BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Mustafa Demir: FATİH’LE ilgili hayallerim var

Mustafa Demir: FATİH’LE ilgili hayallerim var

Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, “5 sene içinde çok şeyler yaptık ama bunlar yeterli değil. Daha fazla şeyler planlıyoruz. Parasızlık, imkansızlık beni durduramaz” dedi



> Metiner Sezer İSTANBUL GİRİŞ: Tarihî Yarımada Eminönü semti birçok yönüyle emsalsiz bir bölge. Her şeyden önce Tarihî Yarımada. Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu’na ait saraylar orada. İmparatorluğun merkezi olduğu gibi ibadethanelerin de merkezi. Ancak, İmparatorluk Eminönü ile sınırlı değil tabii. Osmanlı İmparatorluğu’nun nüvesini teşkil eden Topkapı Sarayı ve onun hemen yanındaki Bab-ı Ali. Sadrazamların kaldığı yer yani. Yeni tabiriyle hükümet konağı. Osmanlı yönetimi padişah ve sadrazamdan müteşekkil değil elbette ki. Ticarî hayat da var. Mesleki teşekküllerin ve tabii lonca teşkilatının kümelendiği Kapalı Çarşı ve civarı. Fatih semti çok başka bir misyon ifade ediyor; medrese. Fatih Camii etrafına sıralanan medreseler ve semte yayılan müderrisler. Fatih semti ülkenin dört bir bucağından gelen talebelerin okuduğu bir yer. O gençler, tahsillerini tamamladıktan sonra Anadolu’ya dönüp ahaliyi irşat ediyorlar. Bir de bu semtlere padişah ve kadın sultanların inşa ettirdiği camileri ilave edince, İstanbul’un muhteşemliği kendiliğinden ortaya çıkıyor. Her neyse. Konumuz tarih değil. Bu tarihî kentin, yani sur içinde kalan Osmanlı eserlerinin korunup su yüzüne çıkarılması. “Korunup” diyorum çünkü, Süleymaniye Camii başta olmak üzere birçok tarihî eser gecekonduların arasında kaldı. Bunların ayıklanması lazım. Eminönü semti, gündüz 2 milyon 500 bin insana hizmet veriyor ama akşam oldu da işyerleri kapandı mı, geriye 150 bin nüfuslu bir Eminönü kalıyor. Esas nüfus bu yani. Bir belediye İller Bankası’ndan bu kadarcık nüfus için yardım alır da 2.5 milyon insana hizmet verebilir mi? Veremedi tabii. Dolayısıyla Eminönü Belediyesi lağvedildi ve Eminönü semti Fatih Belediyesi’ne bağlandı. Maksat, halka daha iyi hizmet vermek ve Tarihî Yarımada’nın sahip olduğu tarihî zenginliklerin bakım ve onarımını daha iyi yapmak! PROJELERİNİ ANLATTI Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Genel Yayın Müdürümüz Nuh Albayrak, yazarlarımız İsmail Kapan ve Metiner Sezer’e projelerini anlattı. BAŞKAN DEMİR: Fatih’le ilgili hayallerim var Nuh Albayrak ve İsmail Kapan ile birlikte ziyaret ettiğimiz Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Fatih Semti ile ilgili hayallerim var. 5 sene içinde çok şeyler yaptık ama yeterli değil bunlar. Daha, daha fazla şeyler planlıyoruz. Parasızlık, imkansızlık beni durduramaz. Her sene daha farklı ve daha güzel bir Fatih sözü veriyorum” dedi. Başkan Mustafa Demir ile Zeyrekhane’de buluşup semti ve semtin problemlerini konuştuk. Hemen belirteyim ki, Mustafa Demir çalışkan, bir o kadar da başarılı bir belediye başkanı. Her işini istişare ederek yapıyor. Gâh uzmanlarla, gâh esnafla, gâh üniversiteyle, gâh semt sakinleriyle görüşüyor ama illa istişare ediyor. Mustafa Demir bir ara dalıp gitti. Sultanahmet Cami, Ayasofya, Beyazıt ve Süleymaniye camiilerinin meydana getirdiği o muhteşem siluete bakıyordu. ‘Hayrola başkan’ dedim. Daldınız! “Evet” dedi Mustafa Demir. “Eskiden buraya gelip hayranlıkla Süleymaniye Camii’ni seyrederdim. Şimdi etrafını görüyorum. Problemlerini düşünüyor ve çözüm yolları arıyorum.” Eh, makul tabii. Eskiden komşu belediyenin sorumluluğundaydı, şimdi Süleymaniye kendi sınırları içinde. Sorumluluğu arttı yani. Mustafa Demir, Tarihî Yarımada gibi tarihî ve mimarî açıdan emsalsiz bir bölgede hata yapmak gibi bir lüksünün olmadığının şuurunda ve o şuurla hareket ediyor. Bu konuda sorduğum sorulara akıllı cevaplar aldım ve Demir’in maddî imkan bulursa bu işin üstesinden geleceği kanaatine vardım. İşte sorularım. İşte, Mustafa Demir’in verdiği cevaplar: - Merak ettim! Yaptığınız bu istişarelerin bir faydası oluyor mu? Olmaz olur mu? Her kesimden faydalanıyoruz. Hele halkın telkin ve tavsiyeleri. Müthiş faydası oldu, müthiş. O semtte yaşayan onlar çünkü. Problemleri en iyi onlar biliyor. - Peki, bazen yıkmanız da gerekecek! O zaman ne yapacaksınız? Bu konuda Başbakanımızın kesin talimatı var. ‘Yıkın’ dediler. ‘Seçimi kaybetme pahasına da olsa yıkın. İstanbul’un geleceği için bunu yapın.’ - Kusura bakmayın, bunu sormak zorundayım. Yaptıklarınızı el yordamıyla mı, yoksa bir plan dahilinde mi yapıyorsunuz? Anlıyorum. Geçen beş sene içinde en fazla proje üreten belediye biziz; 27 milyon TL tutarında. Kariye, Ayvansaray ve diğer bölgelerde ne yapmışsak; planlı programlı yapmışızdır. - İstanbul 2010’da Avrupa Kültür Başkenti. Bu etkinliğin merkezi de hiç şüphe yok ki Tarihî Yarımada olacak. Hazır mısınız? 2010 Tarihî Yarımada Yönetim Ajansı kuruldu. Yerli yabancı sayısız uzman ve onların hazırladığı proje yer alıyor bu ajansın faaliyetleri arasında. Kamu, üniversite, sivil toplum kuruluşları ve belediyeden temsilciler var bu ajansın yönetim kurulunda. - Projeler yapılıyor mu? Evet. Bir taraftan hazırlanıyor, bir taraftan uygulanıyor. Bin 500 kadar proje var. - Bu kadar iş yapıyorsunuz. İlave bütçeniz var mı? Maalesef yok. Ama bunların hiçbiri bizim hızımızı kesemez. Ne gerekiyorsa yaparız. Paradan çok iş düşünüyoruz. Ben hayalimi gerçekleştirmek için yola çıktım. Her sene farklılaşan ve daha iyi olan bir Fatih var hayalimde. - Sizi heyecanlandıran bir projeniz var mı? Olmaz olur mu var tabii. Saraçhane’den Unkapanı’na giden yolu aşağıya, yer altına çekip burasını yeşil alan yapacağız mesela.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT