BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye böyle utandırılır

Türkiye böyle utandırılır

HANGİ yıldayız? Elbette 2000... Ama mühim olan o değil ki.



HANGİ yıldayız? Elbette 2000... Ama mühim olan o değil ki. Mesele, yaşanan yıllarla akortlu hem de uyumlu durabilmekte. Yani, 2000’e yakışabilmektedir. Peki, biz bugün yakışmakta mıyız? Acı konuşmak istemem ama şikâyetim var. * * * Bilirsiniz, bu sütunda ucuz tenkidler yer almaz. Devlet ve millet düşmanlığı, yıkıcılık da yapılmaz. Ama, her cins uyuşukluğa başkaldırı vardır. Ümitsizliğe, bıkkınlığa, unutkanlığa, bilhassa her alandaki geç kalışlara tahammül göstermeyiz. Acı konuşmak istemem ama şikâyetim var. Nedir o? Şu kış kıyamette elektrik kesilsin mi kesilmesin mi hesapları. * * * Suriye’de olmayan bu ilkellik... Ermenistan’da, Bulgaristan’da, Yunanistan’da olmayan bu ciddiyetsizlik niye bizde, baş köşede? “Efendim, enerjimiz yetmiyor...” Yanlış... Doğru cevap şu olmalı: “Aklımız bu kadarına erdi. Plânlayamadık, hesaplayamadık, nükleer teknoloji düşmanlarından korktuk.” Rahmetli Turgut Özal 1990’lı yıllarda bar bar bağırmıştı: “Dikkat! 2000 yılında enerji açığınız olacak, hazırlanın, tedbir alın, nükleer santraller kurun!” Demek duyan olmamış. * * * Biz kibarcasını söyledik. Aslında, “Kimse bu uyarılara kulak asmamış, milletin yarınlarını dert etmemiş, yukarıdakiler uyumuş” demeliydim. Hâle bakın. Dünya 2000’e giriyor, fazla ciddiye almadığımız komşularımız bile 2000 yılına göğüs kabartarak dalıyor da, Türkiye topal merkeple karışacak kervanlar arıyor. Hey yavrum hey! * * * Enerjin yoksa hiçbir iddian yok demektir. Laboratuvarın, hastahânen, bilgisayarın, sanatın, savunma gücün yok demektir. İtibarın bile yok demektir. Hayret!.. Yeniden 1980’lerdeyiz. Ameliyat yapılırken, bir plân çizilirken, bir şiir yazılırken, bir evde bebe öksürürken, anne döne döne ilâç ararken “tıp”... Ne o? Cereyan kesildi. * * * Enerji eksikliğinin bahanesi olmaz. Neymiş? Doğalgaz az gelmiş... Kontratı sağlam yapsaydın. Pomya istasyonu bozulmuş... İyi baksaydın.. Bunlar kuru ve ancak sahibini yaralayan sığınmalardır. Lütfen olanca gücünüzü, heyecanınızı, cesâretinizi, sevdalarınızı kuşanıp bir ân önce şu nükleer santralleri kurunuz. 2001’de, 2002’de... 2007’de aynı berbat bahaneleri duymak istemiyoruz. * * * Bizi yaşadığımıza pişman ediyorsunuz. Daha acısı, Türkiye’yi utandırıyorsunuz... “Bunların zaten olup olacağı budur” diyen iç ve dıştaki oynayıcıların yüzlerinde güller açıyor... Mutlu musunuz? ........................ GÜNÜN KİTABI: “POSTA KUTUSUNDAKİ MIZIKA” Yazan: A. Ali Ural. Deneme tarzında başarılı bir eser. Bu tarz zordur, fikir derinliği ve ufuk zenginliği ister. Yazar bunun üstesinden gelmiş. Devamını bekliyoruz. Tel: (0212) 638 32 91 Şûle Yayınları.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT