BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vergi sistemi hatalı

Vergi sistemi hatalı

Otomobilden alınan vergi en kolay vergi; peşin olarak tahsil ediliyor ve kaçağı olmuyor. Nitekim, devletin vergi gelirini çoğaltması için vergilerde iyileştirme yapması şart



Avrupa’daki Renault Grubu’nun cirosunu geçen yıl yüzde 5.2 artırarak, 37.6 milyar Euro’ya yükselmesinin altında, ileriyi gören ve dirayetli yöneticilerine sorumluluk yüklemesinin yattığının geldiği biliniyor. Biz de Türkiye Gazetesi olarak, siz okuyucularımıza en yakınımızdaki Renault’un en üst düzey yöneticisine Türkiye’deki Renault ve yeni ekonomik kararlar hakkında sorularımızı yönlendirdik. Türkiye’nin en büyük iki otomobil üreticisinden bir olan Oyak Renault’un Genel Müdürü Onur Baytok, kendi makamında yanıtladı: * Kriz yılı olan 1998 ve 1999 yıllarını Oyak Renault olarak değerlendirir misiniz? -O. Baytok: 1997 senesinde pazar 343 bin civarındayken, 1998 yılında bu pazar 289 bine düştü. Aslında kriz otomotiv sektöründe 1999 gibi düşünülse de asıl sıkıntı 1998 yılında başladı. Biz yine zikzaklar çiziyoruz. 1993 yılında 440 bin rakamlarına ulaşmaya çabalıyoruz. Çabalıyoruz diyorum çünki, erişemiyoruz. Otomotivde böyle bir gelişme var. Niye sorusuna cevabım ise; otomotiv çok stratejik ve çok önemli bir sektör. Genel ekonomideki olaylar, otomotiv sektörünü çok yakından ilgilendiriyor. İşte bu yüzden, 1998 yılında başlayan Rusya krizi, otomotivde satışları bıçak gibi kesti. 1998’in Eylül, Ekim’inde başlayan sıkıntı, 1999 yılının Ocak-Şubat-Mart aylarında, tüm firmalar hemen hemen çok düşük satışlar gerçekliştirdi. Çok önemli bir sektör olan Otomotiv sektöründeki sıkıntı, satışların düşmesiyle devletin vergi gelirinin de düşmesine yol açtı. Çünki, otomobil satış rakamları çok kötü bir vaziyetteydi. İşte bu yüzden 1999 ilk baharında, hükümet yüzde 6’lık ek vergiyi düşürdü. Bu ek verginin düşürülmesi, sektöre bir miktar hareketlilik getirdi. Rakamlar biraz gelişmeye başladı. Tam rakamlardaki artış hızlanmışken, bu sefer de 17 Ağustos deprem felaketini yaşadık. 1999 yılı da bir dalgalanmaya girdi. Tam önümüzü nasıl göreceğiz diye düşünürken, bu kez karşımıza olumlu bir gelişme çıktı. Bankalar taşıt kredi faizlerini düşürmeye başladılar. Bu da otomotiv sektöründe bir patlamaya neden oldu. Siz de biliyorsunuz, Türkiye’nin en düşük faiz rakamları ortaya çıktı. 1994 yılında bile bu kadar düşük faiz oranı yoktu. Fakat bunlara rağmen yüzde 7.5’lik bir düşüş gözleniyor. 1998’i de katarsak yüzde 15’e yakın bir düşüş var. Türkiye’de bir taraftan da çok hızlı bir rekabet ortamı yaşanıyor. Tüm yabancı markalar gelmeye başladı. Avrupa otomobillerinin yanı sıra, Lada, Skoda, Suzuki gibi markalar da pazarda yer alıyor. Rekabet çetinleşti. Renault olarak baktığınızda da, aynı sıkıntıları biz de yaşadık. 98’den gelen 99’da süren sıkıntılarımız oldu. Ancak aldığımız tedbirler ile bunu yenmeyi başardık. Bizim için 1999 çok önemli bir yıl oldu. Çünki, yıllardır Türkiye’nin en çok satan otomobili olan Renault 9 ve Renault 12 üretimden kaldırıldı. Çok radikal kararlara imza atan Renault, çok değişik stratejiler uyguladı. Ancak buna rağmen amacımız liderliğimizi korumaktı ve koruduk da. Renault 9’un üretimden kalkmasıyla, boşalan yere 99’un son iki ayında Clio Symbol’u pazara verdik. Renault’un verdiği karar, artık otomobillerin yenilenmesinin kararı oldu. Renault 9 ve 12, 30-35 senelik otomobillerdi. İmajlarının yenilenmesi gerekiyordu. 2000 yılına girerken bunu başardık ve Symbol’un pazarda tutulmasını sağladık. 2000 yılına girdiğimizdeki düşüncemiz ise, pazarın bir miktar daha büyüyeceği düşüncesi. 320 binler civarında bir pazar tahmin ediyoruz. Bu büyüme içinde de biz sektördeki liderliğimizi korumaya çalışacağız. Liderliği korurken de, üretimden kaldırdığımız otomobillerin yerine yeni araçları eklemek. Bu sene Symbol bizim ana otomobilimiz olacak. Onun yanında da ticari aracımız Kangoo’nun binek tipini pazara vermek olacak. Symbol, Renault 9’un, binek Kangoo da Renault 12’nin müşterilerine hitap edecek. Kangoo binek benzin motorlu olup, hava yastıkları gibi tüm lüks aksesuarları bulunacak. Fiyatı da uygun olacak. Gerektiğinde de arka koltukları kalkıp, yük taşıma imkânı sağlayacak. Sanki eski Renault 12 Station Vagon kullanıcılarını çekecek gibi görünüyor. Bu sene ortalarında Megane Scenic’in 4X4 versiyonu nu da getireceğiz. Bu araç da, otomobilseverlerin ilgisini çekeceğe benziyor. * Üretim aşamasında bir yenilik olacak mı? -O. Baytok: İhracatta Renault geçen sene çok başarılı oldu. 64 bin Megane Wagon, Avrupaya ihrac edildi. Bu çok büyük bir başarı. Yani ihraç edilen beş otomobilden bir tanesi Renault demek. Bu faaliyet 2000 yılında da devam edecek, belki bu rakamın üzerinde de çıkılacak. Megane Wagon’un yanında Clio Symbol’un da ihraç imkânları aranıyor. Bütün gelişmelerin yanında uzun vadeli stratejiler de planlıyoruz. Türkiye bir otomobil merkezi olma yolunda gidiyor. Türkiye kendi ispatlamış vaziyette. Renault Megane ile Avrupa’da çok iyi bir yer edindik. Düşük maliyetlerin ve katileli işçiliğin bunda önemi oldu. Doğal olarak çok gelişmiş yan sanayiininde etkisi oldu. Avrupa Birliği ilişkilerinde Türkiye’nin otomotiv merkezi olması gündemde zaten. * Yeni alınan ekonomik kararlar doğrultusunda, vergilendirmeden Renault’un etkileşimi nasıl oldu? -O. Baytok:Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinde hemen hemen bütün Avrupa ülkelerinin uyguladığı sistemleri uygulamaya başladı. Tüketici Kanunu aynen uygulandı, Rekabet Kanunu aynen uygulandı ve Türkiye bunlara uyum sağladı, Avrupa’dan ikinci el otomobiller bile gelmeye başladı, Avrupa sistemine uygun motorlar üretilmeye başlandı; ki bizim Renault 12’yi üretimden kaldırma sebebimiz budur, aklınıza gelen tüm sistemler uygulanmaya başlandı. Gelin görün ki, bir tek otomobiller üzerinden alınan vergiler hiç değişmedi. Aksine ek taşıt vergisinde yüzde 6 indirim yapılırken KDV artırıldı, vergi artışı ile toplam vergi yüzde 48’e geldi. Böyle bir vergi sistemi dünyanın hiç bir yerinde yok. Türkiye’de çok sıkıntılı günler geçiren çok zor bir sektör olan otomotiv, bu yüzden de darbe yedi. Vergilendirme yüzünden 35 yıldır iki büyük firma, Türkiye bütçesine büyük katkılarda bulundu. Yan sanayinin gelişmesinde de çok büyük pay sahibi oldu. Bu durumda artık otomotiv sektörünün gelişmesi lazım. Bunda da en önemli konu vergiler. Demin de söyledim, 99 krizinin atlatılmasındaki en büyük etken vergi indiriminin olmasıydı. Bu vergiler ile gelişme sağlamak çok zor. ‘99 senesindeki vergi indirimi devam etseydi, devlet daha çok para toplayacaktı. Çünkü, otomobil satışları daha da artacaktı. Otomobilden alınan vergi en kolay vergi; peşin olarak tahsil ediliyor ve kaçağı olmuyor. Nitekim, devletin vergi gelirini çoğaltması için vergilerde iyileştirme yapması şart. * Üretimden kaldırılan Renault 9 ve Renault 12 kullanıcılarına mesajınız ne olacak? -O. Baytok: Biz Renault olarak, otomobilde satış sonrası hizmetlere çok önem veriyoruz. Biz Türkiye’nin her yerinde servis veriyoruz. Ayrıca her aracımız için 10 sene bakım, servis ve yedek parça ihtiyacını karşılamayı taahhüt ediyoruz. Ürün gamımızı geliştirirken, satış sonrası hizmetlerimizi de geliştirip çağa uydurmak zorundayız. Son dönemlerde satış sonrası için kendimize bir mükellefiyet getirdik. Eğer otomobilin hareketine engel olan herhengi bir parçayı serviste bulamazsanız, en geç 72 saat içinde bu parçayı ulaştırıyorduk ve gecikme halinde günde 30 dolar vermeyi taahhüt ediyorduk. Bunu bu sene 48 saate düşürdük. Bu çok önemli bir olaydır. İnsanların satış sonrasında bekletmek çok zor bir olgudur. Yenilik olarak adlandırabileceğimiz ise; aracınızı bakıma getirdikten sonra ücretsiz olarak 34 bölgede check-up’ınızı yapabiliyoruz. Araçtaki tüm sıkıntıları söyleyebiliyoruz. Sigorta sistemini geliştirip, bakım sigortası getiriyoruz. Otomobilinizi özellikle tamire yollamak istemiyorsanız, bize bir sigorta ücreti ödeyin ve sonra da aracınızın bir tek benzini ile uğraşın diyoruz. Bu Avrupa’da yapılıyor. * Böyle bir vergi sistemi dünyanın hiçbir yerinde yok. Türkiye’de çok sıkıntılı günler geçiren çok zor bir sektör olan otomotiv, bu yüzden de darbe yedi * Gelin görün ki, bir tek otomobiller üzerinden alınan vergiler hiç değişmedi. Aksine ek taşıt vergisinde yüzde 6 indirim yapılırken KDV artırıldı, vergi artışı ile toplam vergi yüzde 48’e geldi 2000 yılını nasıl görüyorsunuz? Oyak Renault Genel Müdürü Onur Baytok’un 2000 yılı ile ilgili görüşleri ise şöyle: - İlk ayın enflasyon rakamları bana sürpriz gelmedi. Çünki, Aralık ayından beri gelen ve özel sektöre yüklenen bir yük var. Hükümet elektrik bedellerinde yüzde 17’ye varan zamlar yaptı. Bunların da bir kısmını da özel sektör uygulamaya almadı. Bunun etkilerini önümüzdeki aylarda göreceğiz. Bana sorarsanız önümüzdeki ayda da bir miktar daha düşecek, önümüzdeki dönemler de enflasyonun inme ihtimali var. Bizi birazcık sıkan ise devalüasyon ve enflasyon oranın arasındaki farkın açılması oldu. Özellikle ithal araçlarla rekabet edebilmeyi güçleştiriyor. Siz yerli aracınıza yüzde 5 zam yapabiliyorsunuz, ithal araç geliyor, özellikle Alman otomobillerinde yapılan enflasyon zammı yüzde 2’yi bile bulmuyor. İşte burada dengeyi kurmak için çok çalışıyoruz. Yoksa bu denge biraz daha yakın olsaydı, daha rahatlatacaktı. Oysa dolar çok arttı, bunun karşılığında euro’nun değer kaybetmesi ve diğer konular, ithalâtta her otomobilin maliyetini artırdı. Türkiye’de son dönemde ithalâtın hızlı gelişmesinin nedenlerinden biri de bu. Yerli otomobillerin maliyetleri artarken, ithal otomobillerin maliyetleri azalıyor. Bu yüzden 2000 yılında önümüzü görmemiz gerekiyor. Hükümetin söylediği, yıl sonunda enflasyonu yüzde 35-40’larda olacağı. İlk söylenen yüzde 25 pek inandırıcı değil, çünki yüzde 70’lerden o kadar düşüşün olması çok sıkıntı meydana getirir ve birtakım dengeleri bozar. Faizlerin düşeceğini tahmin ediyorum. Bizim sektör olumlu etkilenecek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT