BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-Birini kaybetmeye en yakın olduğun an, ona en çok sahip olduğun andır...”



söz der ki “-Birini kaybetmeye en yakın olduğun an, ona en çok sahip olduğun andır...” (...Yağmasa da gürlerken ettiği müthiş S.Ö.Z.’leri) tuzaktan kumanda (...KANALTÜRK / Ters Cephe) ÜMİT ZİLELİ: Ben de o zaman yönetmenimizden Başbakan’ın yaptığı konuşmanın bandını yayınlamasını istiyorum... RASİM OZAN KÜTAHYALI: Ben de o zaman Altay Tokat’tan ‘’Sağı solu bombalattım!’’ bandını isterim!... SAMİ DADAĞLIOĞLU: Beyler bana da hak verin; ya kanser ya verem edeceksiniz beni... bir film diyaloğu “-Dünyada iki tür insan vardır: 1-Elinde tabanca olanlar... 2-Mezar kazanlar... Sen mezar kazacaksın...” (...İyi-Kötü-Çirkin filminden) kadınlar & erkekler (...Kadir İşgüden’den “İlişki gerçekleri) “-Dönüp bakmayacağınız çoğu kadın tanırım; ‘Ah, ilgilenseler de, reddetsem!’ isteği ile kıvranır...” ... “-İlk görüşte aklı başından gitmektense, ikinci görüşte aklı başına gelmek evlâdır...” ... “-Evlenmek için ideal çağ, sihirli çeşmenin, sıradan su ibriğine dönüştüğü çağdır...” ... “Hayatta kendimi en borçlu hissettiğim kişi: Eski karımın yeni kocası...” itiraf reyonu (...isim: alparslan ...şehir: giresun ...yaş: yirmi altı) Ordu’daki özel bir hastanenin “Giriş” katında abimle birlikte üst kata çıkmak için asansörün önünde bekliyoruz... Asansörün ekranında “3... 2... 1...” derken “G” yazdı ve o an abimin ağzından o günkü bütün gerginliğimi alan o sözler çıktı: “-G ney, GATTA mı?...” Abi o gün de söylemiştim sana bunu, gazeteye vereceğim diye... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) temel’in yeri Temel kamyonuyla otoyolda giderken, “Dikkat alçak köprü” yazısını görmemiş ve köprünün altına sıkışmış... Otoyol tıkanmış, arkasında kilometrelerce araç birikmiş... Haber vermesine rağmen saatler sonra trafik ekibi gelmiş, içeriden ağır adımlarla bir polis inmiş... Kamyonun yanına gelip ellerini beline koymuş, “Sıkıştın ha” demiş... “Hayır Memur bey” demiş Temel; “-Köprüyü taşıyordum, mazotum bitti...” hayata dair Nerede kaldı nesnelerden onlara sahip olmak istediği için nefret etmeyen insan?... Nerede kaldı hayret edebilen, uzaklardan hayretle bakan, elini hiçbir zaman dokunduramayacağı bir şeye uzatmayan insan?... Bizler her şeye el koyduk ve ondan sonra da el koyduklarımızın her şey olduğuna inandık... Hayvanlar bile bizden daha iyiydi... Çünkü onların dışında kalanlar, hâlâ ne kadar engin ve büyüktü... Bu bağlamda sezgileri yoktu onların, bizler ise sezgileri yakaladık... Onları yakaladık, öldürdük, ısırdık ve yuttuk... (...E.Canettı) bizimkiler Şimdi siz yalan veya abartı sanacaksınız; Serdar’la Fatih arasında fısıltıyla gerçekleşen bu konuşmayı: FATİH: Yine sıkıntılısın, hayırdır?... SERDAR: Sorma, yine Ömer Abi’ye malzeme olacağız!... FATİH: Yine ne yaptın ki?... SERDAR: Yahu evden çıkarken hanım açsın diye anahtarı paspasın altına koyuyordum... FATİH: Eee?... SERDAR: Dalgınlıktan anahtarı kapının altından içeri atmışım... İğnelik IMF DIŞARI!.. Kalkınma gâyesinde, Tutarlı yolu bulduk... İstikrâr sâyesinde, IMF’den kurtulduk! Hür olan demir alır, Yaşar heyecânını... Borç alan emir alır, Sıkar durur cânını! Hazîne dolu para, IMF dışarıya... Alkışlar iktidâra, Tarihî başarıya!.. Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT