BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Rating notumuz yükselecek

Rating notumuz yükselecek

Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, yılın ilk 6 ayından sonraki uygulamaları dikkate alan uluslararası derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin ratingini önemli ölçüde düzelteceğini söyledi



Ekonomi yönetiminin önde gelen isimlerinden Hazine Müsteşarı Selçuk Demiralp, Türkiye’nin gündeminde bulunan ekonomik konuları gazetemize değerlendirdi. Demiralp, 16 Şubat’ta Türkiye’ye gelecek IMF heyetinin temaslarından, el konulan 5 bankaya kadar son gelişmeleri şöyle yorumladı: Türkiye: Türkiye’nin içeride ve dışarıda kredisi yüksek diyorsunuz. Ancak dünyanın önde gelen rating kuruluşları Türkiye’nin notunu hâlâ yükseltmedi. Bu nereden kaynaklanmaktadır?” Demiralp: Biz programı uygulamaya koymamızdan itibaren gerek Moody’s gerekse Standard and Poor’s hiç örneği olmamış bir biçimde bu programı desteklediğini bütün dünyaya duyurdu. Negatif olan notumuz pozitife çevirildi ve bu bizi ekonomik açıdan olumlu yönde etkiledi. Rating kuruluşları biraz tutucudur. Bunlar hemen programa bakıp da kredi ratingini düzeltmezler. Şu var ki, yılın ilk 6 ayından sonraki uygulamaları dikkate alarak onların da Türkiye’nin ratingini önemli ölçüde düzelteceklerine inanıyorum. Türkiye: Faizler geriliyor. ancak ticari faizler hâlâ düşmedi. Bunun nedeni sizce nedir?” Demiralp: Bankaların marjinal maliyetleri çok önemlidir. Faizlerin düşmeye başlaması anında bankaların maliyetlerine yansıması biraz zaman alacaktır. Benim beklentim özellikle tüketici kredilerinde de dikkat ederseniz ilk defa bu kredilere yansıdı. Aynı biçimde ticari kredileri faiz oranlarında da düşme zamanla olacaktır. Çünkü artık bankalar eskisi gibi iyi müşteri bulma ve reel sektöre kredi açma konusunda bir rekabete girme ortamı yavaş yavaş başlayacaktır. Bu da birinci çeyrekten sonra hızlanacaktır. Şu anda bankalar bu konuda çalışmalar yapmaktadır. Bunun da gelişmeleri çok kısa zamanda hissedilecektir.” Türkiye: Off-shore bankalarının durumu ne olacak? Demiralp: Bu konu çok hassas. Çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tabii Off-shore bankaları devletin mevduat güvencesi kapsamında olmadığı için kendi içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor. Bu konuda çalışmalar ve görüşmeler sürüyor. Sonuç itibariyle ortaya çıkacak tabloya göre biz hükümeti bilgilendireceğiz, durumu izah edeceğiz, ona göre bir karar alınması söz konusu. Türkiye:Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen 5 banka satılacak mı? Demiralp: “Bu konu beni dolaylı olarak ilgilendiriyor. Bu bankaların en kısa zamanda elden çıkarmanın yollarını arıyoruz. Bu sekiz bankayı yabancılara vermeyi planlıyoruz. Bu konuda teklif bekliyoruz. Türkiye: Bankacılık Üst Kurulu ne zaman oluşacak? Demiralp: Yasaya göre 31 Mart’a kadar Kurul’un oluşması şart. Bu hükümetin tasarrufudur. Ona benim bir şey söylemem söz konusu değil. Ekonomik programa destek büyük Türkiye: Dünya Bankası ile görüşmeler nasıl gidiyor? Demiralp: Gayet olumlu. Olaya çok pozitif ve müspet bakıyorlar. Ekonomik programı, Türkiye’nin son yıllarda aldığı en ciddi, en radikal ve en kredibilitesi yüksek bir program olarak görüyorlar. Türkiye’nin mali uyum ve enflasyonu indirme programının başarıya ulaşacağına inanıyorlar. Biliyorsunuz Dünya Bankası kredisinin şartlarından bir tanesi IMF ile ortak program yapılmasına bağlıydı. Dolayısıyla bu şunu göstermektedir ki; Dünya Bankası da IMF ile yapılan programı destekler mahiyette bir tutum içindedir. Türkiye: 16 Şubat’ta IMF geliyor, bu konuda çalışmalar ne aşamada.? Demiralp: Biz zaten IMF ile belirli bir temas halindeyiz. Ocak sonuçları gayet olumlu. Bizim açımızdan enflasyonun yüksek çıkmasında kendi içerisinde nedenler var. Ama mali politikalar açısından, uygulamalar açısından Ocak ayı gelir hedeflerine ulaşmak, harcamalarda bir takım tasarruflar yapmak bakımından programın ötesindeyiz. Ocak ayında bir artış, fazlalık beklemezken şu andaki hesapların geçici verilerine göre 170 trilyon civarında bir fazla vermesi söz konusu ki; bu da bizim programımızı çok yakinen ve herhangi bir sapma olmadan uyguladığımızı göstermektedir. İç borçlanma ve dış borçlanmada da oldukça önemli gelişmeler var. Biliyorsunuz dış borçlanmada 30 yıl vadeli 1.5 milyar dolarlık bir tahvil ihracımız söz konusuydu. Daha sonra da 750 milyon Euro’luk bir tahvil ihracımızı gerçekleştirmeye başladık. Aynı zamanda Japon piyasasına da çıkmayı planlıyoruz. Bu konuda girişimlerimizi sürdürüyoruz. İç borçlanmada ise faiz oranlarının düşüklüğünü de dikkate alırsak çok önemli gelişmeler elde ettik. Şubat ayında 4.1 katrilyonluk bir itfamız olmasına karşılık en fazla 3 katrilyonluk bir borçlanmayı hedeflemiş durumdayız. IMF ile yapacağımız görüşmelerde program açısından gayet olumlu bir yönde olduğumuzu görecekler.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT