BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Devlet Hizbullah’ın neresinde?

Devlet Hizbullah’ın neresinde?

Önceki akşam konuştuğum üst düzey istihbarat yetkilisine göre Hizbullah operasyonu devletin örtüyü kaldırması ya da kontrol altında tuttuğu karşı terör örgütünü tasfiye etmek istemesi değildir.



Vahşet örgütü Hizbullah için yapılan spekülasyonlar malum; Örgütün JİTEM bağlantısından, Kavacık’taki operasyonun yapaylığına kadar pek çok şey yazılıp çizildi. Devlet ise en yetkili ağız ve kurumları ile bunları reddetti. Reddetmesine reddetti de bazı istifhamlar giderilemedi. Öyle ya uzun süredir var olduğu ileri sürülen bu örgüt İstanbul ve Ankara dahil pek çok şehirde evlerin bodrumlarına işkencehaneler kurup işletmeye açıyor ve bölgesel güç olduğunu söyleyen Türkiye’nin güvenlik birimleri tamı tamına 15 yıl bunu öğrenmekten aciz kalıyor. Dahası, 15 yıl Hizbullah’tan bihaber olan kolluk kuvvetlerimiz uyutulmanın kızgınlığı ya da hışmından olsa gerek, bu cani örgütü keşfeder keşfetmez bir haftada tarumar ediyor. Hem de ne tarumar? Kavacık’taki canlı yayınlı operasyona rağmen Hizbullah çetesinin canileri hemen ertesi gün teker teker toparlanabiliyor. Militanların saklanmayışlarında gazete okumamanın ve TV ile radyo dinlememenin elbette payı var ama aslan payı kuşkusuz polisimizin. Şaka bir yana ama bunlara benzer pek çok istifham, öküzün altında buzağı aramaya niyetli olan malum güruh tarafından malzeme yapılıp fısıltıya dönüştürülüyor. ÖRTÜ VE İMAJ Önceki akşam bu konuyu istihbarat kurumumuzun önemli bir ismiyle tartıştık. Dinlediğim değerlendirme özetle şöyle: Hizbullah operasyonundaki sür’at ve çözülmedeki büyüklük, devletin örtüyü kaldırması ya da kontrol altında tuttuğu karşı terör örgütünü tasfiye etmek istemesi değildir. Devlet, yaşanan son malum gelişmelerle Türkiye imajının tavan yaptığı bir iklimde böyle bir hareketin içinde olmaz, olamaz. Turizm ve de imaj için onlarca milyon dolar harcanırken böyle bir harekete kalkışmak devletin kendine kast etmesi ile eş anlamlıdır. Velev ki devletin Hizbullah ile kol kola olduğu iddiası da asla gerçeği yansıtmıyor. Hizbullah hiçbir zaman karşı terör grubu olarak da görülmedi. Operasyonun hızlılığı ve başarısı ise, Hizbullah vahşetine kamuoyunda oluşan infiale, güvenlik güçlerinin refleksidir. Örgütün acemiliği ve yapılanma biçimi de bir başka avantaj olmuştur. Yukarıdaki değerlendirmeye iştirak ediyoruz. Ancak Hizbullah olayında bazı yanlışların yapıldığını da belirtmek durumundayız. Evet bize göre de devlet ve de Silahlı Kuvvetlerimiz kurumsal olarak asla Hizbullah ile hiçbir biçimde kol kola olmamıştır. Böyle bir iddiayı seslendirmek düzenli yapı ile çete savaşını kazanan ve dünyada bu yönü ile örnek ve de tek olan ordumuz için bühtan olur. OLUMSUZ ETKİLER Devlet bu tür olaylarda medyayı yönlendirmek durumundadır. Turizm rezervasyonlarının yapıldığı bir süreçte canlı yayınlı bir operasyon Türkiye düşmanları için bulunmaz bir hazinedir. Dahası, ard arda açılan mezar evlerdeki görüntüler de; AGİT’de, Clinton’ın ziyaretinde, IMF anlaşmasında ve AB adaylığında kazandığımız imajı da yerlere sermiştir. Bir medya mensubu olarak medyadaki o sorumsuzluğa ve de devletin o kayıtsızlığına isyan ediyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT