BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Baykal biraz daha İslamî literatür çalışsa...

Baykal biraz daha İslamî literatür çalışsa...

Sayın Deniz Baykal, ara ara kendisini izleyenleri şaşırtır... Bazı söylemlerini bir müddet sonra unutulmaya terk etse de, ihtiyaç duyduğunda dinî referanslara başvurmaktan kaçınmaz.



Sayın Deniz Baykal, ara ara kendisini izleyenleri şaşırtır... Bazı söylemlerini bir müddet sonra unutulmaya terk etse de, ihtiyaç duyduğunda dinî referanslara başvurmaktan kaçınmaz. Önceki gün, grup toplantısında yine böyle bir şey yaptı. Emeviler döneminde siyasilerin hukuk sistemine yaptığı müdahaleden, “Ehl-i beyt”e yapılan haksızlıklardan ve İmam-ı Azam hazretlerinin kadılığı kabul etmediği için hapiste can vermesinden bahsetti. Bahsetti ama bölük pörçük, eksik-gedik ve yanlış bağlantılar kurarak, işi ilgisiz yerlere çekerek, kısacası kel alaka dedirtecek şekilde... Kaldı ki, bu konuların her biri ciltlerle kitabı doldurur. Bunlar öyle üç beş kelime ile geçiştirilecek meseleler değil. İkincisi bu konular üzerinde çok çeşitli ve derin tartışmalar yapılmış. Asırlarca süren görüş ayrılıkları hüküm sürmüş ve kimi ayrışmalara da yol açmış. Baykal’ın bu nazik konuları, günümüz siyasi tartışmaları ile ilintilendirmesi, üstelik dinî mevzularla başı pek de hoş olmayan ve laisizm adına; dinle ilgili hemen her meseleye şaşı bakan CHP grubunda, böyle hararetle anlatmasının acaba çok özel bir nedeni mi var? Emeviler, siyaset-hukuk, Ehl-i beyt, İmam-ı A’zam... bütün bunların mana ve maksadı nedir? Baykal kimlere, ne gibi mesaj vermek istiyor? Diğer taraftan CHP lideri, hukukun ele geçirilmesinden dem vuruyor. Hukuku aslında kim ele geçirmiş acaba? İşte Mehmet Moğultay’ın ifşaat ve itirafları meydanda... Yandaşlardan Adalet Bakanlığı kadrolarına doldurulan beş bin kişilik personel, ilaveten Seyfi Oktay ve Moğultay’ın döneminde alınmış olan iki bin yargıç yani... Bunları Moğultay’ın kendisi söylüyor, üstelik “Yoksa MHP’lileri mi alsaydım!..” diye de, tepki koyuyor. Dahası “...Yargının devrimcilerin elinde olduğunu” yıllar önce Bülent Ecevit, kitap yazarak kayıtlara da geçirmiş!.. Kısacası, Baykal’ın “hinoğluhinlik” dediği şeyi, birileri zaten çok önceden yapmış. Bu noktada Sayın Baykal’a bir hatırlatma yapmak zorunlu: İslamî konularda konuşanların, öncelikle doğruyu söylemesi şarttır. YÖK Başkanlığına Kemal Gürüz veya Erdoğan Teziç gelince, bir şey yok. Ama Yusuf Ziya Özcan gelince büyük tehlike öyle mi? A. Sezer kimi darbecileri en kritik noktalara oturtunca iyi! Peki Sayın Gül normal bir atama bile yapınca, ‘memleket elden gidiyor...’ diye feryadı basmak, hangi ilkenin eseri? Her şeye rağmen, Deniz Baykal’ın sık sık İslamî literatüre başvurması yararlı. Belki böylece, İslam tarihini “Orta Çağ karanlığı” olarak bilen kimi halk parti mensupları da; ucundan, kenarından bazı gerçekleri öğrenme şansını yakalar... Netice: İleri yaşta da olsa, Baykal’ın bu yönelimi faydalıdır!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT