BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Hased, onları ebedi felakete götürdü!”

“Hased, onları ebedi felakete götürdü!”

İbni Abbas hazretleri bildirmiştir: “Hazreti Muhammed’in peygamberliği bildirilmeden önce Yahudiler bir kavimle savaştıkları zaman, Allahü teâlâya şöyle dua ederlerdi:



İbni Abbas hazretleri bildirmiştir: “Hazreti Muhammed’in peygamberliği bildirilmeden önce Yahudiler bir kavimle savaştıkları zaman, Allahü teâlâya şöyle dua ederlerdi: ‘Ya Rabbi! Göndereceğini bize va’dettiğin peygamberin hürmetine, indireceğin kitabın hürmetine bize yardım et!’ Allahü teâlâ da onlara yardım ederdi. Ne zaman Hz. İsmail’in evladından Hz. Muhammed peygamber olarak gönderildi, onu tanımalarına rağmen inkâr ettiler. Daha sonra onlara Allahü teâlâ tarafından yanlarında bulunanı tasdik edici bir Kitab geldi, daha önce Arap müşriklerine karşı yardım isteyip dururlarken o bildikleri kendilerine gelince onu inkâr ettiler. Artık Allah’ın laneti kâfirler üzerinedir. Allah’ın, kullarından dilediği kimseye lütfuyla (vahiy) indirmesini çekemeyerek Allah’ın indirdiği Kur’an’ı inkâr etmek için kendilerini ne alçak şeye sattılar da gazap üstüne gazaba uğradılar.” (Bakara /89-90) Âyette geçen “bağy” kelimesi hased mânâsınadır. Hasedleri, kıskançlıkları son peygamberi kabule engel oldu. Hazreti Safiye şöyle anlatır: “Bir gün babam, amcama ‘Sen bu zat (Hz. Muhammed) hakkında ne dersin?’ diye sordu. Amcam ‘Bence Musa’nın müjdelediği peygamber budur!’ dedi. Babam ‘O halde ne yapmalıyız?’ dedi. Amcam ‘Hayatta oldukça ona düşmanlık edelim!’ diye cevap verdi. İşte hasedin zararı; nelere mani oluyor.” Büyük velîlerden Ya’kûb Germiyânî buyurdular ki: “Dünyâda hiç kimseye hased etmedim. Ancak dünyâya gelmeyenlere gıbta ettim. Şu üç şeyden dolayı onların hâllerine imrendim. Birincisi, bu âlem ayrılık ateşiyle yanma yeridir. Dünyâya gelmeyenlerde böyle bir firâk hâli yoktur. İkincisi, bize verilen vücûd nîmetinin ve sayısız diğer nîmetlerin şükrünü edâ etmekten âciziz. Bizde, bu acziyetten dolayı mahcûbiyet vardır. Dünyâya gelmeyenlerde ise, böyle bir mahcûbiyet yoktur. Üçüncüsü ise, bizler, kemâl mertebesinde istidâda sâhib olmadığımızdan, hep derd-i hüsrân içinde bulunuruz. Bu dert, dünyâ lezzetlerini ve yüzdeki neşe ve sürûru alıp götürür. Dünyâya gelmeyenlerin ise, bu lezzet ve neşeden mahrûm olmaları gibi bir durumları yoktur.” Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT