BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Avrupa’nın dengesi

Avrupa’nın dengesi

Avrupa’da yeni dengeler oluşuyor. Rusya, Avrupa Birliği’nin, ABD ile fazla yakınlaşmasından işkilleniyor. Çağdaş demokrasiler arasında bir yakınlaşmadır. Bilhassa İngiltere, dış politikasını Washington’a paralelleştirmiştir. Almanya’da Şansölye Merkel, Amerika’ya fazlaca sokulunca telâşlanan Fransa yarı başkanı Sarkozy de ABD karşıtlığından vazgeçti. Diğer Avrupa devletlerinin çoğu ise, Amerika’ya dosttur. Rusya’nın pençesinden kurtulanlar başta geliyor.



Avrupa’da yeni dengeler oluşuyor. Rusya, Avrupa Birliği’nin, ABD ile fazla yakınlaşmasından işkilleniyor. Çağdaş demokrasiler arasında bir yakınlaşmadır. Bilhassa İngiltere, dış politikasını Washington’a paralelleştirmiştir. Almanya’da Şansölye Merkel, Amerika’ya fazlaca sokulunca telâşlanan Fransa yarı başkanı Sarkozy de ABD karşıtlığından vazgeçti. Diğer Avrupa devletlerinin çoğu ise, Amerika’ya dosttur. Rusya’nın pençesinden kurtulanlar başta geliyor. Amerika’nın Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne -İran’a karşı(?)- füzeler yerleştirmek istemesi, Rusya’yı çok sinirlendirdi. Hattâ İran’a karşı bu füzelerin Türkiye’ye yerleştirilmesini tavsiye ederek, Amerika’ya yol gösterdi! Üstelik Amerika, Ukrayna ile Moldova’yı, henüz dışarıdaki Balkan ülkelerini, ve hattâ savaş suçlusu Sırbistan’ı NATO’ya, patronajı altına almak istiyor. Yetinmiyor, bunları Avrupa Birliği’ne üye kaydettirmek(?) arzusunu açığa vuruyor. Bu, Amerika‘nın, NATO yolu ile, Karadeniz’in güney ve batısından sonra, kuzeyine ve doğusuna da girmek istediğini göstermesi bakımından Rusya’yı derinlemesine düşündürüyor. Hattâ Asya’ya uzanarak Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan’ı da NATO’ya ve AB’ye almak, ABD projelerine dahil bulunuyor. Polonyasız bir Avrupa barışı kurulamaz. Bunun idrakinde bulunan Rusya ile Almanya, tarihteki ağır suçlarını unutturmak için şimdi Polonya’ya yaklaşmak için birbirleriyle yarışıyorlar. Polonya, Alman ve Rus emperyalizminin kesişme bölgesinde yer aldığı için, zayıflaması, Almanya ile Rusya’yı -maazallah- burun buruna getirmek tehlikesini oluşturur. Türkiye, geleneksel Polonya’ya dostluk siyasetinden zerre kadar ayrılmadı. Zaten şu anda, anlaşamayacağımız hiçbir devlet bulunmadığı ilkesini savunuyoruz. Hiçbir devletin rejimi bizi ilgilendirmiyor. Muammer Kaddâfî’nin, üsteğmen iken darbe yapıp monarşiyi yıkarak Libya’nın başına geçmesinin 40. yılı şenliklerine de en üst düzeyde katıldık. İspanya yönetiminde Katolikleşmekten kurtarıp üç buçuk asırdan fazla birlikte yaşadığımız Libya da, üç asır boyunca bağımsızlığını savunduğumuz Polonya da bizim dostumuzdur. Türkiye, Avrupa dengesindeki yeni düzenlemelere mutlaka katılmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT