BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sebep ne ki?

Sebep ne ki?

Böylece bir Sevgililer Gününü daha atlatmış bulunuyoruz. Böyle adı konmuş günlerde özellikle o konuya ilişkin yazılar yazmıyorum. Çünkü insanın içine fenalık getirircesine herkes o konuyla ilgili yazıp çiziyor.



Böylece bir Sevgililer Gününü daha atlatmış bulunuyoruz. Böyle adı konmuş günlerde özellikle o konuya ilişkin yazılar yazmıyorum. Çünkü insanın içine fenalık getirircesine herkes o konuyla ilgili yazıp çiziyor. St. Valentine’s Day, yani Sevgililer Günü fikir olarak karşı çıktığım bir şey değil. Ama milletçe oraya odaklanmak da çok doğru gelmiyor. Üstelik bugünün yan etkileri olabileceğini de düşünüyorum. Mesela 14 Şubat’ı unutanlar sevgililerinden sıkı bir azar işitmiş olabilirler. Gerçi medyanın bombardımanına rağmen unutmak ayrı bir maharet ister ya, neyse... Aslında ticareti canlandırmak için üretilmiş olan bu tip günlerde bir de acımasız hediye trafiği yaşanıyor. Parası olup ne hediye alacağına karar veremeyenler, parası olmayıp hediye alamayanlar ve parası olup hediye almayanlar birbirine karışıyor. Bu durumda ortaya yine çiftler arasında gerginlik çıkabiliyor. Hiçbir konuda zorlamadan hoşlanmıyorum. Ben sevgilimi zaten sevdiğim için o benim sevgilimdir. Ama hatırlamak ve hatırlanmak da hoş diğer yandan. Sonuçta bunu da atlattık. Piyasanın biraz yüzü güldü, milyarlarca liralık kırmızı gül ithal edildi, konuşan kırmızı güller icat edildi ve umarım dün insanlar ümit ettikleri derecede mutlu oldular. Unutulanlar ise sadece sevgililer gününde unutuldukları için üzülmemeliler bence. Bir gün unutulmakla her gün unutulmak arasında belki acının zamana yayılması farkı var ama şiddetinin farklı olacağını sanmıyorum. Sevginin ve saygının böylesine demode olduğu bir zamanda amaç para kazanmak bile olsa birtakım girişimlerde bulunmanın pozitif bir tarafı var tabii. Satırdan satıra kendi fikirlerimi çürüttüğümün farkındayım. Aslında tam olarak karar verebilmiş değilim bu konuda. Ama her şeyden önce sevgilinin tanımını iyi yapmak gerektiğini düşünüyorum. Sevgili, sevilen ve birlikte olunan demektir. Yani insanın eşi de aslında sevgilisidir. Bana göre çocuğu da. Tabii bir de klasik anlamda sevgili vardır. Zaten o bu konunun başrolünde bulunuyor. Dünyanın sevgi üzerine ve sevgi için yaratıldığını düşünürsek bu konuda daha duyarlı olabiliriz. Hiçbir şekilde “bu tip günler bir gün değil, her gün olmalı” tipinde bir geyiğe girmeyeceğim. Sonuçta isteyen istediği gibi sevmekte ve yaşamakta özgürdür. Dünü nasıl geçirdiğinizi bilemiyorum. Ama kendi formülümü sizinle paylaşabilirim. Böyle özel günlerde kimseden hiçbir şey beklemediğinizde hayal kırıklığına uğrama ihtimaliniz de azalıyor. Tersi gerçekleşirse insanlar sizi severek hatırlarlarsa ne ala. Ama bu olmazsa kendinizi üzmenize de hiç gerek yok. Bu yazıyla ne demek istediğimi ben bile tam anlayamadım. Umarım siz anlamışsınızdır. İtiraf edeyim kafam biraz karışık. Hatta aklım biraz havalarda bugünlerde. Yine elimde olmaksızın “çiçekler açıyor, hayat ne de güzel” moduna girdim. Dolayısı ile fikirlerimi toparlayamamam normal. Hoşgörünüze sığınıyorum. Sizce bu halimin sebebi ne olabilir? sözün özü Doğru kostümü giydiyseniz partide eğlenirsiniz. LEVHA Eğer elinizde tek bir çivi varsa, çekici vurduğunuz anda eğilecektir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 104390
    % -0.45
  • 5.4778
    % -0.03
  • 6.2168
    % -0.01
  • 7.2503
    % -0.22
  • 229.653
    % -0.17
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT