BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vesayet savunucuları -1-

Vesayet savunucuları -1-

Günlerdir anayasa değişikliklerinin münakaşasını yapıyoruz. Dünyanın bütün demokratik ülkelerinde böyle tartışma, ancak ve ancak, sen daha az özgürlük istedin. Ben daha fazlasını isterim şeklinde olur. Bizde ise, evlere şenlik (!) bir muhalefet yüzünden; iktidar partisinin sivilleşme-demokratikleşme ve özgürleşme yönünden atılmak istenen adımları engellenmektedir. Öyle ki, iktidar partisi, bu kanunları milletin oyuna havale edeceğini söylese de; CHP muhalefeti tarafından Anayasa mahkemesine götürülüp iptal edileceği dillendirilmektedir.



Günlerdir anayasa değişikliklerinin münakaşasını yapıyoruz. Dünyanın bütün demokratik ülkelerinde böyle tartışma, ancak ve ancak, sen daha az özgürlük istedin. Ben daha fazlasını isterim şeklinde olur. Bizde ise, evlere şenlik (!) bir muhalefet yüzünden; iktidar partisinin sivilleşme-demokratikleşme ve özgürleşme yönünden atılmak istenen adımları engellenmektedir. Öyle ki, iktidar partisi, bu kanunları milletin oyuna havale edeceğini söylese de; CHP muhalefeti tarafından Anayasa mahkemesine götürülüp iptal edileceği dillendirilmektedir. CHP, daha işin başından beri; “bu Meclis anayasa yapamaz!” diyerek rengini belli etmişti. Bu Meclis’in anayasa yapamayacağını söylemek, her şeyden önce CHP’nin kendisini inkâr etmesidir. Bu hal, milletin seçtiği parlamentoya, daha açık ifadesiyle milletin kendisine ne gözle baktıklarının resmi değil de nedir? CHP’nin milletten sıdkı sıyrılmıştır; millet tarafından iktidara getirilebileceğini hayal bile edememektedir. Bu yüzden iktidarı hep milletin dışındaki mahfillerde aramıştır ve elan da aramaktadır. Dün, orduyla el ele vererek bu işi gerçekleştirmişti. Hem de vesayet anayasaları ile iktidarını perçinleyerek!.. Öyle ki, kim iktidara gelirse gelsin, gerçek muktedir CHP zihniyetidir. Bu hâlin tipik örneğini 28 Şubat 1997 sürecinde alenen yaşadık. Yüksek yargı mensuplarının asker huzurundaki hal-i pür melalleri hâlâ hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Yapılarının değişmemesi için üzerinde titredikleri yüksek yargı kurumlarının ne denli yansız ve bağımsız (!) olduklarını cümle âlem bilmektedir. Bu haliyle CHP ateşle oynamaktadır. Çünkü, söz konusu olan milletin özgürlüğüdür; daha ziyade demokrasidir, hak ve hukuktur; sivilleşmedir. 367 garabetinin kâşifi bu yüksek yargı mensupları değil midir? CHP için yargının tarafsızlığı, nalıncı keseri misali kendi tarafına yontmasıyla anlaşılmaktadır! Aynı şekilde; A. Necdet Sezer cumhurbaşkanı olunca tarafsız; Abdullah Gül olunca tarafgir! Ne yaparsanız -seçimlere şunun şurasında bir seneyi çok az aşkın bir zaman kaldı- millet, bütün bu yaptıklarınızın hesabını sandıkta soracaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT