BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kaya tuzunun memleketi: ÇANKIRI

Kaya tuzunun memleketi: ÇANKIRI

Dünya tuz pazarında boy gösterecek kalitede, yüzde 88 saflık ve 800 milyon ton görünür, 350 milyon ton da muhtemel rezervi bulunan kaya tuzu, Çankırı ekonomisinin lokomotif ürünü



Memleketten HABER VAR -127- Behçet FAKİHOĞLU behcet.fakihoglu@tg.com.tr Dünya tuz pazarında boy gösterecek kalitede, yüzde 88 saflık ve 800 milyon ton görünür, 350 milyon ton da muhtemel rezervi bulunan kaya tuzu, Çankırı ekonomisinin lokomotif ürünü MERKEZLERE YAKIN “Yatırımcı neden Çankırı’ya gelsin?” sorusuna şu açıklama ile karşılık veriliyor: Ülkemiz teşvik haritası incelendiğinde, en batıdaki il Çankırı’dır. Coğrafi olarak İç Anadolu, Marmara ve Karadeniz bölgeleriyle bağlantılıdır. En büyük pazarlara yakınlık, yatırımcı için tercih edilebilir bir avantajdır. Esenboğa Havalimanı’nın yakınlığı da 40 kilometredir. Karayolu, demir yolu, iletişim, elektrik, doğalgaz, gibi temel altyapı hizmetleri yeterli seviyededir. Altyapısıyla yatırımcının hizmetinde olan iki Organize Sanayi Bölgesi hazır. Bir tanesi yatırım programında, gelecek için bir Organize Sanayi Bölgesi daha düşünülüyor. Üniversite, meslek liseleri ve yaygın eğitim kurumlarıyla, “işgücü ve ara eleman” arzı yeterli seviyede.Güvenlik konusunda da “en sakin” illerin başında... Orta Anadolu’nun kuzeyinde, İç Anadolu ile Batı Karadeniz geçiş kuşağında, Ankara’nın yanı başında bulunan şirin bir ilimizdir Çankırı. İskân izleri M.Ö. 7 binli yıllara kadar uzanıyor. 1071’deki Malazgirt Zaferi’nden sonra, Danişmend Beyliği Komutanlarından Emr Karatekin tarafından 1082’de Türk topraklarına katılan Çankırı, 1392’de Osmanlı yönetimine geçer. Önce Anadolu Eyaleti’nin Sancak Merkezi, sonra Liva ve Mutasarrıflık olur; Cumhuriyet döneminde de il yapılır... Çankırı’nın, 1950’li yılların başına kadar Türkiye’nin ilk 10 ili arasında yer aldığı söylenir, tarım alanında ülkemize önemli katkıları olur. Sonra Zonguldak, Ankara, Karabük, İstanbul gibi illere yoğun göç başlar. Bugün ilin toplam nüfusu 170-180 bin iken, bir milyon Çankırılının dışarıda olduğu belirtiliyor. SANAYİ VE TURİZM 2000’li yıllarda Çankırı gelişme rotasını sanayi ve turizm gibi iki önemli sektöre de yöneltir. 1990’lı yılların başında faaliyete geçen Korgun Organize Sanayi Bölgesi’ne ilaveten Şabanözü ve Çerkeş Organize Sanayi Bölgeleriyle de ortam hazırlanır; bölgesel olarak uygulanan ek teşviklerle yatırımcılar için cazip hale getirilir... 2009’daki kararla 4. Teşvik Bölgesi’ne alınan şehir, yatırımcılar için daha da cazip olur. Çankırı’da ulaşım iki anayol ağı ve bunlara bağlı yollarla sağlanıyor. Kuzey-güney yönünde İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Ankara-Çankırı-Kastamonu-İnebolu yolu; batı-doğu yönünde Çerkeş-Ilgaz yönünde yer alan ve Çankırı İl sınırları içinde 105 kilometrelik bir uzunluğa sahip E-80 yolu... ÇEŞİTLİLİK ARTIYOR Elektrik ve haberleşme altyapısı tamamlanmış, doğalgaza kavuşmuş Çankırı, yatırımcıların dikkatini çekiyor. İlde Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’nun Silah Fabrikası ile Devlet Demir Yolları’nın Makas Fabrikası gibi iki önemli kamu yatırımı bulunmakta. Daha önce merkezde toplanan sanayi kuruluşları, Çankırı’nın kalkınmada 1. derecede öncelikli yöreler kapsamına alınması sonrasında ilçelere de yayılmaya başlamış. Yasal düzenlemelerle, teşviklerle Çankırı’nın sanayi potansiyelinde artış olmuş, çeşitlilik meydana gelmiş. Aytaç Et Entegre Tesisleri, ERNA-MAŞ Elektrikli Ev Aletleri gibi önemli yatırımlar büyük istihdam sağlarken, diğer tesisler ve yatırımı devam eden fabrikalar ilerisi için önemli ipuçlarını veriyor. Çankırı’nın bu ülkenin çimentosu olduğunu, insanlarının fevkalade iyi, vatanperver ve sadık olduğunu söyleyen Vali Şemsettin Uzun, ilin bir zamanlar Türkiye’nin en önemli 10 ili arasında bulunduğunu belirtiyor, sonraki yıllarda çok göç verilmesinden yakınıyor. Üniversitenin açılması, teşvik uygulamaları gibi sebeplerle son zamanlarda nüfusu artan iki ilden birisinin Çankırı olduğunu açıklayan Vali Uzun, yatırım safhasında olan sanayi kuruluşlarına değiniyor. Sanayinin gelişmesi, ekonominin canlanması için yol probleminin bitmesi gerektiğini dile getiren Vali Uzun, duble yolların bitirilmesi için büyük çalışmalar yapıldığını, kendilerinin bu iş için 52 milyon lira harcadıklarını ifade ediyor. Vali Şemsettin Uzun ANKARA FAKTÖRÜ Çankırı’nın, Ankara’nın gölgesinde kaldığını, Ankara’ya yakınlığı avantaja çeviremediğini, bu büyük pazarın nimetlerinden yeterince faydalanamadığını anlatan Şemsettin Uzun, duble yolların tamamlanmasıyla bu yönde önemli bir adımın atılmış olacağını söylüyor. Çankırı’nın yarınları için çok iyimser olduğunu, coğrafyası ve insan yapısıyla ülkemizin belkemiği olan bu tarihî ilimizin hak ettiği noktaya mutlaka geleceğini belirten Vali Şemsettin Uzun; yatırım iklimini iyileştirmeye yönelik altyapı, eğitim, sağlık, kültür, turizm ve çevre gibi kamu hizmetlerinin en üst seviyeye çıkarılması için yoğun şekilde çalıştıklarını açıklıyor... Hediyelik lambalar Kaya tuzundan lambalar da yapılmakta. ‘Yaren Tuz Lamba’da Erdem Karaca, hem güzel örnekler gösteriyor, hem de anlatıyor. Çok ender çıkan beyaz tuz kütleleri parçalanır, sertleşmeleri için tuzlu su ile yıkanır, kurutulur. İstenen şekil verilip, içine lamba takılır. Lambanın tuzu ısıtması ile oluşan tepkime, oda havasını temizler... Bu lambalar genellikle hediyelik olarak alınıyor... Ekonominin lokomotifi tuz Çankırı, özellikle kaya tuzu, bentonit, diyatonit, kireç taşı, andezit ve refrakter kil gibi zengin yeraltı kaynaklarına sahiptir. Dünya tuz pazarında boy gösterecek kalitede, yüzde 88 saflık ve 800 milyon ton görünür, 350 milyon ton da muhtemel rezervi bulunan kaya tuzu, Çankırı ekonomisinin lokomotif ürünüdür. Merkez ilçeye 20 kilometre mesafede bulunan ve Hititler döneminden beri işletildiği tahmin edilen tuz yatakları, ülkemizin en büyük kaya tuzu rezervidir. Tuz elde etmek maksadıyla açılan oyukların oluşturduğu mağara, modern karayolu tünelini andırmakta. Yaklaşık 100 hektarlık alana sahip Tuz Mağarası, birçok galeriden meydana gelmiş. Yer yer sarkıt ve dikitlerin oluşuğu mağaranın turizme kazandırılması hedeflenmekte, ilk adım olarak da, yapılmış tuz heykeller bu mağarada sergilenmekte. Yaklaşık 250 yıl önce tuz almak için mağaraya gelen köylünün eşeğinin ayağı kırılarak, mağara içindeki kuyuya düşer. Uzun yıllar orada kalarak bir tür salamura olan eşek sergilenmekte, gelenlerin ilgisini çekmektedir. Sabit sıcaklık ve nem değerleriyle, özellikle astım hastaları için faydalı bir ortam olduğu söylenen Tuz Mağarası’nın sağlık turizmine kazandırılması için çalışılmalar yürütülüyor. Hayrettin Çelikten TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI: Bürokratik engeller kaldırılmalı Çankırı ekonomisi için tarım ve hayvancılığın taşıdığı önemi hatırlatan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hayrettin Çelikten, aşırı göç ve başka sebeplerle bu sektörün düştüğü sıkıntılı duruma değiniyor. Bazı köylülerin ununu, ekmeğini bile şehirden alma noktasına geldiğini söyleyen Çelikten, ürünlerin beklenen kazancı sağlayamadığını, geçim sıkıntısına düşen çiftçinin şevkinin kırıldığını anlatıyor. 15 gün çalışıp, bütün yıl bununla geçinmenin mümkün olmadığını, bu çarpık yapının değişmesi için ilgililerin harekete geçmesi gerektiğini ifade eden Çelikten, üretimin artmasına yönelik daha çok katkı yapılmasını istiyor. Yanı başlarında 5 milyonluk dev bir Ankara pazarı bulunduğunu açıklayan Hayrettin Çelikten, verimli bir çiftçilikle bu pazarı kendilerinin besleyeceğini, Çankırı’nın bu sayede büyük sıçrama gerçekleştirebileceğini anlatıyor. Kızılırmak Havzası’nda çeltik üretiminin önemli bir noktaya geldiğini, bu üründe Türkiye üretiminin yüzde 13’ünü gerçekleştirerek başa güreştiklerini belirten Çelikten, 3 çeltik fabrikası açıldığı halde yeterince markalaşmaya gidilmediğinden yakınıyor. İlde 10 civarında un fabrikası da bulunduğunu ifade eden Oda Başkanı Çelikten, organik tarım için bu ilin taşıdığı önemi anlatıyor. Aytaç Organize Et Tesisleri’nin kapasitesine değinerek, bu kuruluşun hayvancılığımıza yaptığı katkıları hatırlatan Çelikten, benzer yatırımcıların çoğalması gerektiğini belirtiyor. Çankırı’da bulunan Organize Sanayi Bölgeleri’ni ve sanayi tesislerini anlatan Çelikten, esnafın sıkıntısını da çarpıcı şekilde dile getiriyor: “Eski tüccar diye bildiğimiz, babadan atadan kalan dükkanını, işletmesini çalıştırarak geçinenler, içten içe bitmiş durumda. Kriz döneminde fırsatçılık yapan bankalar, borçlarına çok düşkün olan bu insanların evlerini, arabalarını, servetlerinin yüzde 70’ini, borçlarına karşılık olarak almış durumda...” Şimdiye kadar teşviklerin bilinçsizce verildiğini, dürüst olmayan bazı kişilerin bu durumu istismar ederek devleti dolandırdığını söyleyen Çelikten, dürüst iş adamının şimdi bunun ceremesini çektiğini anlatıyor: “Bazı dolandırıcıları gören bürokrasi, bütün yatırımcılara aynı gözle bakıyor, olmadık bürokratik engeller karşımıza çıkarılıyor, işlerimiz engelleniyor.” Çelikten, bu bürokratik engellerin mutlaka ortadan kaldırılmasını, dürüst yatırımcının işlerinin kolaylaştırılmasını istiyor. YARIN: ÇANKIRI’NIN TARİHÎ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİ
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT