BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vahşetin ve canavarın böylesi de mevcut

Vahşetin ve canavarın böylesi de mevcut

Ankara’da Eskişehir yolu üzerinde her Pazartesi günü geleneksel bir hâl aldı trafik kazası.



Ankara’da Eskişehir yolu üzerinde her Pazartesi günü geleneksel bir hâl aldı trafik kazası. Dün de öyleydi. Bittabi trafik felç. Sürücüler hop oturup hop kalkıyor. Bir haftadır ülkemizi ablukaya alan yoğun kar yağışı ve etkili kış da trafik kazası aşırı dikkatten en düşük seviyedeydi. Havalar mevsim normallerine doğru seyretmeye başladı ve olan oldu. Çünkü gevşemeye başladı insanlar ve yetkililer. Gün henüz ışımaya başlamıştı, ağardığı belli belirsizdi ki Antalya Aksu’da dün bir trafik vahşeti yaşandı. Üç otobüs birbirine giriyor dikkatsizlik aşırı sürat ve yolun kaygan oluşundan. İlk belirlemelere göre 19 ölü, 25 yaralı. Ardından Ankara-Konya karayolunun 96. kilometresinde otobüs kamyona bindiriyor. 8 vatandaş hayatını kaybediyor, onlarca yaralı, sabahın ilk saatlerinde. Güler misiniz, ağlar mısınız zavallı durumumuza? Sedat Güneş’in yaptığı bir çalışmaya göre Ankara’da günde 209 kaza meydana geliyor. Burası başkent! Kazaların % 66’sını yaya kazaları oluşturuyor. Bunlar da genelde Pazartesi günleri saat 16.00-18.00 arası oluyor. Kazazedelerin yaş grubu da 18-30. Kazalar da en fazla Kızılay’ı Çankaya’ya bağlayan Atatürk Bulvarı ve şehirlerarası otobüs terminali AŞTİ önünde meydana geliyor. Bununla iktifa etsek iyi. Trafikten sorumlu Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Nihat Kurtiç açıkladı 1999’un rakamlarını. 441.693 trafik kazası olmuş, bu kazalarda 4935 yurttaş hayatını kaybetmiş, 114.552 kişi de yaralanmış. Geçen yıla göre ölü sayımızda artış, yaralıda azalış var ama maddi zarar 141 trilyon TL. Kaza nedenlerinin başında ise dikkatsizlik, arkadan çarpmak, uykusuzluk, yorgunluk, dalgın araç kullanmak ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak geliyor. Sürücülerden 75 trilyon 63 milyar 736 milyon ceza tahsil edilmiş. En çok da cezalar aşırı hız, muayene yaptırmamak ve emniyet kemeri takmamak nedeniyle yazılıyor. Geçen yıl 353.632 araç trafikten men edilmiş, 187.492 sürücü de mahkemeye verilmiş. Ülkemizde 8.837.403 tescilli araç, 13.151.101 de belgeli sürücü mevcut. Sürücü belgesi ve otomobil almak için artık uzun kuyruklar oluşmuyor ama, her gün İstanbul ve Ankara gibi kentlerimize günde ortalama 300 araç trafiğe giriyor. İçişleri Bakanı Saadettin Tantan’dan kamuoyu o kadar mutlu ve mutlu ki hâlâ sabırla bekliyor trafik canavarının önüne geçmeyi. Araç, yolcu ve yol kusurları konusunda ise beklemesi sürüyor. İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı. En azından vahşetin trafik kazalarıyla gelenine mani olabilmeliyiz. Ateş düştüğü yeri yakar Bu hafta sonu Başkent Ankara’da bir miting olacaktı. Miting organizasyon komitesi PKK teröründe hayatını kaybeden 30 bin şehidin fotoğraflarından posterleri yapılanları afiş haline getiriyor. Her şehit töreninde liderlerin ve sorumluların açıklamalarını iri puntolarla bastırarak yeniden herkese hatırlatmak endişesi taşıyor. Mitingin tek bir amacı PKK terör örgütünün elabaşısı Abdullah Öcalan hakkında verilen yargı kararının infaz edilmesi, bekletilmemesi. Ancak kış şartları bu mitingi erteledi. Terör mağdurları ve şehit ailelerinden temsilcilerle görüştüm. Konuya duyarlılığımızdan dolayı Türkiye Gazetesi ve özellikle de Altemur Kılıç’a teşekkürler ettiler. Devamını istediler bu moral desteğin. Şehit Aileleri Derneği Başkanı, şehit babası Mehmet Gençer (0532 635 19 30), Ankara Terör mağdurları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hacı Mehmet Alptekin (0312 229 53 54) ve Yönetim Kurulu Üyeleri Hamit Köse Mehmet Bacaksız, Latife Güler Apalak, Ali Kemal Altanlar özellikle sivil toplum kuruluşlarını dolaşarak bilgilendiriyor ve dayanışmalarına katkıda bulunmalarını talep ediyorlar onlardan. Mehmet Gençer diyor ki: -11 bin güvenlik mensubu şehidimiz var PKK terör örgütüne karşı. 19 bin de öteki şehitlerimiz. Yaklaşık 30 bin. 36 dernek şubemiz terör örgütünün başı Öcalan konusunda yargı kararının uygulanmasını istiyoruz. Bunun için Şehitlere Saygı Mitingi’nin hazırlıklarına başladık. 40 il bazında temas sağladık şehit ailelerinin Ankara’daki mitinge katılması konusunda. Türk bayrağımız altında mesajımızı tekrar haykıracağız. PKK vahşetini unutturmayacağız. -Peki bu elem (sokaklara inmek) biçiminde değerlendirilirse hep birlikte üzülürüz sonra? -Öyle değerlendirilmemeli. Biz bunun doğru olduğuna inanıyoruz. Sokaklara inmek istemezdik. Buralar da bizim. Yargı kararı uygulanmazsa övünç madalyalarımızı iade kararı aldık. Bunlar bize emanet değil. Emanet olarak düşünen yetkililer varsa geri iade ederiz. Hiç kimseden bir şey istemedik. Onurumuza toz kondurmadık. Ama sabrımız zorlanıyor. Çünkü acımız büyük. Bize sahip çıkmayanlar kendileri utansın. Ateş düştüğü yeri yakar. -Liderlerle görüştünüz? -Elbette içimizdekini aynen aktardık. Gerektiği biçimde konuştuk. (Başbakan Ecevit ve Yardımcısı Devlet Bahçeli’yle temasları yazılmamak kaydıyla anlatıldı.) Teröristbaşı Öcalan idam edilmeli. İdam cezası sonra kalkabilir. Avrupa’da insanlar öldürülmüyor. O’nun için idam da yok. ABD öyle değil. Cinayetler, vahşetler var. Dolayısıyla idam da var. Türkiye ne kadar merhametli olursa, o kadar istismar ediliyor. Teröristbaşının cezasının ertelenmesine Avrupa, HADEP, PKK seviniyor, üzülenler ise bizleriz. Konfederasyon olmamıza bile izin verilmiyor. Ancak kararlıyız. Teröristbaşının Türkiye’ye gelişi 15-16 Şubat’ta bir sene olacak neredeyse. Bugünü iyi hatırlamak ve tartmak gerek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT