BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaset tartışması

Kaset tartışması

Hizbullah terör örgütü operasyonunda ele geçirilen ve yetkililerin “vahşet görüntüleri” olarak nitelendirdikleri video kasetlerin, kamuoyuna gösterilmemesi gerektiği savunuldu.



Hizbullah terör örgütü operasyonunda ele geçirilen ve yetkililerin “vahşet görüntüleri” olarak nitelendirdikleri video kasetlerin, kamuoyuna gösterilmemesi gerektiği savunuldu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Suat Gezgin, vahşetin medyada yayınlanmasının ne derece doğru olabileceği ve basın ahlakına uygun düşüp düşmeyeceğinin tartışılır olduğunu söyledi. “Diğer taraftan yayınlanırsa, AB’de vahşetimiz, barbarlığımız yine gündeme gelir diye düşünüyorum” diyen Gezgin, şöyle dedi: “Bu vahşet; bu vahşi insanların yaptıkları görülsün derim ama, bu Avrupa’ya sızdığı zaman turizm açısından insanlar Türkiye’ye gelmeyebilirler. Örgütün deşifre olması açısından gösterilsin, ama dışarıdaki imajı açısından Türkiye’ye zarar verebilir.” Kasetlerin kamuoyuna gösterilmesi halinde, içinde var olduğu bildirilen cinayetlerin tam anlamıyla verilmemesi gerektiğini de ifade eden Gezgin, “Doğrudan görüntü yerine, şu şu katliamlar yapıldı diye, madde madde veya karikatirüze edilerek verilebilir” diye konuştu. HUKUKÇU GÖRÜŞÜ İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman da, gizlilik içinde yürütülen bir tahkikatta bu tür kasetlerin yayınlanmaması gerektiğini belirterek, “Aksi takdirde mahkeme dışında yargılama yapılmış olur” dedi. Kasetlerin mahkemede delil olarak çıktığı ve mahkemenin izin verdiği oranda yayınlanabileceğini kaydeden Sayman, mahkemeden önce yayınlanmasının doğru olmayacağını ifade ederek “Aksi takdirde açacağınız davanın delillerini daha yargılama yapılmadan tartışmış olursunuz” dedi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Sosyolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Niyazi Öktem de, konuyu çok iyi tartmak gerektiğini; bu görüntülerin kamu vicdanını rahatsız edebileceğini belirterek, “Gösterilse bile hepsi gösterilmemeli. Gösterme sakıncalı gibi geliyor bana. Toplumda bir keskinleşmeye yol açabilir. Hem rahatsızlık verebilir hem de kin ve nefret duygularını çoğaltır” diye konuştu. ÇOCUKLARI ETKİLEYEBİLİR Türk Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Özcan Köknel de, özellikle görsel basında şiddet içeren her türlü mesajın çocukları ve gençleri olumsuz etkilediğini ve bunun iki türlü sonucu olabileceğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Bir kere onların üzerinde kalıcı, hatta ruh sağlığını bozan olumsuz izler bırakabilir. İkincisi, özellikle çocukluk ve gençlik çağı biraz da böyle fantezilerin, gerçek dışı düşüncelerin ve hayallerin fazla olduğu bir çağdır. Karşısında böyle bir örnek, model görünce kendisinde de şiddete yatkın olan bir ruhsal yapı varsa, bu şiddetini ortaya çıkarmak için bir model oluşturuyor.” Kasetlerdeki görüntülerin çocukları ve gençleri olumsuz etkileyeceğini belirten Köknel, şöyle devam eti: “‘Çocuklar seyretmesin’ Bu bir hayal doğrusu. Buna imkan yok. Haberlerde büyükler bunu izlerken, çocukların izlememesine imkan yok. Ayrıca büyükler için de olumsuz etkisi var. Bir kere insana olan saygımız azalır. Çünkü insanın kendine göre bir şeyi tahayyül etmesi başka, bunu somut, insanın insana yaptığı şey olarak görmesi başka. Ayrıca, bu tür görüntüleri izledikçe, bir süre sonra böyle olaylara karşı duyarlılığımız azalıyor. Ruh sağlığı uzmanı olarak gösterilmesine karşıyım.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT