BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Spor şûrası ne getirdi?

Spor şûrası ne getirdi?

Altıncısı düzenlenen Spor Şûrasında alınan kararları Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinden inceleme imkânı buldum.



Altıncısı düzenlenen Spor Şûrasında alınan kararları Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinden inceleme imkânı buldum. İyi niyetle ortaya atıldığından endişem yok ama herkes kendi penceresinden bakarak aklına gelen her şeyi söylemiş. Şûralar genelde böyle olur ama önemli olan karar altına alınmış olanlardır. Şûra kararlarından ilginç kesitler: > Türk Spor Üst Kurulu, İl Spor Kurulu: Benzer bir model Sovyetler Birliği’nde uygulandı ve başarıya ulaşıldı. Ancak oradaki sistem bu modelin uygulanmasına uygun ve Spor Yüksek Komitesi’nin yaptırım gücü de yüksekti. Bizdeki Spor Üst Kurulu’nun alt yapısına ilişkin ciddi bir çalışma henüz yok. Ayrıca bağımsız bir kurul mu olacak? İllerdeki uygulama ne olacak? Bu konu şimdilik muamma. > Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin illerde temsilcilik açması. Bu teklifin ne amaçla yapıldığını anlamış değilim. Varsayalım TMOK illerde şube açtı, peki ne iş yapacak? > TRT ve özel TV kuruluşlarının yayınlarında futbol dışındaki branşlarda belli bir süre yayın yapması için mevzuat hazırlanması. Gazete ve TV kuruluşları acaba futbolu çok sevdikleri için mi futbolla bu kadar ilgileniyorlar? Bu iş arz talep meselesidir. Her kuruluş reyting yapmak, reklam almak ve para kazanmak istiyor, işin sebebi bu. İsveç’te bu kadar futbol programı yapılsa TV’ler iflas eder! > Milli Eğitim ve Türk Spor Teşkilatı arasında eşgüdüm sağlanması. Keşke şûranın ana teması bu olsaydı. Çünkü temel sorun budur. Bu projeyi hayata geçirmek için öncelikle gençliği testle tost arasından kurtarmak lazım. Zaten bu iş çözüldüğü gün Türk sporunun yaygınlaşacak, buna bağlı olarak da uluslararası başarılar gelecektir. > Devlet, spor endüstrisini geliştirecek destek ve teşvik sistemlerini geliştirmeli. Yıllardır konuşulmasına rağmen bir türlü gerçekleştirilemeyen bir proje. Uluslararası standartlara yakın yerli spor malzemesi üretilmediği sürece, pahalı ithal malzemelerle sporu yaygınlaştırmak Türk halkının ekonomik şartları nedeniyle şimdilik zor gözükmektedir. > Beden eğitimi öğretmenlerinin ilköğretimin birinci sınıfından itibaren istihdam edilmesi. Merak ediyorum, spor alanı ve malzemesi olmayan okulda beden eğitimi öğretmeni, okul bahçesinde erkeklere futbol, kızlara yakantop oynatmaktan başka ne iş yapacak? > Özerk federasyonların denetim altına alınması. Bu köşede daha önce özerk federasyonlara ilişkin görüşlerimi beyan etmiştim. Özerk federasyonların başına buyruk olması rahatsızlık verici bir boyuta ulaşmış olmalı ki, şûra’da bile gündeme geldi. Zaten Spor Üst Kurulu modeli gerçekleştirilirse federasyonlar kendiliğinden denetim altına alınacaktır. > Spor ataşeliği ya da yurt dışı temsilciliği. Bu konu 1993 yılında da gündeme geldi. Birilerine kadro ihdas etmek ve devlete külfetten başka bir şey getirmeyecek bir öneri olarak görüyorum.
 
 
 
 
 
 
 
KAPAT