BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir ânı dondurmak

Bir ânı dondurmak

40 yıl önce Ara Güler’in yapmak istediğini yeni yeni kavramaya başladığını anlatan genç fotoğraf sanatçısı Özer Kanburoğlu, “Geleceğe ve görsel tarihe malzeme bırakmak istiyorum. Enerjim ve disiplinimle, her zaman en iyiyi üretmeye çalışıyorum” diye konuşuyor.



Özer Kanburoğlu, fotoğrafı bütün hücrelerinde hisseden ve oradan yansıtan bir sanatçı. Disiplinli çalışması, özgün eserleri ve fotoğraf sanatına kazandırdığı genç isimlerle adından söz ettiren Kanburoğlu, işçilikten öğretim üyeliğine geçişini, fikirlerini ve projelerini anlatırken, ilk günün heyecanını yaşıyor. 1988 yılından bu yana fotoğrafla içli-dışlı olan sanatçı. Kadıköy’deki bir gazetenin ufacık bürosunda Em.Albay Hasip Uras’tan aldığı fotoğraf kursunun hayatında önemli bir yeri olduğunu söylüyor. 75 kişi olarak başladıkları kursun sonunda 12 kişi kaldıklarını tebessümle anlatıyor. Kurs hocasının, “Benim verebileceğim ders bu kadar artık İFSAK’a gidin” dediğini, aynı yıl iki arkadaşıyla birlikte bu kuruma müracaat ettiğini, burada fotoğrafçılığın teknik boyutundan fazla sanat boyutuyla karşılaştığını belirtiyor: İŞÇİLİK-ÖĞRETMENLİK “Benim amacım elimdeki makineyle çalışmaktı. Haliç tersanesinde işçi idim ve hafta sonlarımı fotoğrafla değerlendiriyordum. Kahve köşelerinde sürünmektense bilinçli bir insan olarak bu sanatla ilgilenmeyi tercih ettim. O dönemlerde İFSAK’ın başında Aclan Uraz vardı. Niçin bu işin okulunu okumadığımı sordu ve ben de 1990 yılında Mimar Sinan Üniversitesi’ne başvurdum. Amacım okullu bir insan olarak bu işi sağlıklı ve bilinçli yapmaktı. Okulu bitirdikten sonra bir süre tersaneye devam ettim, bir yandan da fotoğraf üretimimi sürdürdüm. Baktım ki, fazla bilgi bulunduğum ortamda kullanılamıyordu. İstifa ederek dışarıda çalışmaya başladım. 1996 yılında ise Marmara Üniversitesi’nde öğretim üyesi olmuştum.” GELECEĞE BAKIŞ Fotoğraf malzemesini hayatın izdüşümü olarak gördüğünü anlatan Özer Kanburoğlu’na göre, fotoğraf, hayatın kendisini belgelemektir. O anı durdurmak ve belgelemek. Bunun dışındakilere at gözlüğüyle bakmıyor sanatçı. Sağlıklı ve doğru yapıldığı oranda deneysel ve reklam fotoğrafını da tasdik ediyor, “Benim yapmak istediğim belgesel başlığı altında üretmektir. Açtığım Sepetçiler Sergisi çok fazla ses getirmedi. Ben bunu bugün için yapmadım. Gelecek kuşaklar için yaptım. Ara Güler’in 40 yıl önce yaptığını ben bugün yapmaya çalışıyorum. Ben, geleceğe ve görsel tarihe malzeme bırakmak istiyorum. Işığı, teknik kompozisyonu iyi eserler bırakmak hedefindeyim. Çok yetenekli bir insan değilim, fakat herkesin hayran kaldığı bir enerjim var. Çok çalışarak bu yerlere geldim. Hocalarımın seviyesine ulaşmak için enerjimle ve işe olan saygımla bu yerlere geldim.” İFSAK’IN ÖNEMİ Kanburoğlu,1996 yılında Prof.Dr. Sabit Kalfagil, Prof.Dr.Güler Ertan ve Prof.Dr. Suat Gezgin ile başladığı macerası sonunda, bu değerli isimlere çok şeyler borçlu olduğunu da hatırlatıyor. Onlar sayesinde eğitmenliğe başladığını ve böylece öğrenmek ve öğretmenin erdemine ulaştığını söylüyor. İFSAK’la ilgili görüşlerini de aldığımız Özer Kanburoğlu, bu kurumun çok önemli görevler ifa ettiğini belirterek, “Yaklaşık 40 yıldır İFSAK var. Amatör dernekler de var ve bu derneklerde fotoğraf amatörleri belli bir aşamaya kadar eğitiliyor. Halbuki şu anda fotoğraf eğitimi veren 7 üniversite bulunuyor. En sağlıklısı burada öğrenmek. Fakat, amatör dünyadaki insanın heyecanı bambaşka. İFSAK’ta yaklaşık 10 yıldır eğitmenlik yapıyorum. Burası bazı misyonlarını tamamladı. Orası çok daha farklı bir şekilde hareket etmeli. Özel fotoğraf eğitimi veren bir kurum olmalı. İleride, geleneksel misyondan uzaklaşarak, kurumsal kimliğini kazanmalı. Ben burada çeşitli atölyeler kurdum. Belgesel atölyesi yakında faaliyete geçecek. Öğrencileri yarışmalardan kurtarıp üretime yöneltmek ve sergi açmalarını sağlamak istiyorum. Projeler hazır 1995’te siyah-beyaz “İzlenimler”, 1997’de renkli “Detaylar” ve bu yıl da siyah-beyaz “Sepetçiler”i sergileyen Kanburoğlu’nun 2019 yılına kadar gerçekleştirmeyi planladığı çalışmaları şöyle: 2002- Dökümcüler (s/b) 2003- İşçiler (s/b) 2004- Çocuklar (s/b) 2006- Madenciler (s/b) 2007- Çömlekçiler (s/b) 2008- İzdüşümler (s/b) 2009- Mahkumlar (s/b) 2010- İbadethaneler (s/b) 2011- Denemeler (s/b-r) 2012- Seriler (s/b-r) 2013- Çingeneler (s/b) 2014- Mimariler (r) 2015- Aleviler (s/b-r) 2016- Yüzler (s/b-r) 2017- Özportreler (s/b-r) 2018- Azınlıklar (s/b-r) 2019- Transformasyonlar (s/b)
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT