BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > MINI Cooper’ı tasarlarken içimdeki çocuktan ilham aldım

MINI Cooper’ı tasarlarken içimdeki çocuktan ilham aldım

MINI’nin 50. yılı için üretilen modellerin tanıtımı sebebiyle ülkemize gelen BMW AG MINI Tasarım Direktörü Hildebrand, içindeki çocuktan ilham alarak tasarladığı MINI’lerin taklit edilmesinin kendisini sevindirdiğini söyledi



OTO DÜNYASI EDİ­TÖR: İNAN AR­VAS inan.arvas@tg.com.tr 50. YILA ÖZEL İKİ YENİ MODEL MINI’nin 50. yılı için üretilen modellerin tanıtımı sebebiyle ülkemize gelen BMW AG MINI Tasarım Direktörü Hildebrand, içindeki çocuktan ilham alarak tasarladığı MINI’lerin taklit edilmesinin kendisini sevindirdiğini söyledi İngiltere’de doğan Almanya’da devam eden ve tüm dünyada adını duyurmayı başaran MINI efsanesi yarım asrı geride bıraktı. MINI’nin 50. yılı için özel olarak üretilen MINI 50 Mayfair ve MINI 50 Camden modelleri MINI Distribütörü Borusan Otomotiv tarafından ülkemizde tanıtıldı. Toplantıda konuşan BMW AG MINI Tasarım Direktörü Gert Volker Hildebrand, MINI’nin 50’nci yılı için özel olarak tasarlanan modellerin karakteristik tasarımları kadar seçkin özellikleri ile markanın başarılı geçmişini ve vizyoner gücünü temsil ettiğini belirtti. Gert Volker Hildebrand HÂL ÇOCUĞUM VE BÜYÜMÜYORUM 2010 yılında 4x4 Mini Crossover’ların pazara gireceğini söyleyen Hildebrand, bunun yanında iki yeni modeli daha pazara sunacaklarını ve 3 olan ürün gamını 6’ya çıkaracaklarını ifade etti. MINI’leri tasarlarken “içindeki çocuktan” etkilendiğini anlatan Hildebrand, “Ben genç kalıyorum, hâlâ çocuğum, belirli bir yaşta durdum artık büyümüyorum. Tasarım öyle bir şey ki onu sevmeniz, ondan keyif almanız lazım. Çocuk gibi bu şevki tutmanız lazım. Tasarladığınız ürünleri ve sonuçlarını görmek istiyorsunuz. Bu da size büyük bir motivasyon oluyor. Bir artist gibi tasarlayıp onu göstermek istiyoruz” diye konuştu. TAKLİT EDİLMEK ONUR VERİCİ Yeni versiyonların isimlerini, geçmişte olduğu gibi Londra’dan aldığını dile getiren Hildebrand, Mayfair’in seçkinliği ve güçlü geçmişi temsil ettiğini, Camden’in ise günümüzün trendini ve modern yaşam tarzının merkezini yansıttığını kaydetti. Hildebrand, MINI’nin Çin’de taklidinin üretilmesi sorusuna ise, “Yaptığımız işi gururlandırmak ve onore etmek için en iyi şey taklit etmektir. İyi şeyler taklit edilir. Bu sebeple bizim tasarladığımız araçların beğenilerek taklit edilmesinden hiç gocunmuyorum; aksine gururlanıyorum” cevabını verdi. TEST EDEN GERİ VERMEK İSTEMİYOR Tüketici talepleri doğrultusunda yeni modellerin pazara sunulması için çalışmalar yürüttüklerini anlatan Hildebrand, elektrikli otomobillerin seri olarak üretilmesi noktasında “Proje E” kapsamında bir birim kurduklarını söyledi. Şu anda test edilen elektrikli MINI’lerin hızı, yol tutuşu ve bütün özellikleriyle çok beğenildiğini belirten Hildebrand, “Öyle ki araçları test edenler, test süresi sonunda bile araçları geri vermek istemiyorlar” dedi. 600 adet MINI E diye nitelendirilen elektrikli MINI araçlarının, Londra, Münih ve Los Angeles gibi şehirlerde test amaçlı kullanıldığını vurgulayan Hildebrand şöyle konuştu: “Elektrikli araçlar 120-150 km yol kat edebiliyor. Uzun mesafelerde kullanılmıyor. Şu anda bu araçlarla ilgili bir öğrenme dönemi yaşıyoruz. İkinci jenerasyon araçlar daha farklı teknolojileri ve daha büyük gelişimleri beraberinde getirecektir.” HEDEF YILDA BİN MINI SATIŞI Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Eşref Biryıldız da eylülde son 22 ayın en yüksek otomobil satışını yaptıklarını belirterek, “Temmuz, ağustos ve eylül aylarında 100 MINI sattık. Bu satışların yüzde 70’ine yakınını eylül ayında gerçekleştirdik” dedi. Biryıldız, MINI’de hedeflerinin yıllık bin araç satmak olduğunu, yeni modeller ile bu hedeflerini tutturacaklarını kaydetti. MINI 50 Mayfair 29 bin eurodan, 50 Camden modeli ise 27 bin eurodan satışa sunulacak. DÜNDEN BUGÜNE MINI EFSANESİ KUTU GİBİ... Mini’nin hikâyesi 1959’da başladı.. O yıllarda Almanlar Volkswagen, İtalyanlar Fiat, Fransızlar ise Citroen ve Reno ile küçük araba segmentinde başa baş gidiyorlardı. Suveyş’teki petrol krizinden dolayı minik arabalara olan ihtiyaç hızla artıyordu. UZAKTAN İZMİRLİ İngiltere’nin de böylesi bir hamle yapması gerekti. Alexander Arnold Constantine Issigonis adlı İzmir doğumlu bir mühendisin Mini ve Morris Minor çizimleri beğenildi ve proje Oxford şehrinde banda alındı. BENCE BMC Mini önden çekişliydi, BMC motor taşıyordu. Motor alışılagelenin aksine yan konmuş, aktarma kayıpları hayli azaltılmıştı. Nitekim Mini, gözü kara pilot John Cooper ile sınıfındaki araçlara egzost koklatıp pistlerin tozunu attı. SÜRÜMDEN KAZAN Fiyatı makul, hatta sudan ucuzdu, 496 sterlini veren kapısının önüne bir Mini bağlama şansına sahip olabiliyordu. 1959 ile 2000 yılları arasında toplam 5.3 milyon adet Mini üretildi ve satıldı. KÜÇÜCÜK FIÇICIK Bu dışı küçük, içi ferah, ucuz, sevimli, tutumlu, çevik araç çok prim yaptı. 1960’larda artık bütün dünyada mini severler vardı. Birçok defa “Yılın arabası” seçildi, hatta efsane Ford Model-T ile kıyaslandı. ASALETİ YETER Mini 1959’dan 1999’a kadar tam 40 yıl yolları arşınladı. Ufak tefek değişiklikleri saymazsanız çizgisini hiç bozmadı. Adeta klasik kaldı. Zaman zaman steyşını, ‘pikap’ı ve arazi aracı da piyasaya çıkarıldı. KARİZMA STANDART Ve bakın ne oldu. Almanlara karşı çıkarılan araç Almanların eline geçti. BMW çatısı altında üretilen Mini retro tasarımın en başarılı uygulamalarından birine imza attı. Mini Cooper adeta go-kart hissi veren üstün yol tutuşuyla özellikle genç erkekleri peşine taktı. YAŞ 50, DEDE OLDU Her ne kadar mini bebe rollerinden vazgeçmese de artık o bir dede... Tabii gençlik yıllarındaki gibi mütevazı değil. Günün teknolojisi ve konforu ile donatılan araç abilerinden aşağı kalmıyor, eh pek de ucuz sayılmaz. Renault, Twizy Z.E.’yi İspanya’da üretecek Megane, Megane Sport Tourer, Modus ve Grand Modus’u İspanya’da üreten Renault, elektrikli aracı Twizy Z.E. modelini üretmek için Madrid’in yaklaşık 150 km kuzey batısında bulunan Valladolid fabrikasını seçti. Kompakt, atak ve pratik bir araç olan bu geleceğin sıfır salımlı otomobili, sürdürülebilir kalıcı kent içi ulaşımın bütün gereklerini tam anlamıyla karşılayacak. Daihatsu’dan bayram hediyesi Daihatsu, ÖTV indirimi sonrası düzenlediği kampanya ile bayram öncesi sevindirecek. Daihatsu, düzenlediği kampanya ile müşterilerine 2010 model Terios’lara eski fiyatlarıyla sahip olma şansı sunuyor. Kampanya kapsamında, 2010 model 1.3 lt Terios 41 bin liradan, 1.5 motorlu otomatik vitesli Terios Silver 46 bin TL’den, 1.5 motorlu otomatik vitesli Terios Gold 49 bin liradan başlayan anahtar teslimi fiyatlarıyla satılıyor. Prius Türkiye yollarına çıkmaya hazırlanıyor Dünyanın en çok satan hibrid otomobili unvanını alan Toyota Prius, Türkiye yollarına çıkmaya hazırlanıyor. Prius, Elegant ve Premium olmak üzere iki donanım versiyonu ve 7 farklı renk seçeneği ile pazara sunulacak. Kasım ortasından itibaren Toyota Plazalar’da yerini alacak Prius’un Elegant versiyonu 41 bin 800 euro ve Premium versiyonu 49 bin 300 euro anahtar teslimi fiyatıyla satılacak. Hyundai tekrar liderlik koltuğunda 2009 yılının ilk 8 ayında otomobil satışlarında lider olan, eylül ayında ise sadece 97 adetlik fark ile ikinciliğe gerileyen Hyundai, ekim ayı satışlarında sadece bir aylığına teslim ettiği liderlik koltuğunu geri aldı. Rakiplerine karşı otomobil pazarında tüm yıl boyunca elde ettiği hakimiyetini sürdüren Hyundai, ekim ayında sadece otomobil satışlarında değil, toplam satışlarda da en çok tercih edilen marka oldu. Hyundai, 3 bin 12 adetlik toplam satış ve yüzde 14.3 pazar payıyla ekim ayının lideri oldu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 106785
    % -0.69
  • 5.696
    % -0.32
  • 6.3069
    % -0.37
  • 7.3615
    % -0.05
  • 269.137
    % -0.21
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT