BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çakar çakmaz çakan Çakır!..

Çakar çakmaz çakan Çakır!..

Cüneyt Çakır 17 Mart 2007’de Manisa - Sakarya maçını 37. dakikada tatil etti. Kaleci antrenörü ve kalecinin yumruğu karşısında esnemedi. O günlerde kamuoyunun büyük ekseriyeti karşısında yeraldı. Eski “abileri” bile hakeme yapılan bu şiddet karşısında maçın tatil edilmesini haklı bulmadı.



Standart + cesaret = Cüneyt Çakır! Cüneyt Çakır 17 Mart 2007’de Manisa - Sakarya maçını 37. dakikada tatil etti. Kaleci antrenörü ve kalecinin yumruğu karşısında esnemedi. O günlerde kamuoyunun büyük ekseriyeti karşısında yeraldı. Eski “abileri” bile hakeme yapılan bu şiddet karşısında maçın tatil edilmesini haklı bulmadı. Tarih 27 Şubat 2008. G.Saray-F.Bahçe (2-1) kupa maçı. Maçın hakemi Cüneyt Çakır; Gökhan Gönül, Lugano, Volkan Demirel ve Lincoln‘ü kırmızı kartla oyundan atmıştı. Medya beğenmemişti. Gözlemcisi hiç beğenmemişti. Rahmetli Hasan Doğan‘ın federasyon başkanlığında 13’üncü günü idi. MHK da henüz 10 günlüktü. Cüneyt Çakır‘a 24 gün sonra Süper Lig’de maç verdiler. Arkasında durdular. Ama Cüneyt Çakır medyada günlerce tartışıldı. Hıncal Uluç o günlerde şu yazıyı kaleme almıştı: “Cüneyt Çakır, Türkiye’deki futbol sahalarının gördüğü en iyi hakemlerden biriydi. Ben bu maçtaki Cüneyt Çakır’ın heykelini dikerim, hakemlik anıtı olarak. Türkiye Cumhuriyeti’nde ilk defa bir hakem eyyam yapmadan düdük çaldı ve kart gösterdi. ‘Yarın benim için ne düşünürler, ne yaparlar’ demeden. Kendisinden evvel bu sahalarda maç yöneten hakemlerin nasıl eyyamcı olduklarını ortaya koydu.” *** Hıncal Uluç, bütün medyanın ve otoritelerin tukaka ettiği Cüneyt Çakır için hakkı böyle teslim etmişti o günlerde. Cüneyt Çakır için iyi şeyler yazdığımda hakem camiasında rahatsız olanlar oluyordu. Kimisi açık açık sitem ediyor, kimisi arkamızdan sallıyordu. Cüneyt Çakır‘ın her zaman altını ısrarla çizdiğim bir tarzı var. Sahaya, zemine, renklere, konjöktüre, dengelere, Levent’e, İstinye’ye, kamuoyuna, medyaya hiç bakmadan maç yönetir! Kartları ya da penaltıları hiçbir zaman azalmadı. Standardını aynen devam ettirdi. Hiç esnemedi. Maç içindeki kararları “bir torna makinesinden çıkan parçalar” gibi. Bu ifadeyi Cüneyt’ten pek fazla hoşlanmayan bir gözlemci özel sohbetimizde kullanmıştı. Bir dönem “F.Bahçe’ye yakın” gerekçesiyle uzun süre F.Bahçe maçına çıkamadı. Delgado’ya kırmızı kart gösterdi diye bir yıldan fazla oldu Beşiktaş maçına çıkamıyor. G.Saray uzun bir süre istemedi. Yani hep istenmeye hakem oldu. Ben hep istenen hakemden korkmuşumdur! Bülent Yavuz MHK’sı (Babası Serdar Çakır’ın da içinde olduğu MHK) onu FIFA yapmadı. Bülent Demirlek‘i tercih etmişlerdi. Sabri Çelik MHK’sı FIFA kokartı için Metin Aydoğan‘ı tercih etmişti. Ufuk Özerten MHK’sı da 2005’te FIFA listesini çok tartıştı. Cüneyt Çakır ismine ciddi itirazlar vardı. Saatlerce karar veremediler. Osman Avcı‘nın şiddetle Cüneyt Çakır‘ın FIFA olmasını istediğini medyada birkaç defa okuduk. Nitekim FIFA oldu. 4 yıl gibi çok kısa bir süre içinde 1.kategoriye kadar yükseldi. *** Yine 2005 yılında Bülent Yıldırım’ın Süper Lig kadrosundan düşme tehlikesi vardı. Son hafta aldığı maçla klasmanda kaldı. Şimdi o Bülent Yıldırım da 2.kategoride. En baba eğitimciler, en baba uzmanlar, en baba MHK başkanları öyle pek sandığımız kadar hakemden anlamıyorlarmış demek ki. Hıncal Uluç, Ufuk Özerten, Osman Avcı birçoklarından daha basiretli çıktı. İşte 22 Aralık günü gördük. Demek ki UEFA, kitaba göre maç yöneten hakemi tercih ediyormuş. Yani maçların 11-11 tamamlanması UEFA‘nın hiç umurunda değildi! Bilgi notu Cüneyt Çakır UEFA tarafından 1.kategoriye alındı. Yani Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetebilecek statüye geçmiş oldu. Şampiyonlar Ligi’nde en son maç yöneten hakemimiz 2000 yılında Oğuz Sarvan‘dı. 10 yıldır Şampiyonlar Ligi’nde hakemimiz yoktu. O zamanki sınıflandırmaların adı bugünkü gibi değildi. Şu anda “Elit” kategoride toplam 26 hakem yer alıyor. “Premier” kategoride ise 28 hakem var ama kendi içinde iki grup. Cüneyt Çakır‘ın içinde bulunduğu “Development” gruptaki hakemler, elit kategoriye aday hakemler konumunda... Diğerleri ise yaşı geçmiş ya da “elit”den düşmüş hakemler. Cüneyt Çakır bu kategoriler içindeki en genç 6’ıncı hakem! Selçuk Dereli’nin kararı! Selçuk Dereli memleketim olan Erzincan’da 8 yıl öğretmenlik yaptı. Şehrimin tanıtımına katkı sağladı, sağlamaya da devam ediyor. Erzincan’ı çok sevdiğini her görüşmemizde mutlaka ifade eder. Ancak kendisiyle yıldızımızın pek barıştığı söylenemez. Selçuk Dereli‘nin, önünde 4 yıl varken hakemliği bırakmasının gerçek sebebini bilmiyoruz. Ama Avrupa’da 1.kategoriye yükselememiş olmasının ertesi günü bu kararı vermesi bazı tahminlerde bulunmamız için yeterli. Hedeflerin tükenmesi kötüdür. Avrupa’da arzu ettiği noktaya gelememiştir. Bu önemli bir gerekçe olabilir. Selçuk Dereli medya ile hiçbir zaman sağlıklı bir iletişim kuramadı. Dernek başkanı oldu, bu iletişimsizlik devam etti. Hep çareyi mahkemeye gitmekte buldu. Kendisini Dernek Genel Başkanı yapan halefi Mustafa Çulcu ile ipleri kısa süre içinde kopardı. Yönetiminde bulunan faal hakemlerden Hüseyin Göçek ve Bülent Yıldırım‘dan habersiz genel başkanlığı bıraktı. Yönetiminde bulunan ve federasyonla ters düşen hakemleri ortada bıraktı. Bülent Demirlek ve Vedat Yüksel‘e de yaranamadı. Lale Orta’lar, İsmet Arzuman’lar mağdur edilirken kılı kıpırdamadı. Hakemliğinde emeği olan birçok insanı yok saydı. Derneğin eski genel başkanlarının hiçbiriyle bir temas kurmadı. Dernek Başkanı seçilip de hakemliği zarar görmemiş bir tek kişi gösterebilir misiniz? Hep genç hakemlerin “artık adına ne dersiniz bilemem” bir mentöre, bir abiye, “bir yol gösterecek büyüğe ihtiyacı var” derim. Hakemlik sadece beyaz çizgiler içinde yapılmıyor. Aynı zamanda bir diplomat gibi olmanız gerekiyor. Selçuk Dereli bazı krizleri, bazı süreçleri iyi idare edememiştir. Bunalmıştır. İki arada bir derede kalmıştır. Kimseyi memnun edememiştir, kimseye yaranamamıştır. Kendisine yol gösterenler sağlıklı yollar gösterememiştir. Neyse... Kararı hayırlı olsun. Ailesine ve çok sevdiği iki kızına daha çok vakit ayıracaktır. Dereli ailesine sağlık ve mutluluk diliyorum. Ne demişti? “Türkiye’nin 1 numaralı hakemi benim. Bu yüzden Hakem Derneği genel başkanı olmalıyım.” (26 Nisan 2006/Eskişehir - Selçuk Dereli) 39 saat ara ile iki maç! Erdem Bayık 21 Aralık Pazartesi günü K.Karabük-Adana maçında yardımcı hakem. 23 Aralık Çarşamba günü Denizli Bld.-A.Gücü maçında yardımcı hakem. K.Karabük-Adana maçı saat 22.00’de bitti. Tam 39 saat sonra ikinci bir maçta görev yaptı. MHK’nın gözünden kaçtı mı? Kaçtı ise Erdem Bayık neden uyarmadı? Başlama Vuruşu'nu kaçırmayın! TGRT Haber TV'de bu akşam Başlama Vuruşu'nda çok önemli konuları tartışacağız. Hakemliği ani bir kararla bırakan Selçuk Dereli ana konumuz olacak. Selçuk Dereli hakemliği neden bıraktı? Kimlere kızdı? Federasyon bu istifayı neden hemen kabul etti? Dernek Dereli'ye zarar verdi mi? Programa Ahmet Çakar, Metin Tokat, Bülent Demirlek, Mustafa Çulcu, Bülent Yavuz ve Muhittin Boşat gibi önemili isimler telefonda katılarak düşüncelerini paylaşacaklar. Ligin ilk yarı değerlendirmesi, hakemlerin performansı yine bu programda olacak. Sakın kaçırmayın!. Bu akşam 22.00'da.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98028
    % 0.96
  • 5.7029
    % -0.53
  • 6.3956
    % -0.91
  • 7.0772
    % -1.06
  • 258.521
    % -0.48
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT