BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hu­şu­ya ma­ni o­lan şey­ler...

Hu­şu­ya ma­ni o­lan şey­ler...

İmam-ı Ga­za­li haz­ret­le­ri bu­yu­ru­yor ki: “Na­maz­da hu­şu esas­tır. Bu­na ma­ni olan her şey­den ka­çın­ma­lı­dır. Mes­cid­ler­de­ki na­kış ve iş­le­me­ler, na­maz kı­la­nın gö­zü­ne do­ku­nur, onu meş­gul eder, hu­şu­ya ma­ni olur­sa, na­ma­zın se­va­bı aza­lır. Bu­nun ve­ba­li o süs­le­ri ya­pan ve kul­la­na­na­dır.



İmam-ı Ga­za­li haz­ret­le­ri bu­yu­ru­yor ki: “Na­maz­da hu­şu esas­tır. Bu­na ma­ni olan her şey­den ka­çın­ma­lı­dır. Mes­cid­ler­de­ki na­kış ve iş­le­me­ler, na­maz kı­la­nın gö­zü­ne do­ku­nur, onu meş­gul eder, hu­şu­ya ma­ni olur­sa, na­ma­zın se­va­bı aza­lır. Bu­nun ve­ba­li o süs­le­ri ya­pan ve kul­la­na­na­dır. Ar­ka­daş­la­rı İsa aley­his­se­la­ma de­di­ler ki: - Şu ma­bed, ne ka­dar da gü­zel bir sa­nat ese­ri­dir, ne gü­zel tez­yi­nat­lı bir şe­kil­de ya­pıl­mış. İsa aley­his­se­lam bu­yur­du ki: - Al­la­hü teâ­lâ, bu ma­bed­de taş üs­tü­ne taş koy­maz, hep­si­ni ha­rap eder. Si­zin hay­ran ol­du­ğu­nuz süs­le­re Al­la­hü teâ­lâ kıy­met ver­mez. Re­sul-i ek­rem efen­di­miz, Me­di­ne mes­ci­di­ni in­şa eder­ken, Ceb­ra­il aley­his­se­lam ge­lip, “Na­kış­sız ola­rak ya­pın!” de­di. Zih­ni meş­gul eden şey­ler üze­rin­de me­se­la na­kış­lı sec­ca­de­de na­maz kıl­mak mek­ruh­tur. Sec­ca­de­ler sa­de ol­ma­lı­dır. Üze­rin­de İs­lam ya­zı­sı ve­ya Kâ­be-i şe­rif, ca­mi gi­bi muh­te­rem şey­le­rin re­sim­le­ri bu­lu­nan sec­ca­de­yi ye­re ser­mek tah­ri­men mek­ruh­tur. Böy­le sec­ca­de­yi ne mak­sat­la olur­sa ol­sun ye­re ser­mek, mü­ba­rek ya­zı­ya, res­me ha­ka­ret olur. Na­ma­zı­nı, üze­rin­de ya­zı, her cins re­sim bu­lun­ma­yan, te­miz bir bez ve­ya tek renk­te sec­ca­de üze­rin­de kı­lar­san se­va­bı da­ha faz­la olur. Na­maz için kul­la­nı­la­cak sec­ca­de­le­rin en fa­zi­let­li­si, yer­den bi­ten bir mah­sul­den imal edil­miş ola­nı­dır. Ot üze­rin­de kıl­mak da se­vap­tır. Kal­bi meş­gul eden, hu­şu­yu gi­de­ren şey­ler ya­nın­da, me­se­la süs­lü şey­ler kar­şı­sın­da, oyun ve çal­gı alet­le­ri­nin bu­lun­du­ğu yer­de ve ar­zu et­ti­ği ye­mek kar­şı­sın­da özür­süz kıl­mak mek­ruh­tur. Emîr’ül-Mü’mi­nin haz­re­ti Ali, na­maz vak­ti gi­rin­ce ha­li de­ği­şir, ren­gi atar ve tit­rer­di. Se­be­bi so­rul­du­ğun­da şu ce­va­bı ver­miş­tir: “Bil­mez mi­si­niz ki, bu va­kit, Al­lah’ın se­mâ­vât ve ar­za arz edip de on­la­rın yük­len­mek­ten ka­çın­dı­ğı bir emâ­ne­tin edâ vak­ti­dir! Ben bu emâ­ne­ti yük­len­miş bu­lu­nu­yo­rum. Yük­len­di­ğim bu ilâ­hî emâ­ne­ti en gü­zel bir şe­kil­de edâ edip et­me­di­ği­mi de bil­mi­yo­rum!” >> Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT