BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dünden bugüne dünya nüfusu

Dünden bugüne dünya nüfusu

Mîlâd’ın ilk asırlarında dünya nüfusu 300 milyon civarındaydı. 1830’lu yıllarda 1 milyara, 1950’de 2.5 milyara, 1987’de 5 milyara ulaştı. Bugün bazı şehirlerde nüfus, yakınındaki şehirleri, banliyöleri, mahalleleri hâline getirerek 20 milyonu aştı. Peki dünya bu kadar nüfusu kaldırabilecek mi?



Antropologlar insan ırkının zuhurunu 2 milyon yıl öncesine kadar geriletiyorlar. Preistoriyenler (tarih öncesi bilginleri) ise, dünya nüfusunun Mîlâd’dan Önce 6000 yıllarında 5.000.000 olabileceğini ileri sürüyorlar. Demek 2 milyon yıl zarfında 5 milyona ulaşabilen bir ırkın ahfâdıyız. ROMA VE ÇİN M.Ö. 3300’e doğru Sümer’de tarih başladı. Zira Sümerliler, insan ırkının günümüze kadar başardığı her çeşit buluştan en önemlisi olan yazı’yı, işte bu tarihte buldular. Tarihçilerin incelediği son 5000 yıllık döneme, önce Güney Mezopotamya’da, onu bir iki asır sonra hemen izleyen Mısır’da girdik. Tarih ilminin konusu ‘insan’dır. İnsanın akla gelebilecek her türlü faaliyetidir. 5000 yıl öncesi (M.Ö. 3000) için dünya nüfusu tahmini 20 milyondur. En yoğun nüfus, II. Ramses döneminde M.Ö. 1300’lerde Mısır’da toplanmıştı: 7.000.000. Mîlâd’ın ilk asırlarında dünya nüfusu 300 milyon civarında olup 80 milyon kadarı Roma cihan devletinde, 50 milyon kadarı da Çin’de yaşıyordu. Çin nüfusunun ancak 1662’de 100 milyonu bulduğu, son 3 asırda 10 misli arttığı hesaplanıyor. Mîlâd’dan sonra 476’ya kadarki uzun tarih asırları, tarihin daha kolay incelenebilmesi için İlk Çağ diye ayrılmıştır. 476’dan 1453’e kadarki 1000 yıla yaklaşan zaman parçası ise Orta Çağ (476’da Batı Roma, 1453’te ise Bizans denen Doğu Roma sona erdi). 1453’te İstanbul’u fethettiğimiz zaman dünya nüfusu 400 milyon kadardır. Ancak 70 milyonu Avrupa kıt’asındadır. Biz Türklerin birkaç imparatorluk hâlinde tarihte doruğa çıktığımız 16. asrın son yıllarında (1590’larda) dünya nüfusu 540 milyonu bulmuştu (Osmanlı Türkiyesi ve tâbileri 100, Hindistan Timuroğulları 120, İran Safevîleri 15, Türkistan 12, Güney Hindistan’da -Osmanoğulları’ndan, İkinci Murad’dan inen- Âdil-Şâhlar 22 milyon). Orta Çağ’a 476’da 300 milyon nüfusla başlayan insan ırkı, 1000 (bin) yıl sonra 1453’e Çağ’ı 100 milyon kadar bir artışla, 400 milyona çıkabilerek kapatabildi. Sebep başta vebâ, önlenemeyen salgınlar ve kanlı savaşlardır. 1830’DA MİLYARA ULAŞTI Daha yeni tarihçiler, Yeni Çağ’ı 1453’ten alıp 1789’da 336 yıl sonra bitirmişler, 1789’dan itibaren Yakın Çağ demişlerdir. 129 yıl sonra 1918’de bambaşka şartlarda bir dünya doğduğu için tekrar bir bölünmeye ihtiyaç vardır. Biz Modern Çağ dedik. Astronomide Arz dediğimiz gezegen olan Dünya, 1700 yılına 684, 1750’ye 700, 1800’e 240, 1825’e 955 milyon nüfusla girdi. Napolyon’un egemenlik tasladığı dünya sadece 840 milyon nüfuslu bir âlemdi. Nüfus ancak 1830’lu yıllarda 1 milyara erişti. 1850’de 1.137.000.000, 1875’te 1.326.000.000, 1900’de 1.491.000.000 nüfuslu bir dünyadayız. 1914’te Avrupa medeniyeti intihara karar verdiği zaman azgın emperyalist güçlerin paylaşamadığı dünyada 1.782.000.000 kişi yaşıyordu. 1914-18 ve 1939-45 Cihan Savaşları’na rağmen nüfus, 1914’ten 1950’ye kadarki 36 yılda 700 milyon arttı. Modern tıbbın, hızla ulaştırma ve haberleşmenin sonucudur. 1930’da 2 milyar, 1950’de tam 2.5 milyar nüfuslu bir dünyada yaşadık. İki cihânşümûl (evrensel) intihar teşebbüsüne rağmen 1950 dünyası, hâlâ bugünkünden çok yeşil ve bugünkünden çok daha berrak mavi idi. Tabiat henüz temizdi. Korkunç insan ve taşıt trafiğine boğulmamış, tarihî yapıları daha ayakta büyük kültür merkezi şehirlerde hoş bir hayat mümkündü: İstanbul, Paris, Londra, New York, Hong Kong, hattâ Kahire, Agra... 1950’de 1 milyon nüfuslu İstanbul, 21 milyon nüfuslu Türkiye... 11 Temmuz 1987 günü Birleşmiş Milletler, dünya nüfusunun tastamam 5 milyarı bulduğunu ilân etti. Demek 37 yıl içinde nüfus, 2’ye katlanmıştı. 2000 yılına 6 milyar ile girdik. 2010 tahmini 6.790.000.000 ve 2025 tahmini 8 milyardır (United States Census Bureau). 2006’da 6.528.000.000 dünya nüfusunun kıt’alara bölünüşü şöyle idi: Asya 3.958.000.000, Afrika 916.000.000, Avrupa 728.000.000, Kuzey Amerika 518.000.000 ve Güney Amerika 377.000.000, Okyanusya 33.000.000. ÜLKE GİBİ ŞEHİRLER 19. asırda cihan hâkimi İngiltere’nin yönetimindeki İrlanda’da ve Hindistan’da açlıktan yılda milyonlarca kişinin öldüğü dönemler oldu. Bu kadar öğündüğümüz günümüzde de Afrika’da yüz milyonlarca nüfus açlıktan kırılıyor. Diğer bir oluşum, gelişmiş ülkelerde köy ve köylünün ortadan kalkmak üzere bulunmasıdır. Daha yakın zamanlarda Türkiye’de nüfusun üçte ikisi 40 bin köyde iken, bugün üçte birden aza indi. 1940’larda, 1950’ye yakın Ankara, Gençlik Parkı’nda bitiyordu. Bakanlıklar ve Bahçelievler, şehirden kopuktu. İstanbul, Küçükçekmece ile Bostancı Köprüsü ve Boğazlar’da Kavaklar arasında uzanıyordu. Paris’te banliyöleri ile gene 10 milyona yakın nüfus olmakla beraber, otomobil sayısı bugünün onda biri idi. Bugün bazı şehirlerde nüfus, yakınındaki şehirleri, banliyöleri, mahalleleri hâline getirerek 20 milyonu aştı. 10 milyonu aşan hayli şehir var (Avrupa’dakiler Moskova, İstanbul, Londra, Paris). DÜNYA NEREYE GİDİYOR Avrupa’da nüfus durdu. Diğer kıt’alarda artıyor. Muhtemelen petrolü kullandığımız son yüzyılın başındayız. Suyu, rüzgârı kullanarak enerji kaynakları oluşturuyoruz. Halbuki Arz gezegeninin daha 3 milyar yıl hayatı var. Bu müddet içinde başka gezegenlere göçmek zorundayız. Daha ışık hızını aşabilmiş değiliz (birkaç yıl önce Amerika’da bir tüp içinde aşılabildi). Ancak insanlığın bütün bilgilerini cebimizde taşıyacak çizgiye ulaştık. Gelişmiş ülkeler, yalnız ilmî merakla gezegenlere uydu yerleştirmiyorlar...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT