BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Edirne tatları...

Edirne tatları...

Türkiye’de her ilde, her ilçede hatta her köyde yepyeni bir damak tadı bulabilirsiniz.



Sevimli Lezzetler Sevim GÖKYILDIZ sevim.gokyildiz@tg.com.tr Kallavi Kurabiye Çok şık bir kutu içinde gelen iri kurabiyeler, tam tabiriyle nefis. Adı “Kallavi Kurabiye”. Cüssesi kallavi tabirine pek uygun, tadı ise mükemmel. Arif Bey’in açıklamasına göre, yapımında, sadece bal, kaliteli Antep fıstığı, yumurta akı ve safran kullanılmakta. Türkiye’de her ilde, her ilçede hatta her köyde yepyeni bir damak tadı bulabilirsiniz. En batıdan, en doğuya, en kuzeyden, en güneye asırlarca ne kadar çok medeniyet geçmiş bu topraklardan, her biri kendi mutfağından bir iz bırakarak! İki yıl önce yaptığım Edirne gezisinde meşhur köfteci ve ciğerci ile tanışmıştım. Köfte ve ciğer ziyafetinin ardından çarşıda gezinirken uğradığımız tatlıcı dükkanında tadına baktığım şekerleme, kurabiye, lokum, badem ezmesi, helvaların lezzetini kokusunu hâlâ unutamam. DEVA-İ MİSK HELVASI Osmanlı İmparatorluğu’nun başşehri olduğu dönemde, Edirne’de oturan padişahın kızına ilaç olarak verilen bu güzel helva adından da anlaşıldığı üzere her derde deva bir tatlıdır. Güzel kokulu bu helva 41 çeşit baharattan yapılıyor. Hal böyle olunca da Edirneli pehlivanların da temel gıdaları arasında yer alıyor. Bu helvanın malzemeleri arasında baharatların dışında yumurta akı, şeker ve bal da var. Deva-i Misk helvası farklı lezzetinin yanı sıra özellikle üst solunum yollarına şifa veren özelliği ile biliniyor. Edirne’nin Osmanlı’nın başşehri olduğu zamanlarda, Mısır’dan gelen bir şekercinin buluşu olarak kabul edilmiş deva-i misk ve badem ezmesi. Hatta tüm bu buluşlar şekercinin bizzat kendisi tarafından, o dönemde şehre gelen Fatih Sultan Mehmet’in babasına ikram edilmiş. Gelibolu üzerinden şehre gelen padişah, halk tarafından karşılandığında şekerci, hazırladığı bu lezzetleri padişaha sunuyor. Söylentiye göre, padişah ustaya şekerinin isminin ne olduğunu sorunca, Mısırlı usta padişaha, adını kendinin vermesini istediğini söylüyor. Padişah da bu şekere her derde deva anlamında deva-i misk diyor. ÜRÜNLERİN TADINA BAKTIM! Arif Meriç Bey’in gönderdiği ve tadına bakıp çok beğendiğim Arslanzade ürünlerinden şeker, yumurta akı, dövülmüş karanfil, tarçın ve zencefil ile yapılan beyaz macun kıvamlı deva-i misk bir fincan Türk kahvesi ile çok iyi gidiyor. Aynı şekilde, bir fincan kahve yanında lokum ve badem ezmesini de tavsiye ederim. Kurabiyelere gelince, Arslanzade olarak “Edirne Kurabiyesi” adıyla patenti alınan bademli-fıstıklı un kurabiyesi hafif ve lezzetli. Ağzınızda dağılıveren, mis kokulu bir kurabiye. Edirne’ye yolunuz düşerse, öğle yemeğinde köfte ve ciğer yiyin. En iyi, doğru adresleri şehre varınca sorup bulmakta fayda var. Ama tatlı kısmına gelince, önerim deva-i misk ve badem ezmesi... Rengarenk tatlılar üreten Arslanzade’nin sahipleri Sevim ve Arif Meriç aileden tatlıcı. ARSLANZADE ÜRÜNLERİ Geçen ay Arslanzade’nin sahipleri Sevim ve Arif Meriç’le tanışmam hiç beklemediğim bir şekilde mail ve telefon yoluyla oldu. Arif Bey’in ailesi Balkan harbi sırasında Edirne’ye yerleşmiş. Baba tarafı Bulgaristan, anne tarafı Yunanistan’dan gelmiş. Büyük dedenin Arnavut tatlıcıların yanında öğrendiği mesleği, torun Arif Bey 1968 yılından beri severek yürütüyor. İlk dükkanını 1984 yılında açmış. Ürünleri arasında “Deva-i misk”, Kavala kurabiyesine rakip “Edirne kurabiyesi”, Badem ezmesi, ona alternatif “ceviz ezmesi”, “fıstık ezmesi, peynir helvası gibi özel yapım tatlıların yanında, çeşit çeşit lokum, drajeler var. 150 YILLIK GELENEK: BADEM EZMESİ Mısır’dan gelen şekerci ustasının Edirne’de bol bulunan bademlikleri fark ederek bunları şeker yapımında kullanmayı akıl etmesi ile badem ezmesi ortaya çıkmış.. Tam 150 yıllık bir geleneğin ürünü olan ezme, mermer dibeklerde dövülüyor. Ardından şerbeti yapılıp kazanlara atılarak küreklerle karıştırılıyor. Kıvamını aldıktan sonra mermer taşlara konulup bekletiliyor. Tam 24 saat sonra yoğrularak fitil fitil yapılıp bıçaklarla kesiliyor. Tamamen el emeği ile hazırlanıyor, hakiki bir zanaatkârlık örneği... (Adres: Belediye Dükkanları No: 2 - EDİRNE TeL. 0284 213 71 49 - 0284 225 11 70 / e mail: www.arslanzademagaza.com SİZDEN GELENLER TARİFİNİZ - (...Emine Hanım’ın lezzet tarifi) >> PASKALYA ÇÖREĞİ MALZEMELER: * 3 adet yumurta * 5 su bardağı un * 1 su bardağı pudra şekeri * 3 yemek kaşığı margarin * 3 tatlı kaşığı mahlep * 2 tatlı kaşığı yaş maya * 1 çay bardağı süt * 2 yemek kaşığı fındık içi * tuz HAZIRLANIŞI: * Derin bir kaba ılık süt ve yaş mayayı koyup karıştırın. Sırayla şeker, yağ, yumurta, mahlep ve bir tutam tuz atın. Unu yavaş yavaş karıştırarak yumuşak bir hamur yapın. Üstünü örtüp 45 dk. bekletin. Hamur kabarınca 9 eşit parçaya bölün, her parçaya çubuk şeklini verin. Çubuklardan üçünü saç örgü yapın. Yağlanmış tepsiye 3 adet paskalya çöreği sıralayın. Üzerine yumurta sarısı sürüp fındık serpin. 175 derecelik fırında 30 dk. pişirin. BERSU & MUHAMMED Muhammed Emir ve Bersu Yağmur’u en sevdikleri kucakta görüyorsunuz... Şenliğiniz hiç bitmesin çocuklar... ELİŞİNİZ - (...Dilem_Ay’ın el emeği) BABET BEBEK PATİĞİ Bebeğimin o minnacık sevimli ayakları için çok güzel modeller ördüm... -4 numara tığla, 20 tane zincir çekerek başlayın. -Şemadaki kırmızı renkli sırayı sık iğne örün. -Tüm tabanı bitirdikten sonra, hiç artırmadan çevresini sık iğne örün. Patiğin ön kısmını yaparken; -12 sıra ördükten sonra, patikteki bantlar için bileğin orta kısmından 12 tane zincir çekin ve 4 sıra sık iğne örün. -Patik bittiğinde istediğiniz renk diğer iple, en son ördüğümüz ön kısımdan başlayarak, taban kısımlarına da sık iğne örün.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT