BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sorun sıcak, başkent siyaseti üşütüyor

Sorun sıcak, başkent siyaseti üşütüyor

Sadece üniversitelerimizin, partilerimizin değil, toplum kuruluşlarımızın, hatta sivil inisiyatif hareketlerinin de politika dersleri verdikleri bir gerçek.



Sadece üniversitelerimizin, partilerimizin değil, toplum kuruluşlarımızın, hatta sivil inisiyatif hareketlerinin de politika dersleri verdikleri bir gerçek. Belki kendi sektörünün politikaları, insan kaynakları ve üretim tarzı değerlendirmeleridir ama, yine de çerçevesi siyasettir. Liderler buralara çağrılır, görüşü alınır. Medya da liderleri yalnız bırakmaz. Kamuoyuna mal olmuş bu insanların bir yanını öne çıkararak haber yapar. İstanbul’da “siyaset okulu” daha ilerdedir, politikanın yapıldığı önemli merkez başkent olmasına rağmen. FP lideri Recai Kutan dün “siyaset okulu”nda hem ders verdi, hem soruları cevaplandırdı. Keşke günümüz gelişmelerine üniversitelerimiz haber yanıyla değil, akademik yanıyla yaklaşsa da kalıcı şeyler ortaya çıksa. Siyasette kirlenmeden tutun, Dr. Cem Kozlu’nun tespitiyle “siyasi partilerimiz çağın gerisinde” ise neden, araştırılsa doğru, değil mi bilim ışığında aydınlansa. Bugün parlamento tatilini tamamlayarak çalışmalarına başlıyor. Gerçi hâlâ seçim bölgesinden dönmeyen, dönemeyen parlamenter var ama TBMM açık. FP ve MHP gündemde olmasını sürdürüyor. Fazilet açılan kapatılma davasından tutun, 14 Mayıs’ta gerçekleştireceği büyük kongre’sine kadar sıcaklığını koruyacak. Hiç konuşmayan, Fazilet çizgisinin duayeni Oğuzhan Asiltürk bile TGRT’de Metin Özer’in konuğu olarak suskunluğunu bozdu. Asıltürk FP Genel Başkan adaylarını acelecilikle, deneyimsizlikle, herşeyi her yerde konuşmakla belirledi. Ancak incitici, kırıcı şeyler söylemedi. Bu söylem, FP’de hiçbir şeyi değiştirmedi. Tek net aday Bülent Arınç “Buralara birilerinin fısıldamasıyla gelmedim. Seçimlerde herkesin hedef belirlemesi, hedefi tutturamayanların kenara çekilmesi gerekli” dedi. Abdullah Gül daha az konuşuyor. Sorunların çözümlenmesi gerektiği görüşünde. Cemil Çiçek’in tespitlerine ve eleştirilerine mevcut yönetim de karşı çıkamıyor, fakat eleştirilerden rahatsız olduğu da bir gerçek. Ali Coşkun’un söylemlerinde de örtüşen çok fazla husus var. Genelde de halihazır FP yönetiminin başarılı olmadığı konusunda görüş birliği bulunuyor. Açıklananların arkasında durulmadığı, sürekli kulvar değiştirildiği, güvenirlik ve inanırlığın zedelendiği konusu dikkat çekiyor. Son kamuoyu araştırmaları da öteki partiler gibi FP’yi rahatsız etmedi değil. MHP yönetimi de az konuşan, fazla vitrinde olmayan bir çizgide. Ancak eleştirilerde ipin ucu kaybolunca, ölçü terkedilince yazılı cevap geleneği sürdürüldü. Bir kitapçık yayınlandı 9-10 Eylül 2000’de gerçekleşecek ve ilk defa 19 Mayıs Stadyumu’ndaki büyük kongre öncesinde, MHP yönetimi istikrara ve uzlaşmayı öne çıkardı hükümette. Parlamento ile de uyum içinde olduğunu savunuyor. Ancak “Gelişmeler, Eleştiriler, Gerçekler” kitapçığı öyle değil. Önce MHP karşıtı; sağda ve solda olan zihniyetin anatomisi yapılıyor, ön yargılı ve sığ bakışla sorunların çözümlenemeyeceği anlatılıyor. Ülkenin, hükümetin, siyasetin geleceği açısından “uzlaşma ve atılım” üzerinde duruluyor, MHP’nin rolünün ne kadar önemli olduğunun altı çiziliyor. Keşke böyle bir girişim yapılsaydı, ancak sümen altında kalsaydı. Koalisyon hükümetinin aldığı kararların neticesi beklenseydi. İstanbul Milletvekili Esat Öz ve arkadaşlarının hazırlığı savunma kitapçığının muhtevası kamuoyunu oluşturan ve mutlaka bilgi sahibi olması icabedenler için brifing şeklinde aktarılsaydı. Rahmetli Özal bunu sağdan ve soldan bir aydınlar halkası içinde gerçekleştirirdi. Sorumluluk anlayışına güvendiği yazar, akademisyen, düşünür ve sanatçılara bilmesi icabeden “mahrem bilgiler” bile verirdi. MHP biraz acele etti. Adeta koalisyonun bütün yükünü sırtladı. Oysa Türkiye’de bir aydın platformu oluşturabilecek çok sayıda isim var MHP’de. Şevkat Çetin, Şevket Bülent Yahnici, Oktay Vural, Ömer İzgi hemen akla gelen. ANAP’a gelince sessiz ama derinden değil. O da farkında konumunun. Vatandaş nezdindeki hatırının. Tecrübeleriyle sütre gerisinde bir şeyler yapar gibi görünüyor. Derin ANAP’ta sessizlik cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra bozulacak gibi. Bazıları Mehmet Ali İrtemçelik’i genel başkanlığa hazırlama planlarını fısıldasalar da, onca “Türk Büyüğü” de heyecanla Mayıs’ın geçmesini bekliyor. DYP rahat ama etkisiz. Toparlanmaya çalışıyor. Batman eski Valisi’nin terörle mücadele çerçevesinde silah alımı gelişmesinin arkasında durması DYP ve Tansu Çiller’e puan kazandırdı. Konjonktüre göre bir plânlama mı yapıyor DYP, yoksa genel stratejisini mi uyguluyor, her geçen gün belli olacak sinyaller vermeye başladı. Başkentte sorunlar sıcak, ancak siyaset henüz ısınmadı, tatilde.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT