BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bilgece şımarabilmek

Bilgece şımarabilmek

Bilgelik belki de boş verebilmekte. Bir ağacın altına uzanıp gözlerini gökyüzünün sonsuz maviliğine çevirmek ve dünyayı olduğu gibi kendi haline bırakabilmekte. Her şey için sıkıntı ve endişe duyacak kadar yetkili olduğumuz saçma varsayımını unutup sadece mavilik, yeşillik ve ruhun sonsuzluğunda kaybolabilmekte.



Bilgelik belki de boş verebilmekte. Bir ağacın altına uzanıp gözlerini gökyüzünün sonsuz maviliğine çevirmek ve dünyayı olduğu gibi kendi haline bırakabilmekte. Her şey için sıkıntı ve endişe duyacak kadar yetkili olduğumuz saçma varsayımını unutup sadece mavilik, yeşillik ve ruhun sonsuzluğunda kaybolabilmekte. Bunu kolay zannetmeyin. Alt tarafı tembellik etmek olarak değerlendirmeyin. Bu, belki de hayattaki en zor işlerden birisi. Düşünsenize aklınıza hiçbir şey getirmeyeceksiniz. Günlük akış, maddi sıkıntılar, yapılması gereken yüzlerce iş, çevredeki insanların ne düşünecekleri...Her şey ama her şey sizin için önemsizleşecek. Renklerini kaybetmeye başlayıp silikleşecek. Bunca sene boyunca her yere yetişip herkesi mutlu etmeye çalıştınız da ne oldu sanki? Sadece iyi insan ve iyi kul olmaya çalışmanın bir anlamı olabilir bence. Yaradan’a müteşekkir olduğumuzu kanıtlamanın anlamıdır yaşamak. Onun dışında diğer kullar için fazla fedakarlık yapıp başkalarının isteklerini kendinizinkilerden öncelikli görmek her şeyden önce kendinize haksızlık yapmanız demek. Tabii burada bir incelik var. Ben herkesi boş verin demiyorum. Sadece fazla abartmayın diyorum. Kendi adıma şimdiye kadar bu hatayı fazlasıyla yaptım ve insanların fazla memnun olduklarına da rastlamadım. İlginçliğinizi kaybettiğiniz andan itibaren yaptığınız her şey yapmanız gereken işler olarak algılanmaya başlıyor. Kimse de çıkıp “Bak bizim için nelere göğüs gerdi, nasıl canını dişine taktı” falan demiyor. Burada yapmak zorunda olduğunuz seçim şu: Ya kendinizi en az yakınlarınız kadar sevecek ve şımartacaksınız ya da kendinizi tamamen bir kenara bırakıp sadece başkaları için yaşayacaksınız. İkinci şıkkı seçecek kadar cesursanız eğer şunu da unutmamanızı öneririm. Bundan birkaç yıl sonra milletin karşısına geçip “Ben sizin için saçımı süpürge ettim” tipi laflar edemezsiniz. Çünkü onlar böyle bir durumda cevabı rahatlıkla vereceklerdir. “Yapmasaydın!” Eh bu cevabı işitmekten nefret edeceğinizi tahmin edersiniz herhalde. Yalnız işin bir de tuhaf yanı var. Bir açıdan haklılar. Kabul etmek zorundayız ki her koyun kendi bacağından asılır. Bize ayrılan yaşam süresi ki bunun ne kadarlık bir zaman dilimi olduğunu bilmek mümkün değil, kendi seçimlerimizle şekillenecektir. Sonradan pişman olmak hem faydasız hem de çok tatsız. Hani bir zamanlar bir reklam sloganı vardı “demedi demeyin” diye. İşte aynen öyle. Demedi demeyin. Bazen bunalsam da dünyanın bir yanını çok seviyorum. O da tatlı sürprizleri. Ya da daha makro bakalım ve sürprizleri diyelim. Bir saniye sonra ne olacağını bilmeden yaşamak aslında çok eğlenceli. Tabii toplum olarak son günlerde karşılaştığımız en dikkat çekici sürpriz deprem ve o da hiç hoş değil ama onun bile öğretici bir yanı var. Sağ salim geçirdiğimiz her dakika için şükretmeyi hatırlattı bize. Evden çıkarken çocuğumuza daha sıkı sarılma duygumuzu alevlendirdi. Kısacası kaybetme ihtimalini suratımıza bir tokat gibi indirdi. İşte bugünkü yazımı yazarken “kendinizi sevin ve hayatınızı çöpe atmayın” dememin sebebi bu. Hayatımızı ne zaman ve nasıl kaybedeceğimizi bilmiyoruz. Ama nasıl yaşamak istediğimizi, hayallerimizi biliyoruz. Biraz kendinizi şımartmanın ne mahzuru olabilir ki? Bizler asırlardır fazla ciddi yaşamaya alıştırıldık. Surat asmayı önemli adam olmakla karıştırdık. Kavga etmeyi güç gösterisi sandık. Sükunetin daha çok emek istediğini unuttuk. Uzun lafın kısası bizler unuttuk. İşte şimdi hatırlamanın tam zamanı. Hayata dört elle sarılmanın, olabildiğince içten ve derinden kahkahalar atmanın, her dakikanın hakkını vermenin ve kendimizi sevmenin ama çok sevmenin tam zamanı. Bu fırsat ele bir daha geçmeyebilir. Sözün özü Sağ gözden sol göze güven olmaz. LEVHA Yaşamak sadece nefes alıp vermek değildir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT