BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fikret Ünlü’nün yolu

Fikret Ünlü’nün yolu

Spordan ve Haluk Ulusoy’u gıcık etmekten sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü’den, kibar bir mektup aldım.



Spordan ve Haluk Ulusoy’u gıcık etmekten sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü’den, kibar bir mektup aldım. Fikret bey, Futbol Federasyonu Başkanı’nı “Cesur Yürek” olarak tanımladığım 15 gün önceki yazıya; nazik bir şekilde cevap verdi. Üslup o kadar kibardı ki; mektubun sayfalarına gül suyu dökülmemiş olmasına da şaşırdım... Saf değiliz. Bu kadar yoğun nezaketin, bilinçli bir amaç taşıdığını elbette farkettik. Bakan bey; “Senin benim için kullandığın üslûpla, benim senin için kullandığım üslup arasındaki kalite balansına dikkat et” demeye getiriyor. Böylece, “Mesaj içerikli nezaket”in sırrı anlaşıldı. Fikret Ünlü’nün naif bir iğneleme yaptığını ve bu konuda galibiyet golü attığını kabul ediyorum. * * * Bakan bey; her fırsatta dışlamaya çalıştığı Haluk Ulusoy için, “Ben onunla can - ciğer kuzu sarmasıyım. Dargın olduğumuzu nerden çıkarıyorsunuz” anlamında itirazları var. Tabiî o, bunu benim kadar böyle kaba söylemiyor... Kibarca; “Öncelikle belirtmek istediğim konu, Sayın Haluk Ulusoy’la aramda kişisel bir kırgınlığın olmadığıdır. Aksine kendisiyle uzun yıllara dayanan bir aile dostluğumuz vardır. Kamuoyuna kırgınlık olarak yansıyan, yalnızca bazı konularda aramızdaki görüş ayrılığıdır.” diyor. Bakan Ünlü, böyle yazıyor ama; başka türlü davranıyor. Diyelim ki arada dargınlık yok da, sadece görüş ayrılığı varsa; kanun değişikliğini tartışacağı toplantıya, Ulusoy’u bir gün kala mı çağırır. İstanbul Olimpiyat Evi’nde 18 Kasım 1999 günü yapılan toplantı için, Futbol Federasyonu 17 Kasım’da davet edilmiştir. Çok yakın dostunuz evlense; nikahından bir gün önce sizi haberdar etse; bu uygun bir davranış mıdır? “Gelme” demekten beter bir durum olmaz mı? Ama Haluk Ulusoy; bu yakışıksız davet zamanlamasına ve federasyonun Ankara’daki toplantısına rağmen, yönetim kurulundan bir arkadaşını o toplantıya gönderdi. Ben olsaydım, protesto ederdim! * * * Ayrıca davet ediş biçiminde, başka bir güdüklük daha vardı. Futbol Federasyonu’nu birinci derecede ilgilendiren bir toplantı yapılıyorsa; davetliler listesinde ilk isim Haluk Ulusoy, olmalıydı... Ama siz, herhangi birini çağırır gibi; adını orta sıralarda ve Sinan Duman’la Hüdaverdi Talay’ın arasında kelalâka bir yere yerleştirmişsiniz. Bu davranış; Haluk Ulusoy’u pek ciddiye almama ve ona manevi baskı uygulama saplantınızın bir uzantısıdır. Bir insan, bırakınız yakın aile dostuna; Türkiye Cumhuriyeti’nin Futbol Federasyonu Başkanı’na böyle davranamaz. Yasa değişikliği için kurduğunuz 17 kişilik ÇALIŞMA GRUBU’na; ne federasyon yönetim kurulundan birini, ne de federasyon başkanının kendisini almadınız. Afedersiniz; şekerci esnafının değil, Futbol Federasyonu’nun kanununu yapıyorsunuz. Onlar olmadan olur mu? Haluk Ulusoy’u dışlayarak bu işe bilinçli girişiyorsanız; yakın aile dostunuzdan içtiğiniz kahvenin, 40 yıllık hatır süresi dolmuş demektir. Ayrıca bu işi dostluk hatırı için değil; gerektiği için yapmak zorundaydınız. Mektubunuzda; “Devletin 2 kurumunun birbirine düşman olması sözkonusu bile değildir” diyorsunuz ama; her yere düşmanlık tohumlarının serpiştirilmiş olduğunu da açıkça görüyoruz. Bu ne yaman çelişki? * * * Bir bakan; “Federasyonun özerkliğine saygı duyduğunu” belirtir de; sonra kanun taslağına “Görevi başında kalması sakıncalı görünen federasyon başkanı hakkında karar almak üzere, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırır” hükmünü koydurttur mu? “Milli maçların naklen yayın sözleşmelerini bakan onaylar” dedirtir mi? Federasyon Başkanı’nın; yurt dışında temsilcilik açma ya da açılmış temsilcilikleri kapama yetkisini kaldırtır mı? Bu maddeleri koya koya; federasyonun özerkliğini kuşa çevirttirir mi?... Düşünebiliyor musunuz; başkanın kuruma alınacak personel konusundaki yetkisi bile, kısıtlanıyor... Alınacak yeni personel sayısı, mevcut personel sayısının yüzde 5’ini geçiyorsa; bir kapıcı için bile genel kuruldan yetki alma şartı konuluyor. * * * 15 gün önce yayınlanan yazımdaki gibi, ısrarla ve inatla tekrarlıyorum. Kin, husumet ve intikam duygularıyla yasa yapılmaz. “Görürsün sen gününü” yaklaşımı ile, kanun değişmez. Futbol Federasyonu Başkanı’na gösterilmesi gereken asgari saygıyı bekliyoruz. Hepsi o kadar!
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98362
    % -0.97
  • 5.5145
    % -0.89
  • 6.2348
    % -0.94
  • 7.3138
    % -0.16
  • 234.837
    % -0.47
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT