BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kriz, kadınları oburlaştırdı

Kriz, kadınları oburlaştırdı

Doktorlar kadınların stresli iken daha çok yediklerini söylüyor. Çelebi Gıda Genel Müdürü Hüseyin Genç de, ‘atıştırma’ artışını doğruluyor. Sonra da yemek isteyenlerin yüzde 60’ının kadın olduğunu...



Doktorlar kadınların stresli iken daha çok yediklerini söylüyor. Çelebi Gıda Genel Müdürü Hüseyin Genç de, ‘atıştırma’ artışını doğruluyor. Sonra da yemek isteyenlerin yüzde 60’ının kadın olduğunu... Sunuş Kadın bu. Hissidir. Bünyeleri hem duyarlı, hem de hassas olduğu için olaylara tepkileri de farklı oluyor. Ölüm gibi acı hadiseler karşısında yemeden içmeden kesilir; kriz gibi olaylar da ise tepkilerini çok yemek yemekle ortaya koyarlar. Prof. Dr. Mehmet Öz, “Aman ha” diye sesleniyor kadınlara ve şu öğüdü veriyor: “Aşırı yiyip kilo almayın!” Çelebi Gıda Grubu Genel Müdürü Hüseyin Genç gıda sektörünün önde gelen yöneticilerinden biri. O, “Biz henüz bu eğilimi görmedik” diyor. Ama, kadınların böyle bir tepkisi olduğunu da kabul ediyor. Arkadaşımız Metiner Sezer’in sorularını cevaplandıran Hüseyin Genç, krizin kadınlar üzerinde olumsuz etki yaptığını ve onların ha bire atıştırmak gibi bir alışkanlık elde ettiklerini söyledi. Ayrıca, Genç; sektörün içinde bulunduğu durumu ve geleceğini yorumladı. Ünlü Kalp Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Öz Amerikan halkına kendini öyle kabul ettirdi ki, onların hem doktoru, hem diyetisyeni, hem de spor danışmanı olup çıktı. Son günlerde krizle cebelleşen Amerikalı kadınlara Öz, “Parayla ilgili stresiniz daha çok kurabiye ve cips yemenize, dolayısıyla da belinizin kalınlaşmasına neden olur. Dikkat edin” tavsiyesinde bulundu. Türkiye’de durum ne acaba? Yeme içme sektörünün önde gelen isimlerinden Çelebi Gıda Grubu Genel Müdürü Hüseyin Genç’e sordum bu soruyu. “Siz de gördünüz mü bu iddianın emarelerini?” “Doğru tespit” dedi Genç. “Kadınlar gergin olduklarında genellikle bir şeyler atıştırırlar. En başta çikolata ve gofret.” Hissi olmaları neden oluyormuş buna. “Bir nevi “duygusal yiyici” de diyebiliriz onlara. Da... Hüseyin Genç esnaf adam. Öz gibi doktor değil. Soruyu cevaplandırırken daha dolambaçlı bir yol izlemeye özen gösterdi. Kadın müşterilerini kırmak istemiyor tabii. Genç’in yorumu özetle şöyle oldu: “Gündelik hayatta bir şeyler atıştırıp atıştırmadıklarını bilemem tabii ama yemek hususunda eski alışkanlık devam ediyor. Krizin çok ciddi boyutlarda olmadığını düşünüyorum. Kadınlar duygusal yemek yiyici insanlar. Yakınlarını kaybettiklerinde falan yemekten kesiliyorlar da iş strese gelince, hınçlarını yemekten alıyorlar adeta.” > Kriz, piyasaya geldiyse bile yeme içme sektörünü pek uğramadı mı yani? “Öyle de diyebiliriz.” > Peki sizin müşterinizin yüzde kaçı kadın? “Yaptığımız istatistik bizi arayan müşterilerin yüzde 60’ının kadın olduğunu gösteriyor.” > Ooo. Bayağı bir oran bu. Şaşırtıcı. Sizin satışınız fast food türü değil mi? “Evet. Bizim restoranlarımız fast food sistemiyle satış yapıyor. Satışımızın yüzde 75’i paket servisi. Restorana uğrayıp alan yüzde 20. Yüzde 5’i de içeride yiyen müşteri.” > Buna rağmen yüzde 60 kadın! Nasıl oluyor? “İnsanlar dışarıda yemek yeme alışkanlıklarını arttırdılar. Dışarıda yemiyorlarsa bile evlerine paket servis istiyorlar. Şunu kabul etmek lazım ki, zamansızlıktan dolayı alışkanlıklar hızla değişiyor. Bizim satışımızın yüzde 30’u gündüz, işyerlerine. Yüzde 70’i akşam saatlerinde ve evlere. Ekonomik çünkü. Kadın evde yemek pişirdi, diyelim. Bizden ucuz olmuyor ki. Başa baş veya bizimki daha az.” > Hanımlar dışarıyı tercih ediyor yani öyle mi? “Aynen öyle. İnsanlar, ürün çeşidini denemek için de dışarı çıkıp yemek yiyor. Hele kadınlar, bayılıyorlar buna.” > Anladım. Bu da bir nevi psikolojik fark demek ki. “Doğru.” > Kadınlar sizin için kelimenin tam anlamıyla velinimet öyleyse. “Kesinlikle öyle.” > Madem konu açıldı. Şunu da sorayım size: Kriz sizi etkiledi mi? “Az önce de söylediğim gibi bir olumsuzluk görmedik henüz. Biz biraz da krizi fırsat biliyoruz.” > Aaa! O nasıl oluyor? “Anlatayım. Kiralar düştü. Bazı mamullerin fiyatı da. Bunlar büyümeyi kolaylaştıran etkenler. Tüketici, fazla para harcamak istemiyor ama kaliteli yemek yemekten de vazgeçmiyor. Bu da bizim işimizi kolaylaştırıyor tabii. Kaliteli ürünü ucuza satıyoruz. Neden büyümeyelim? Ayrıca, çok çalışıyoruz.” > İki ödül aldınız. Ne yaptınız da verdiler size bu ödülleri? “Dedim ya. Çok çalışıyoruz. Geçen sene 23 olan restoran sayımızı bu sene 34’e çıkardık. İki sene içinde yüzde 100’e varan büyüme. Bu performans bize bir ödül getirdi. İkincisi ise satışını en fazla arttıran franchising (marka kiralaması) olmamızdan dolayı verildi. Yoğunluktan Amerika’ya gidemedik. Onlar gelip ödülümüzü burada verdiler.” > Bu büyüme önümüzdeki sene de devam edecek mi? “Küçülme olmaz bir kere. Piyasaların 2009’a açılacağına inanıyoruz ayrıca. Dolayısıyla, önümüzdeki sene 25 yeni Little Caesars, 4 de Arbys restoranı açmayı hedefliyoruz. 65’e tamamlayacağız yani. 2010’da ise 100 restoran.” > Çelebi’nin iki ayrı restoran zinciri var değil mi? “Evet. Arbys ve Little Caesars. Arbys Amerika’nın Wendys Fashioned Hamburger’ini satın aldı. Wendys 6 binin üzerinde restoranı olan bir zincir. Arbys’in ise 6 bin 700 civarında restoran sayısı. Bu iki devin birleşmesi müthiş bir şey oldu. İki marka birlikte anılacak artık. Bu arada Antalya Marina’da bir alakart restoranı açtığımızı da söyleyeyim.” > Ondan haberim yoktu. “Yolunuz düştüğünde beklerim. Güzel bir restoran oldu. Kapalı kapasitesi 150 kişi. Açık ise 250. İddialıyız.” FARKLI LEZZET, AYNI HİZMET > Sandviç, pizza ve alakart... Birbirinden farklı şeyler ama siz üçünü de bir koltukta taşıyorsunuz. “Hepsi hizmet sektörü. Müşteri memnuniyeti çok önemli her birinde. Arbys’de kullandığımız et çok kaliteli. Hayvanın en değerli yerinden elde edilen etle, yapıyoruz. En ünlü lokantalarda yiyeceğiniz eti biz fast food olarak satıyoruz. Pişirme sistemi özgün. Fırında pişiyor et. Ateşle ve kızartma yağıyla temas etmiyor. Orta derece sıcaklıkta 4 saatte pişiyor. Yumuşacık ve ince dilimler halinde servis yapıyoruz. Çiğnemeden yiyebiliyorsunuz. Hakeza tavuk. Emsalini başka yerde bulmanız imkansız gibi. Taklidi de mümkün değil. Hepsi çok özgün çünkü. Little Caesars pizza da öyle. Oldukça iddialıyız. Peyniri özel. Hamuru özel. Kenarlarını kırmanıza gerek yok.” KÜÇÜLMEYECEĞİZ Hüseyin Genç, piyasaların 2009’da açılacağına inanıyor. Hedefleri de güzel: 2009’da 25 yeni Little Caesars, 4 de Arbys restoranı açıp 65’e tamamlayacaklar. 2010 hedefi ise 100 restoran... ‘Kalite, servis ve ucuz fiyat’ avantaj! Çelebi Gıda Grubu Genel Müdürü Hüseyin Genç, hizmet sektörünün olmazsa olmazlarını da “Kalite, servis ve ucuz fiyat” olarak özetliyor... Ama hiçbiri tek başına yeterli değil ona göre... “Sadece kalite de değil. Burada önemli noktalardan birisi alakart restoranda çok pahalı servis edilen eti ucuza verebilmek. Biz servis şeklini fast food’a çevirdiğimiz için maliyetler düşüyor tabii. Alakart restoranda 50-60 lira ödeyeceğiniz ürünü bizde 8-9 liraya alıp yiyebiliyorsunuz.” > Şahsen ben yemeğin lezzeti kadar sunumuna da önem veririm. İyi servis yapılmayan bir yiyeceği yemek bana eziyet verir. “Bu herkes için geçerli. Gerçi bizde masaya servis yapılmıyor, paket. Ama personel eğitimine çok önem veriyoruz. Öyle eğitiyoruz ki, en müşkülpesent müşteri dahi memnun kalsın.” > Nasıl eğitim mesela? “İş yeri ve evlere servis yapan motorcularımız bizim yüzümüz. Onlar gülecek ki, müşteri memnun kalsın. Eğitirken onlara müşterinin aç olduğunu asla hatırdan çıkarmamalarını öğütlüyoruz. Şöyle diyoruz onlara: Müşteri aç. Aç insan sinirli olur. Aç insan moralsizdir. Aç insanın ilgiye ihtiyacı vardır. Aç insan yiyeceğini sıcak ve zamanında ister.” > Ya personel moralsizse? “O da mümkün tabii ama biz tedbirimizi baştan alıyoruz. Ceza yerine ödüllendirmeye önem veriyoruz. Ücretlerimiz de tatminkâr. Üniversite öğrencileri veya lise tahsili olan insanlar çalışıyor. Ehliyetsiz personeli motosiklete bindirmiyoruz ayrıca.“ > Sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz? “Yeme içme sektörü bizde yeni yeni gelişiyor. Batı ile mukayese edildiğinde bizim Pazar oldukça küçük kalıyor. Buna rağmen senede 1 milyar 400 milyon dolar cirosu olan bir sektör. Ayrıca, her sene yüzde 25-30 büyüyor. 2020’de iki milyarı geçeceği tahmin ediliyor.” > Son bir soru: Bir diyet furyası başladı gidiyor. Gerçekten insanlar bu konuda dikkatli mi? “Elbette ki beslenmesine dikkat eden insanlar var. Bizim etlerimiz yağsız, bu bize bir avantaj kazandırıyor tabii. Ayrıca, kepekli pizza başta olmak üzere diyet yapanlara özel ürün çıkarıyoruz.” Çelebi Gıda, 2009’da ‘krizi fırsata’ çevirecek şirketlerden... 2009 ve 2010’da yeni mağazalarla hedeflerine ulaşmayı planlıyor..
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT