BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayatın anlamı değişivermişti...

Hayatın anlamı değişivermişti...

Kezban başını kapıdan tarafa çevirdi. Göz bebekleri büyümüştü. Dudaklarını ısırdı. İsyan dolu bakışlarını yardım istermişcesine dolaştırdı oradakilerin yüzünde.



Kezban başını kapıdan tarafa çevirdi. Göz bebekleri büyümüştü. Dudaklarını ısırdı. İsyan dolu bakışlarını yardım istermişcesine dolaştırdı oradakilerin yüzünde. Dudakları titredi. Yüzü sarardı. Konuşamıyordu. Bir uğultu gibi döküldü birkaç kelime güçlükle: - Yavrum, oğlum, bahtın açık olsun! Gözlerinden sicim gibi yaşlar süzüldü... Başı yana düştü. Boş bir mana yerleşti göz bebeklerine. Çok yavaş nefes alıyordu. Hemşire hemen yanına geldi genç kadının, nabzını tuttu. Belli belirsiz atıyordu. Doktor Doğan bey koştu. Stetoskopunu çıkartıp dinledi acılı yüreğini zavallı annenin. Yüzündeki endişe kayboldu. Başını sallayarak doğruldu: - Biraz yalnız kalsın. Sanıyorum buna ihtiyacı var!.. Biz gidelim. Yapacak başka bir şey yok... Kapının önünde cebindeki paraların sıcaklığıyla neredeyse keyfinden zil takıp oynayacak durumda olan Recep’e döndü: - Biraz ihtimam gösterin kendisine. Dinlensin, yorulmasın. Başka bir şey yok. Gıdasına da dikkat etsin. Ben yine uğrarım. Kapıya çıktılar. Dilan geçirdi onları cipe kadar. Genç kadın hayretle Perihan hanıma bakıyordu. Geldiğinden beri gözlerini doktorun genç hanımından ayırmamıştı. Hemen Hakkari’ye döneceklerdi. Diğer köylere Perihan hanımı bıraktıktan sonra devam edeceklerdi. Yol boyunca hiç konuşmadılar. Küçük bebek Perihan hanımın kucağında mışıl mışıl uyuyordu. Hafta içinde yasal işlemler yapılacaktı. Doğan bey doktor olduğu için formalitelerden fazla etkilenmeyeceklerini düşünüyordu. Bütün idari makamlar arkadaşıydı. Eve geldikleri zaman küçük bebek kıpırdanmaya başlamış, karnı acıkmıştı. Perihan hanım dört dönüyordu evin içinde. Heyecanlı, telaşlı, sevinçli ama korkaktı. - Doğan bir şeyler söyle, ağlıyor çocuk, baksana... Gülümsedi genç doktor: - Hayatım tabii ağlayacak, bu bir bebek. Acıkabilir, karnı ağrıyabilir. Uykusu gelmiş olabilir. Ağlayacak ki sesi, ciğerleri açılsın. Endişe etme... Asıl ağlamaklı olan genç kadındı oysa: - Ama bu bebek daha hiçbir derdini söyleyemez, bu saydıklarından hangisi olduğunu nasıl anlayacağım ben? Bir kahkaha attı doktor: - Hah, hah, hah... Bu tecrübe ister. Merak etme, zamanla o tecrübeye sahip olabilirsin. Bana kalırsa bu yaramaz şimdi aç. Yemek istiyor senden. Pirinç unuyla muhallebi yapmak lazım buna. Ben hastahaneden mama getireyim olmazsa. Ebe hanımlardan isterim. - Ne duruyorsun o zaman, haydi, git getir. Çocuk çatlayacak ağlamaktan... Doğan bey yüzündeki tebessümü eksik etmeden kalktı yerinden. Usulca ayakkabılarını giyip çıktı. Yol boyunca ne kadar isabetli bir iş yaptığını düşünüyordu. Bebeği kucakladıkları andan itibaren Perihan hanımın bütün hayatının değiştiğini anlamıştı. Gözleri bir başka ışıldamaya başlamıştı genç kadının. Hayatının anlamı değişivermişti sanki birkaç dakika içinde. Adımlarını hızlandırdı. Hastahanenin doğum servisine çıkıp ebe hemşire Servet hanımı buldu. Durumu anlattı bir köşeye çekip. Yardımcı olmasını istedi. Çok geçmeden mesaisi biten Servet hemşireyle kolları mamalarla dolu eve doğru yola koyulmuşlardı bile. Acemiliklerine kendisi de şaşıyor, hatta gülüyordu için için. Perihan hanım kapıyı açıp Servet hemşireyi görünce sevincinden zıplayacaktı neredeyse. Küçük bebeği bir türlü susturamamıştı, hırsından, üzüntüsünden ağlıyordu. - Ay... Servet hanım, iyi ki geldiniz... Ne yapacağımı bilemedim. Susturamadım. Tecrübeli kadın bebeği kucakladı, havaya kaldırdı ve gülmeye başladı: - Tabii ağlar ya Perihan hanım. Altını değiştirmek lazım. Karı koca suçlu gibi birbirlerine baktılar. Deneyimli elleriyle hemen gerekeni yaptı hemşire. Hastahaneden gerekli bütün malzemeler gelmişti. Çocuk hemen sustu. Şimdi cin gibi bakınıyordu çevresine. O kadar küçük ve o kadar masumdu ki... Perihan hanım rahatlamış bir tavırla gülümsedi Servet’e: - Sizden öğrenecek çok şeyim var hemşire hanım, ne olur yardımlarınızı esirgemeyin benden... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT