BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Sorunlardan kaçmak

Sorunlardan kaçmak

Bizim ülkemizde, her nedense risk almaktan çok korkulur. Hem siyasetçi ve hem de bürokrasi, önlerine gelen meseleleri bitirmek istemezler.



Bizim ülkemizde, her nedense risk almaktan çok korkulur. Hem siyasetçi ve hem de bürokrasi, önlerine gelen meseleleri bitirmek istemezler. Bu durum, kendisini aşamamış insanlarda bir hastalık halinde tezahür eder. İşte; “bugün git, yarın gel!” deyimi, bu çapraşık halin züğürt tesellisidir. Bundan dolayıdır ki, bizde, risk alan yönetici, yani meselelerin üzerine üzerine giden başarılı insanlar çok azdır. Bunlar çoğu zaman, başarılı olmanın bedelini de ağır şekilde ödemişlerdir. Merhum Özal, tehlikenin gözünün içine bakmaktan korkmayan ve risk alan siyasetçilerimizden idi. Adamcağız, “Kürt sorunu”na dikkat çekerek, bu konuda önemli girişimlerde bulunmak istedi. Meseleleri halının altına süpürüp hallettiğini zanneden statükocu zihniyet, merhum Özal’a yapmadığını bırakmadı. Statükocu zihniyet, bu ülkenin cumhurbaşkanına “Kürtçü ve bölücü” yaftasını takma kepazeliğini gösterdi. Türkiye’mizin bu en önemli meselesini Özal’a hallettirmediler. On binlerce insan heder oldu. Halen daha da olmaya devam etmekte. O gün bugündür, bu ülkenin kaynakları “terör”e harcanıyor. Dünyanın neresinde, hangi silahlı örgüt; yakmakla, yıkmakla ve insan öldürmekle bir yere varabildi? Neticede konuşularak halledilecek meseleyi, daha işin başından konuşup halledebilmek varken; yanlış yollara sapmanın ve işi uzatmanın manası nedir? Bu, en önemli işimizdeki hastalığımız nedir biliyor musunuz sevgili okuyucularım: Bizim bürokrasimiz, seçilmiş insanımıza güvenmiyor. Halbuki, demokrasilerde meseleleri halledebilecek yegane merci seçilmişlerdir. Bizdeki bürokrasi, meselelerin nasıl halledilemeyeceği konusunda pek mahirdir! Bunun için de en iyi yaptıkları şey; siyasetçinin önünde takoz olmaktır. Bürokratımız öylesine bir hastalığa düçar olmuştur ki, önüne gelen işi halletse, ertesi gün işsiz kalacağını vehmeder! Bundan dolayı da, uzattıkça uzatır. Bu zihniyetin en iyi bilip uyguladığı iş, karşısındakini teferruatta boğmaktır. Kürt sorununda da böyle yapıldı. En önemli sorun, önceleri en hafife alınarak görmezlikten gelindi. Bugün ise, mahut zihniyet, hâlâ cambaza baktırmak istiyor.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT