin yardımıyla) kendilerinden 40 kat kalabalık Gürcistan’a kök söktürür tartışmasız bir zafere imza atarlar. Eduard Şevardnadze dengeleri kollayan bir isimdir, belki de üzerlerine gitmekten kaçar. Mişa onu ürkeklikle korkaklıkla suçlar. Genç politikacıya göre koca Gürcistan 40-50 bin Abhaz (Aslında yüz bin) karşısında yenilmeyi kabullenemez, Osetiler dayağı çoktan hak etmiştir ayrıca. Ama yanı başında Rusya denen bir dev vardır ve neye nasıl tepki verileceği belli olmaz. SOROS’UN PARASIYLA Batılılar da Mişa’ya oynar, acemi delikanlıyı başa getirme kararı alırlar. Ünlü Macar Yahudisi George Soros, spekülasyonlardan kazandığı kirli paraları kapitalizmin emrine açar. Elbette Robin Hood değildir, maksadını ustalıkla saklar. Ortaya yeşil yeşil dolarlar saçılır, yandaş medya Mişa’yı 9 sütuna manşet yapar. Ülkenin en büyük derdi yolsuzluktur. Çeteleşen polislere kimsenin gücü yetmez. Mişa bu mevzu üzerinde durur ve kısa zamanda büyük taban bulur. Hani yakışıklıdır da... Boy onda pos onda. Amerikan aksanı ile İngilizce şakırdar, genç kızlar ona bayılırlar. Mişa da her siyasetçi gibi daha fazla hürriyet, daha fazla refah ve daha şeffaf yönetim vaad eder. Amerika’ya yakın durduğunu da saklamaz. Gürcistan dediğin 4,5 milyon nüfuslu bir ülkedir, kolay yönlendirilir. Nitekim Birleşik Ulusal Hareket, Haziran 2002 mahalli seçimlerinden zaferle çıkar. KADİFE DEVRİM 2003’te yapılan parlamento seçimlerinden sonra Eduard Şevardnadze’nin sandıklarla oynadığını iddia eder ve iyi tanıdığımız senaryoyu sahneye koyarlar. Mişa halkı sokağa çağırır. Müzik grupları, aydınlar, konvoylar, kornalar.... Kavuniçi flamasını kapan meydana çıkar. Batı, “Gül Devri”mine methiyeler yağdırır. Eh Şevardnadze’ye de bırakıp gitmek kalır. Bütün bunlar Rusya’nın canını sıkar. Gürcistan önemli petrol yolları üzerindedir zira. Mişa Ocak 2004’te yapılan seçimleri rahat kazanır. İlk işi Gürcistan bayrağını değiştirmek olur. Nüfusunun dörtte biri Müslüman olan bir ülkede beş haçlı bir bayrak! Bunu Ortaçağ’da haçlı şövalyeleri kullanmıştırlar. Henüz 36 yaşında başkanlık koltuğuna oturur ama dolduramaz. Millet onun içi boş söylemlerinden çabuk sıkılır ve muhalif gösteriler başlar. Mişa, Kasım 2007’de istifa eder, pılıyı pırtıyı toplar ancaaak... Ancak onu oraya oturtan güç “Dur bakalım nereye gidiyorsun” der ve uğruna dökülen dolarların hesabını sorar. Ocak 2008’de yapılan devlet başkanlığı seçimlerini % 53 gibi ciddi bir oy oranıyla kazanır ama yapılan hileler AGİT gözlemcilerinden kaçmaz. Bu dönemde Rusya ile münasebetler kopar. En önemli ihraç kalemlerinden şarap bile ellerinde patlar. Türkiye ile ilişkiler nispeten artar, Sarp Kapısına çeki düzen gelir, Ankara ile sıcak temaslar kurar, her siyasi gibi o da “Mustafa Kemal’e hayranım” der, boncuk dağıtmaya bakar. Bu arada Türk iş adamları yatırıma başlar. Gürcü ordusunu TSK eğitir, askeri malzeme temin edilir. Hepsi bir yana Gürcistan NATO’ya girebilmek için bize muhtaçtır ve Mişa bunun için yanıp tutuşmaktadır. Genişlemeyi düşünen NATO, müttefik olarak Gürcistan’ı münasip bulur ve tarih olarak 2008 konuşulur. İLİAN’IN EMRİNDE Ancak ülke “Gül Devrimi” ile güllük gülistanlık olamaz. İnsanların hayat standartları değişmez, aksine kasvet, gerginlik artar. Yolsuzlukla savaş programı tavsar, bu defa musluğun başına Mişa’nın yandaşları oturur. Ülkede yaşayan 1.5 milyon Müslüman yok sayılır. Maceracı bir rahip (İlian Meore) devletin bütün imkanlarını kullanır. Tek bir Hıristiyanın bile yaşamadığı beldelere papaz okulları, kiliseler açar, dağ başlarına devasa haçlar dikip Müslümanların nasırına basar. Müslüman Gürcüler için devlet memuru olmak hayaldir, müracaat edenlere açıkça “Hıristiyan ol” denir, “sonra!” Batum Merkez Camii’nde herhangi bir namaz vakti gidin muhteşem bir kalabalık göreceksiniz. Yüzlerinden nur damlayan insanlardır bunlar, karınca ezmeyen, kul hakkından korkan... Ama devleti tarafından itilen, hor görülen, aşağılanan... ÇILGINCA KUMAR Mişa olgun ve sabırlı Müslümanları kaale bile almaz. Hesaplarını hep Abhaz ve Osetileri hizaya sokmak üzere yapar. Ortodoks militanlar 100 bin Abaza öldürmek için 100 bin Gürcü feda olsun diye haykırırlar. Basiretsiz lider ansızın saldırmayı hesaplar. Rusya “neler oluyor” diyemeden NATO şemsiyesi altına sığınacak, Moskova’ya el sallayacaktır aklınca... Putin’in tavrını “blöf” olarak değerlendirir, kulak asmaz. Nitekim “Osetya’yı özgürleştiriyoruz” diyerek sivil hedefleri vurmaya başlar, evler ahırlar yanar, okullar çocuklar... Sonrasını biliyorsunuz, Rusların tepkisi ağır olur, tükürdüğünü yalatırlar. Canlı yayında kravat kemirtirler. Savaş Abhaz ve Osetilere yarar, hem yerli Gürcülerden kurtulur, hem de bağımsızlık yolunda büyük bir adım atarlar. Dimitri Medvedev, Mihail Saakaşvili artık muhatabımız değil, der zira artık o siyasi bir mevta... Hani eden bulur derler ya... Gürcistan’daki sıkıntıyı, Ortaçağ Gürcü krallığının 5 haçlı bayrağına dönen bayrakları ele veriyor. Mihail Saakaşvili’nin akıl hocası Rahip İlian Gürcistan’da Müslümanlar kalabalık. Batum Merkez Camii’nde herhangi bir namaz vakti gidin muhteşem bir kalabalık göreceksiniz. Ama yok sayılıyorlar. Gürcü’nün gücü Gürcü’ye yetiyor Ortodoks Gürcüler, Müslüman Gürcüleri bunaltıyor. Acara Özerk Bölgesi “uslu çocuk” olmanın bedelini ödüyor? 2006 sayımı ile nüfusu 4.661.473 olarak belirlenen Gürcistan’ın ekseriyetini Gürcüler teşkil eder. Lakin bunların arasında Acaralar, Lazlar, Megreller, Svanlar da vardır. Azeriler % 7 ile en güçlü azınlıktır, sonra Ermeniler gelir. Rus, Abhaz ve Osetilerin sayıca bir ağırlıkları yoktur ama dik dururlar. Halbuki Müslümanlar (Gürcü asıllı, Abhaz asıllı, Oset asıllı, Sünni Azeriler, Çeçenler, Kabardeyler, Türkler ve Tatarlar) nüfusun dörtte birini teşkil etmelerine rağmen ciddiye alınmaz, en tabii haklardan mahrum bırakılırlar. Müslümanlar “uslu çocuk” olmanın bedelini öder, yok sayılırlar. Halbuki Acara Özerk Cumhuriyeti’nde ve Marnevur’da (Tiflis yakınlarında) yaklaşık 1.5 milyon Müslüman yaşar. Bunun önemli bir kısmı Gürcü asıllıdır, yani iktidardakilerle aynı kandan... Gürcistan Dostluk Derneği Başkanı Ali Rıza Altunel: Devlet Hıristiyan olmayanı dışlıyor Son gelişmeler hakkında görüşlerine başvurduğumuz Gürcistan Dostluk Derneği Başkanı Ali Rıza Altunel bakın neler anlatıyor: Mâlum Gürcistan yakın bir zamanda bir felaketle maruz kaldı. Abhazya’dan Müslüman Hıristiyan bütün Gürcüler sürüldüler. Ki bunların sayısı 240 bini aşıyor. Osetya’dan da 40- 50 bin Gürcü yeri yurdu evi barkı bırakarak göçmek zorunda kaldı. Şu anda ser sefil Gürcistan’a sığındılar, zor şartlarda hayat mücadelesi veriyorlar. Biz bu bölgeye insani yardım yolluyoruz. DAYANILIR GİBİ DEĞİL Mevcud Gürcistan idaresi Ortodoks Hıristiyan anlayışı önde tutan bir yönetim sergiliyor. Kardeş ve komşu Türkiye’de Gürcistan’ın nüfusu kadar Müslüman Gürcü var. Gürcistan hükümetinin artık diğer dinlerin temsilcilerini de muhatap almalı. Bu temasımızı artırır ki iki tarafa da yarar. Devlet daireleri Müslümanlara kapalı, kamuda asla vazife alamıyorlar. Zaten umumiyetle kırsal kesimde, yüksek bölgelerde yaşıyorlar. Hizmetten mahrumlar, yol yok, hekim yok, ürünleri para etmiyor. Gürcistan resmi Ortodoks anlayışı çok bağnaz, onları dışlıyor. Türkiye’deki Gürcüler olarak olup biteni dikkatle izliyoruz. Üzülerek söylüyorum, çaresizlikten din değiştiren çocuklarımız var, aslında Hıristiyan olmuyor, öyle görünüyorlar. Bu sağlıksız bir gelişme ileride yeni problemlere yol açacak. Evet biz Rus- Osmanlı Savaşı ile göçtük. Artık vatanımız devletimiz belli ama geldiğimiz topraklara da bigane kalamayız. Soydaşlarımızı kederli günlerinde yalnız bırakacak değiliz ya... Ramazan vesilesiyle hayır sahiplerine duyurmuş olalım...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 109330
    % -0.31
  • 3.867
    % -0.62
  • 4.5554
    % -0.6
  • 5.158
    % -1.19
  • 156.209
    % -0.25
 
 
 
 
 
KAPAT